Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Kıbrıslı Ağalar

Yunanlılar, Osmanlıya karşı bağımsızlık için isyana kalkışınca, Babıali’nin aldığı önlemlerden Kıbrıs da nasibini alacaktı…

Fetih dönemi çoktan geride kalmıştı.

Yüzyıllar içerisinde papazların Babıali ile ilişkileri iyileşmişti ki, bahsettiğimiz dönemlerde, ki 1800’lü yılların ilk çeyreği içinde, Lefkoşa’daki Başpiskoposun yetkileri Osmanlı yöneticisinin yetkilerinden az değildi.

Başpapaz yıllık vergileri düzenliyor ve Hıristiyan ahaliyi vergiden kırıp geçiriyordu.

Haliyle Rum ahalinin gidişattan pek memnun olduğu söylenemezdi…

Bu durumdan en çok içerlenenler Kıbrıslı Türk Ağalardı.

Kendileri ağaydılar, efendiydiler ama düştükleri bu durumdan pek hoşnut değillerdi çünkü Babıali bu papazları el üstünde tutuyordu.

Bazı kaynaklara göre papazların kudreti III. Selim ve IV. Mustafa dönemlerinde üst noktaya ulaşmıştı.

Kıbrıslı Müslüman ağaların acısı buydu ve zaman kolluyorlardı…

Talih yüzlerine gülecekti!

Yunanlıların bağımsızlık istekleri arşa çıktığında,

Kıbrıs’taki Vali Küçük Mehmet’e bu isyana katılanları öldürme yetkisi verilmişti…

Oldukça gaddar olarak bilinen Vali Küçük Mehmet yine de temkinli davranıyordu.

Bütün korkusu top yekun bir isyanın çıkmamasıydı.

Bunun için bizim yerli Ağaları toplar.

Onlara durumu bildirir ve Babıali’den aldığı yetkileri anlatır.

Gün doğmuştu ağalara, bekledikleri zamanın geldiğini düşünerek,

Valiye durmadan “gaz” verirler, papazların ve bu işe karışanların yok edilmesi için dil dökerler.

Denildiğine göre, zaten Vali de bir şey olursa suçu bunlara atmak niyetindeydi…

İşte bu ağalar,

Dediğimiz gibi mal mülk peşindeydiler.

Papazlar öldürülürse onların mallarına mülklerine el koyacak olan onlar olacaktı; hesapları kitapları buydu.

Peki, gerçekten de Kıbrıs’taki Hıristiyan Rum ahali bir kalkışma içinde miydi ya da bu meseleye destek veriyorlar mıydı?

Bazı yazarlar bu konuya değinmeseler de, bazıları kimi Greklerin denizden gelerek adada bildiri dağıtılmasını sağladıklarını not ederler…

Olay bilinir.

Öyle bir olay ki iş tam bir katliama dönüşür ve neredeyse günümüze kadar dilden dile bu hikaye anlatılır durur.

Bazan bunu zevkle anlatanlar da vardır!

Hani bu olaydan ötürü epey Rum’un Müslüman olduğu söylenir hep.

Bunun da doğruluk payının olduğu anlaşılıyor.

Kimi kaynaklara göre 36 kişi Müslümanlığı kabul ederek katliamdan kurtulmuştu.

Katliamdan geçenlerin sayısı da katliamın süresi de kabarık olmuştu.

30 gün boyunca sürmüş katliamlar.

Yüzlerce kişi hapse atılmış, daha sonra ölüm fermanları çıkmıştı.

Başpiskopos Kipriyanu ise bugünkü Sarayönü’nde bulunan Vali Konağında asılmış, diğer papazların kelleleri kesilerek günlerce teşhir edilmişti…

Diyeceğimiz,

Tarihi eşelemekten çok,

Muhterem ahalimizin köklerinde mal mülk düşkünlüğünün ne denli önemli yer tuttuğudur!