Şimdi bir de IŞİD çıktı.
Kelle keser,
Kestiği kellelerle futbol oynar!
…
Tayyaresi yok bir şeyi yok!
Ama yürüyor.
Top oynaya oynaya!
Çevresinde dev ülkeler.
O yürüyor.
Kelle keserek…
…
Dünyanın gözü Obama’da.
Konuştu:
“Olmaz” dedi, “Biz karada yoğuz…”
Olamaz zaten.
Çünkü Amerikan futbolu yerden değil, havadan oynanır!
Ters iş…
İşte, bir savaş gemisi ile denize açılıyormuş.
Büyük ihtimal havadan oynayacak.
Biri yerden alıyor kelleyi, diğeri havadan!
…
Zaten zamanında Irak’a bir girdiler, bir çıktılar.
Sonuç ortada…
…
Biz seviniriz tabii.
Vakta ki Kıbrıs meselesinde ABD devreye girer,
Hah deriz, şimdi olacak!
Bunlar İskender kadar güçlü.
Öyle inanırız!..
…
Bir yere girdiler de nerede birlik falan oldu?
Bahar devrimi yaşayan Araplara mı barış geldi, Suriye’ye mi?
Yaseminler kokuyor mu oralarda?
…
Girip çıktıkları yerler tar-ü mar.
Arap, bölüne bölüne paramparça durumda.
…
Biz iyiyiz.
Şimdilik iki parçaya bölündük!
…
Bakın,
Zamanında Vietnam defol dedi, kafa tuttuğu için ülkesini birleştirebildi.
Kafayı verirsen, durum ortada!
İki parçalı Kıbrıs olsun diye ne Amerikan planları yapılmıştı hatırla…
…
Bütün mesele Kıbrıs düğümünü kim çözecek.
Düğüm, Gordion düğümü gibi.
Çözmeye çalışan neredeyse lanetleniyor…
…
Bu olayın hikayesi şöyle:
“Yeni bir lider arayışında olan Friglere bir kahin tarafından, şehre öküz arabası ile giren ilk adamı kral ilan etmeleri söylenir. Bu kişi kağnısıyla kente giren yoksul bir köylü, Midas’ın babası, Gordios olur. Gordios, kral ilan edildikten sonra öküz arabasını Frig tanrısı Sabazios (Yunanlılar Zeus olarak adlandırır) için tapınağa adar. Araba kızılcık dallarından bir düğümle tapınağa bağlanmıştır ve bu düğümü çözecek kişinin Asya’nın hakimi olacağı söylentisi ile ünlenir.
Büyük İskender, Gordion’a geldiğinde (M.Ö. 334) düğümü çözmeye çalışır ama başaramaz. Sabrı tükenince öfkeyle kılıcını çekip düğümü keser. İskender, gerçekten de Pers İmparatorluğu’nun fatihi ve Asya’nın hakimi olma yolundadır. Ancak 33 yaşında ateşli bir hastalıktan zamansızca ölümü bilgelerce İskender’in Gordion düğümünü çözmek yerine sabırsızca davranmasının cezası olarak yorumlanır.”
…
Günümüzün İskenderleri sütten dilleri yandı, yoğurdu üfleyerek yiyorlar.
Düğümü çözerlerse lanetlenecekler!
Ne kesiyorlar, ne çözüyorlar!
Böyle iyi!
İki parçalı!
Ara bölgede etkinlikler olsun, biz onlara ekmek kadayıfı götürelim, onlar zivaniya getirsin!
Arada bir de çiftetelli…
…
Kıbrıs’a Vietnamlı nüfus mu taşısak?!
Hiç yoktan “Defol” diye yazmasını öğreniriz!
































