Bir zamanlar,
Gazeteci yazar Hikmet Afif Mapolar, Ankara’daki Ajanstürk Genel Müdürü, aynı zamanda şair ve yazar Necdet Evliyagil ile Adnan Menderes’i ziyaret eder.
EOKA olayları başlamış,
Memleket allem kalem,
Kıbrıslı Türklere liderlik edenler ise birbirilerine düşmüş vaziyetteydiler.
Ne olacaktı bu cemaatin hali?
***
Neticede ziyaret gerçekleşir.
Menderes Kıbrıs’tan gelen ziyaretçisine şunları söyler:
“Kıbrıs ne ki? Benim bir vilayetimden daha küçük.
Kıbrıs Türkü ne ki?
Benim bir vilayetimin insanlarından daha az.
Kıbrıs Türkü üzülmesin, gerekirse her Türk kardeşimize ayrı ayrı maaş bağlarım.
Çok şükür devletimiz güçlüdür.
Buna yeter ve artar bile.” (Ahmet An, Kıbrıslı Türklerin Siyasal Tarihi, s 516-517)
***
Eskiden de böyleydi.
Kıbrıs Türkü nedir?
***
Gerçekten de gün gelecek,
Kıbrıs Türkünün iradesinden çok,
Bu insanların nüfusuna bakılacak,
Kıbrıs Türkü nedir denecek,
Herkese memuriyet bahşedilip,
Hesap temizlenecekti…
***
Çünkü hesap başkaydı…
***
Şimdilerde,
“Bizde ne varsa sizde de o olacak” denmesinin altında yatan anlayış da bundan uzak değildir…
***
Önemli olan adanın stratejik önemiydi.
Bu stratejik önem sadece Türkiye’nin masasında değil,
Başta Anglo-Amerikan çevrelerinin masasındaydı,
Ve coğrafya bu stratejinin önemine göre şekillenecekti.
Aslında Anglo-Amerikan çevreleri için Türkiye, stratejinin hedeflerini gerçekleştirecek aktörlerden biriydi.
Yunanistan da öyle.
Ve birçok konuda hepsi aynı fikirdeydi…
***
Kıbrıs’ta tüm olup bitenler büyük bir göz tarafından izleniyor ve kayda geçiriliyordu.
1971 yılında Amerika’nın Lefkoşa Büyükelçisi Maslahatgüzarı Kıbrıs’la ilgili bir rapor hazırlar.
Raporda ilginç saptamalar var.
Adanın ikiye ayrılması,
Ya da Çifte Enosis fikri giderek akıllara yatıyordu.
Sadece bunun için daha fazla iç kargaşaya,
Daha fazla kan dökülmesine ihtiyaç vardı.
Çünkü aslında Kıbrıs Türkü nedir?
Ve bu çerçevede Kıbrıs Rum’u ne idi?
***
Raporda şu not düşündürücü:
“Kıbrıs konusunda ‘Bozkurt’ (TMT Şefi) ile General Haralambompulos arasında bir kırmızı hat olduğunun farkındayız. Örneğin General Lesli bize bu gergin durumlarda, (TMT’den) Türk mücahitlerin liderliği ile söyleşilerinde kullandığı (…) ifadelerin, bir iki saat sonra Haralambompulos tarafından tekrarlandığına dikkat ettiğini söylüyor.” (Makarios Druşotis, Kıbrıs 1970-1974, s 121.)
***
Kıbrıs Türkü ne ki?
































