En Üst

23 Kasım 2017

Kıbrıs sorununda “özne” olabilmek

Haber İçi Üst
Haber Yazı İçi


Hükümet Kıbrıs sorunu noktasında ne kadar aktif?
Buna iyi bakmak gerekiyor.
Önce Ankara… Sonra ABD…
Ardından da Burgenstoc…
Bu süreçlerin sürükleyicisi CTP ve kısmen DP olmuştu…
Dönemin Cumhurbaşkanı Rauf R. Denktaş’a rağmen. O süreci takip etme şansını yakalayan gazetecilerden biri olarak, “isterse hükümetlerin Kıbrıs sorununda sürükleyici” olabileceklerini görüyorum.
Kıbrıs Türkü, şu anda Kıbrıs sorununda “özne” değildir.
Özne olma şansı vardır.
Bu şansı yaratacak olan nokta da CTP-DP hükümetinin performansıdır.
Dışişleri Bakanı Özdil Nami, “sürükleyici” olabilmek adına, ciddi girişimler içerisinde. Bunu görmek ve gözlemlemek mümkün.
Ama liderler için aynı düşüncede değilim.
CTP lideri Özkan Yorgancıoğlu, partisinin “sığ” tartışmaları içerisinde kaybolup gitmektedir.
Serdar Denktaş’ın ise “Ercan Devlet Havaalanı”ndan başka gailesi yok gibi.
Tüm açıklamaları Ercan ile başlıyor, Ercan ile bitiyor.
Kıbrıs sorunu ile ilgili yük, hükümet adına Dışişleri Bakanı Özdil Nami’ye havale edilmişse…
Başbakan ve Başbakan Yardımcısı konuya “Fransız” kalacaksa…
İşimiz zor…
Özne olmamız da zor.
Kıbrıs sorunu çok ciddi bir sürece doğru ilerliyor. Hükümet yanında, Meclis’in de aktif olması gereken bir sürece giriyoruz.
Yok eğer, tablo böyle devam edecekse… 
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ve “çözüme” inanmayan ekibi süreci sürükleyecekse…
Bırakın “özne” olmayı…
Bir sabah kalktığımızda, “Hadi, Beşparmak Dağları eteklerine” derlerse hiç şaşırmayacağım…
Toplum günlük tartışmaları bırakıp Kıbrıs sorununa “zerre kadar” ilgi göstermiyor.
Meclis de öyle…
Hükümet de öyle…
Sivil toplum örgütleri de öyle…
Vay bu toplumun haline…

/////////////////////////

Hiç unutmadım

Aygün’ün KKTC vatandaşlığı
Annan Planı’nın en ateşli günleriydi.
Kıbrıslı Türkler;
“Dünya vatandaşı” olma adına,
Daha fazla demokrasi,
Daha fazla özgürlük adına…
Belirsizlikten kurtulma adına…
Belki de tarihinde hiç olmadığı kadar “kader birliği “yapmaktaydı.
Durum neydi?
Uluslararası çözüm planına “evet” demek için on binler meydanlardaydı…
Köylerde barış ateşleri yanmaktaydı…
Tutuklamalar…
Meclis önünde coplanmalar…
“İnadına barış, inşadına evet” diyenler…
“Yes be Annem” diyenler o günlerde hakaret üstüne hakaret yiyordu…
“Sinek” deniyordu meydandakilere…
“Bir avuç Rum sempatizanı…”
Bir de Türkiye’den buraya müdahale edenler vardı… Özellikle belli isimlerdi bunlar…
Bu isimlerden biri de Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün’dü. KKTC’de toplantılar düzenliyor, Ankara’da ATO merkezini “Hayır” kampanyası için kullandırıyordu.
Hatırladınız değil mi?
KKTC’de düzenlenen bir toplantıda övüne övüne…
Böbürlene böbürlene ne demişti?
“Yarım saatte vatandaş oldum…”
Gafil muhbir Aygün’ün vatandaşlığı 2007 yılında iptal edildi.
241034 numaralı kimliğin sahibi Aygün’ün adresi de manidardı: “Selçuklu Sokak. Bakanlıklar Yolu. Gelibolu/LEFKOŞA…”
Başbakanlığa yakın…
O kadar yakındı ki, neredeyse o dönemde vatandaşlık verilen onlarca kişinin adresi buydu.
Evin sahibi de Dr. Derviş Eroğlu’nun kara kutusu müsteşar Mustafa Tokay…
Aygün’ün vatandaşlığı iptal edildi.
Ama ben ve benim gibi binlerce insan…
Kıbrıs Türkü’ne “hakaret eder” gibi verilen bu vatandaşlığı ve bu kimliğin resmini hiç unutmadık…

/////////////////////////////////
Twitledim  @husekmekci
CTP halen daha rapor nasıl sızdı derdinde. Oysa dert daha büyük. Sevgisizlik partiyi yerle bir ediyor, kin büyüyor. Önce sevgi tesis edilmeli

///////////////////////
Twitledi     @gokceulas
Ekonomik durumu iyi olanlarla, hayattan bir şey beklemeyenlerin hobisi: SİYASETLE ALAY ETMEK.

////////////

Her zaman dinlerim

Ahmet Kaya- Kafama Sıkar Giderim

1990’lı yıllar… Orta-lise dönemimiz… Arabeskin, yerini protest müziğe bıraktığı yıllar. Demokrasi bilincimizin geliştiği yıllar. Bu yıllarda Ahmet Kaya dinlenmez mi? Belki de Ahmet Kaya’nın en iyi albümüydü… “Dosta Düşmana Karşı…” 1 numaralı şarkı da buydu… Kafama Sıkar Giderim…
Her zaman dinlerim, ilk kez dinlemiş gibi keyif alırım…

////////////////////

Önermezsam Çatlarım
Ülkede en fazla ihtiyaç duyduğumuz şey “adalet”… Bir türlü kavrayamadık. Bu ülkeyi yönetenlerin bu topluma yapacakları en önemli iyilik “adalet” dediğimiz kavramı başta kamu olmak üzere hayatın her alanına yaymaktır. Adaleti bu ülkede yeniden tesis etmemiz kaçınılmazdır.

///////////////

Bir kenara not edin
Havadis Gazetesi’nde hafta içi yayımlanan röportajında Altınbaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Vakkas Altınbaş üç ciddi bir öneride bulundu. Gençler içindi bu öneri. Bir kenara not etmekte fayda var:
• Bir; temiz giyinip temiz konuşması lazım.
• İki; ahde vefalı olması gerekir bir insanın. Bir işe başlarken ilk size aracılık edenlerin unutulmaması lazım.
• Üç; mutlaka her insanın az yemek yiyip spor yapması lazım.

Ezberimde
Ağlasam Sesimi Duyar Mısınız Mısralarımda
Ağlasam sesimi duyar mısınız mısralarımda
Dokunabilir misiniz gözyaşlarıma ellerinizle
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerin ise kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var biliyorum her şeyi söylemek mümkün
Epeyce yaklaşmışım,
Duyuyorum ama
Anlatamıyorum.

Orhan veli

Bu resmi hiç unutmam


Yıl 1992. Gazetecilikte ilk yıllarım. Kıbrıs Türk Spor Yazarları Derneği’nin yıllarca düzenlediği, son iki yıldır ise “ucubeye” çevirdiği Basın Turnuvası. Yenicami Halı Sahası’nda oynanan turnuvayı kazanmıştık. İlerleyen yaşına rağmen Erbay Gönelli, nam-ı diğer Erbay Kaptan, attığı gollerle hepimizi mest etmiş, kupaya uzanmamızı sağlamıştı. Bu tabloyu da, bu tabloyu ölümsüzleştiren bu fotoğrafı da hiç unutmadım.Kıbrıs sorununda “özne” olabilmek

 

Yazar Hakkında

Haber İçi Alt
canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis danışman canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis kritik, bahis