En Üst

22 Eylül 2017

Dinde zorlama var mı?

Haber İçi Üst
Haber Yazı İçi

 

Kıbrıs (Güney Kıbrıs) 2004’te Avrupa Birliği’ne kabul edildikten sonra birçok konuda AB normları veya o kurumun genel anlayışlarını yerine getirme konusunda sürekli adımlar atıyor veya atmak zorunda kalıyor. Güney Kıbrıs Eğitim Bakanlığı son günlerde okullara gönderdiği bir genelge ile ortaöğretim kurumlarında din dersinden muaf olma şartlarını yerine getiren öğrencilerin, istemeleri durumunda din dersleri sırasında sınıftan ayrılabileceklerini duyurdu. AB ülkelerinin önemli bir kısmında din eğitimi ve öğretimi zorunlu gibi görünse de Güney Kıbrıs’ta yapılan değişikliğe benzer uygulamalar genel olarak çoğunluktadır. Yani isteyen öğrenci din dersine girmeyebilir. Din eğitimi ve öğretimi ile ilgili olarak Avrupa Birliği’nde bilinenin aksine din eğitimi konusunda ortak bir mevzuat yoktur. AB bu konuyu ülkelerin iç hukukuna bırakmıştır. Bu konuyla ilgili yorumlamalar daha çok Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi dikkate alınarak yapılıyor.
AB ülkelerindeki örneklere bakacak olursak, Fransa’da din dersi yoktur, onun yerine “Ahlak ve Yurttaşlık Bilgisi” dersi vardır. Bu derste tüm dinlerle ilgili bilgiler verilmektedir. Almanya ve İngiltere’de din dersleri zorunludur ancak aileler çocuklarının din dersine girmesini engelleme hakkına sahiptir. Yani din dersine girmek istemeyen girmez. İtalya’da 1984 yılında yapılan değişiklikle din eğitimi zorunlu olmaktan çıkarılmıştır. Buna rağmen öğrencilerin %90’ı din eğitimi almayı tercih etmektedir. Avrupa’daki bazı ülkelerde de din dersi ile ahlak dersi arasında çocukların tercih yapması istenir. Yani ikisinden biri seçilir. Avusturya ve Belçika’da durum bu şekildedir. Hollanda’da din dersleri seçmelidir. Din dersleri daha çok dini topluluklara bırakılmıştır.
Genel olarak AB ülkelerindeki din eğitimi anlayışı daha çok “dini özgürlükler” ve “hak” açısından ele alınmaktadır. Bu da “isteyen din eğitimini alabilir, istemeyen almaz” anlayışı gelişmiştir.
******
KKTC’de ise durum daha karmaşık. Son birkaç yıldır din eğitimi konusu gerek İlahiyat Koleji tartışmaları, gerekse Kur’an kursları ile gündemden düşmüyor. Bu konuda hükümete yeni gelen CTP-DP hükümetinin programına baktığımız zaman UBP’nin bıraktığı yerden devam ettikleri görülüyor. Yani din eğitimi bizde de zorunlu. Burada ilginç olan 2004-2009 arasında devam eden CTP’li hükümetlerde din eğitimi ortaöğretim kurumlarında zorunlu değildi. Gönüllülüğe dayalı seçmeli ders şeklindeydi. CTP açısından bu durum dikkat çekici olsa gerek. Öyle görünüyor ki önümüzdeki dönemde de din eğitimi konusu din konusundaki dayatmalar nedeniyle gündemde kalmaya devam edecek.
Avrupa Birliği ülkelerindeki farklı uygulamalara baktığımızda her ülke kendi koşullarına göre din eğitimi konusunda düzenleme yaptığı görülmektedir. Aslında bizde de yapılması gereken Kıbrıs Türk halkının dine bakış açısı, istençleri ve ihtiyaçlar doğrultusunda bir din eğitimi hayata geçirilmesidir. Tabii ki temel insan hakları da göz ardı edilmeden bu yapılmalıdır. “Dinde zorlama yoktur” anlayışı unutulmadan din eğitimi almak isteyenlere bu hak verilmelidir. Ancak bu her din ve mezhep için geçerli olmalıdır. Aynı şekilde din eğitim almak istemeyenlere de zorla din eğitimi verilmemelidir. Dolayısı ile bu konuda her iki tarafın da memnun olacağı bir “din eğitimi” modeli geliştirilebilir. Bunun örnekleri Türkiye’nin kapısında beklediği, Kıbrıs’ın yarısının girdiği AB içerisinde mevcuttur.

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis danışman