Kamu Hizmeti Komisyonu, kendisinden bekleneni yazdı.
Dönemin Başbakanı İrsen Küçük’ün imzasının sahtelenmesi olayına adı karışan eski Sınav Müdürü Emir Emirkanı’nın, “öğretmenlikten atılacak” bir suç işlemediğine karar verildi.
Öğretmenler Yasası…
Madde 85…
(5) d fıkrası ne diyor:
(d) Rüşvet, hırsızlık, sahtekarlık, dolandırıcılık, görevi kötüye kullanma gibi öğretmenlikle bağdaşmayan yüz kızartıcı bir suç işlemek ve hukukun yüz kızartıcı suç saydığı diğer suçlardan birini işlediği mahkemece saptanmış olmak;
Emir Emirkanı, bu maddeden yırttı…
Nasıl?
Çünkü suçu, Mustafa Tokay üstlendi.
Tokay, dört aylık hapis sürecinin ardından dışarıya çıktı.
Müsteşarlıktan emekli olduğu yaklaşık 9 bin TL’lik emekli maaşını bir tamam alıyor.
Olan Emir Emirkanı’ya oldu.
2 ay maaş alamadı…
4 ay hapis yattı…
10 ay daha meslekten uzaklaştırma cezası aldığı için…
Toplamda 16 ay ceza çekecek…
Tokay’ın “vicdanı” sızladı
Kamu Hizmeti Komisyonu, disiplin cezası için toplandı.
Öğretmenler Yasası’nın ilgili maddesi göz ardı edildi.
Mustafa Tokay’ın, el yazısı ile yazdığı ve komisyona gönderdiği, “Emir Emirkanı’yı ben zorladım da imzayı sahteledi. Ben kendime siyasi kar amaçlı olarak bu olayı tasarladım” içerikli yazıda, “vicdanını” rahatlattı.
Ta başından, Emirkanı’nın Tokay ve Tokay’ın ardındaki güçler tarafından kullanıldığı bir gerçek…
Zaten, Emirkanı’ya bu yazıyı eli ile verdiği ve “Vicdanım yaşadıkların nedeniyle rahat değil” dediği de benim için artık sır değil.
Buradan yola çıkan Kamu Hizmeti Komisyonu da “Emirkanı zaten bu sürede yeteri kadar ceza çekti” diyerek, suçlandığı üç maddeden, toplam 10 ay “meslekten uzaklaştırma” cezası verdi.
KHK, bir de şaka yaptı
Kamu Hizmeti Komisyonu’nun maksatlı ve Emirkanı’yı “meslekten men” etmemek için toplandığının bir başka göstergesi daha var.
O da verdiği bir başka ceza…
Emirkanı’nın “2 yıl kademe ilerlemesi” durduruldu.
Yahu şaka mısınız?
Sayın Kamil Kayral, bu nasıl bir karar?
Öğretmenlik mesleğinin en üst bareminde olan ve başka da barem ilerlemesi alması mümkün olmayan bir adama, “2 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması” diye karar alınabilir mi?
Alınabilir.
“Yahu biz bu adamı nasıl meslekte tutarız” diye masaya oturursanız olur.
Aldığınız talimat, “yahu biz bu çocuğu çok hırpaladık. Vicdanımız rahat değil. Aha Mustafa Tokay da suçu üstlendi, idare edin” şeklindeyse…
Böyle bir karar alırsınız…
KHK ne biliyor?
Sürecin enteresanlığına bakar mısınız?
Kamu Hizmeti Komisyonu, mahkemenin “yüz kızartıcı suç” gördüğünü, “normal” karşıladı…
Kamu Hizmeti Komisyonu mahkemenin “sahtecilik” gördüğünü, normal gördü…
Kamu Hizmeti Komisyonu mahkemenin “görevi kötüye kullanmak” gördüğünü, normal gördü…
Mustafa Tokay da “Ben Emirkanı’yı kullandım, kendime siyasi çıkar sağlamak için bu imzayı sahteleten de metni yazan da benim” deyince…
Tamam…
Madde 85 5 (d) out…
Uyduruk başka bir madde in…
Mustafa Tokay, mahkemede kabul etmediğini, Kamu Hizmeti Komisyonu disiplin soruşturması aşamasında kabul ediyor.
Kusura bakmayın Sayın Kamil Kayral ama…
Siz de kocaman bir tezgahın parçasısınız…
Mustafa Tokay, “kendisine siyasi çıkar” sağlayacak, öyle mi?
Siz buna inandınız, biz de mi inanalım?
Ne siyasi çıkarı olacaktı Mustafa Tokay’ın?
Siz esas Mustafa Tokay’ın arkasındaki organizasyona bakın…
Kayral o organizasyona bakamaz…
O organizasyonun bir parçası olur ancak.
Bu kararla da, Emir Emirkanı’ya olan “vicdan borcu” ödenmiş oldu.
Mahkemenin bilemediğini, KHK bildi.
Kayral ve ekibi bildi…
Bir olay da böylelikle kapandı…
Kendi adıma, “Emir Emirkanı” dosyasını da kapatıyorum…
Bundan sonrası kamu vicdanının işi…
Buzdağının görünen yüzleri Tokay ve Emirkanı…
Yukarıyı kordular, birbirlerini de korudular…
4 ay hapis yatarak adalete hesap verdiler.
Tokay da “raporu” ile Emirkanı’yı KHK karşısında korudu…
Bir olay da bu şekilde kapandı…
Kamu vicdanı rahat mı?
Kamu Hizmeti Komisyonu bir kez daha, “ne kadar bağımsız” olduğunu gösterdi.
Hükümetin bu kararla gönlü rahat mı?
KTÖS rahatladı mı?
Öğretmen camiası ne yapacak?
İzleyeceğiz…
































