Köşe Yazarları

KGS kapitalizme hizmet eder…

Önceleri üç basamaklı olan Kolej Giriş Sınavı (KGS), önümüzdeki yıl iki basamaklı oluyor. Mayıs ayında yapılan KGS 2. Basamak sınavı kaldırıldı. Şimdi iki basamağa düşen KGS’nin ağırlığı ne olacak? Sınavların içerikleri ne olacak henüz belli değil. Belli olan iki basamaklı olacağı. Hatta akademik takvimde de iki sınavın tarhileri yer alacakmış.

Bir ülkenin eğitim sisteminde Kolej Giriş Sınavı, Fen Liselerine Giriş Sınavı, üniversitelere giriş sınavları varsa, öğrencileri seçme ve eleme var demektir. Öğrencilerin birbirleriyle yarıştırılması demektir. Yarıştırılıp hangisinin daha çok bilgiye sahip olduğu belirlenip, sen buyur bu okula gir denir. Geriye kalanlara ise sen dur bakalım; bu okula giremezsin, kapasiten yetersiz denir. Peki ama neden? Çünkü sana sorulan soruları bilemedin bu yüzden sen bu okula giremezsin.

Sorulan sorular da soru olsa; porblem çözme, eleştirel düşünce, yaratıcılık gerektiren soru yok. Ali Cengiz oyunlarının gizlendiği ve ezber becerisini yoklayan sorular. Ezberleyen öğrenci seçilir. O nedenle 43 yıldır buralarda ezberciler cirit atıyor. Ülkeyi ise her açıdan kokuşmuşluk ve çürümüşlük sınırına getirdiler. Halbuki yaratıcı, eleştirisel ve problem çözme becerisi yüksek olanlar seçilseydi durum çok farklı olacaktı; ancak bu tür bireyler ‘istenmeyendir’ buralarda.

Neyse, sen bu okula giremezsin; çünkü devletin maddi imkanı yok, herkese bu kalitede eğitim veremiyor, o yüzden belli sayıdaki öğrenciler bu okula girebilir. O nedenle öğrenciler yarıştırılır, iyi! olanlar seçilir, iyi olmayanlar da daha düşük kalitedeki okullara gider.

Bu yöntemle ortaokula, liseye  ve üniversiteye girerken daha kalitesiz okullara gidenler daha düşük ücretlerin verildiği mesleklere sahip olurlar. Seçme ve eleme sisteminde her zaman seçilenlerse!  daha kaliteli okullara gittikleri için daha yüksek maaşlı ve dolayısıyla prestijli mesleklere sahip olurlar. Tam bir kapitalist okul ve eğitim sistemi kuralı.

Seçme ve elemeye dayanan eğitim sistemi olan toplumlardaki durum budur. Peki bu sistemde olan kime oluyor? Olan yoksula ve olanaksızlıklara sahip olan ailelere ve onların çocuklarına oluyor. Halbuki sosyal devlet anlayışına sahip ülkelerde, eğitimin bir işlevi de olanaksızlıklar içinde olan ailelerin çocuklarına, yukarıya doğru dikey hareketlilik yaratmaktır.

Yoksulluk ve olanaksızlıklardan gelen çocukların seçme ve eleme sistemlerinde yarışı kazanma oranları çok düşüktür. Genetik olarak yüksek öğrenme becerisine sahip, çok küçük bir yüzdeyi oluşturan yoksulluk ve olanaksızlıklar yaşayan çocuklar, belki bu yarışta başarılı olabilirler: ancak ne yazık ki büyük bir oran için başarı mümkün değil.

Vatandaş olarak bunu bilmek lazım. Vatandaşların, siyasetçilerin çocuklarına uygun görmedikleri bu sistemi, kendi çocuklarına dayatmasına müsade etmemeleri lazım. Şunu bilmek lazım; seçme ve eleme varsa sizlerin çocuklarını dışlamak için bu sistem vardır.

Efendim KGS, 3 sınavdan 2 sınava düşürülmüş. Öğrencilerin üzerinde büyük yük varmış. Peki o yük şimdi kalktı mı? Yoksulluk ve olanaksızlıklarla boğuşan ailelerin çocukları da zenginlerle aynı okula mı kayıt olacak? Lefkoşa Türk Marif Kolejini onlar da mı kazanacak? Ya da onlara da aynı kalitede öğretim fırsatı yaratılıp İngiltere, İskoçya ya da ABD’deki üniversitlerin burslarını kazanacakları öğretim imkanları mı sağlanacak?

Gerçekten vatandaş olarak uyanmanın zamanı geldi. Biliniz ki garibanların bu toplumda var olması, yüksek maaş ve prestijli meslekleri yakalaması, kurgulanan KKTC Sistemsiz Eğitimi ile mümkün değildir. Eğer seçme ve eleme sistemi varsa, bu sadece yoksulluk ve olanaksızlıklar yaşayan ailelerin çocukları içindir.

O çocuklar, zenginlerin çocukları gibi özel derslere, etütlere, dershanelere gidemezler. Gidemedikleri için de KGS, Fen Lisesi ve üniversite sınavlarında onları geçmeleri mümkün değildir; küçük bir yüzde hariç. Kapitalist eğitim sisteminin yarattığı, kapitaslitlerin çocukları için kurdukları eğitim sistemleri seçme ve eleme kuralı üzerine temellendirilmiştir.

Gerçekten demokratik ve sosyal devlet anlayışı varsa, yoksulluk ve olanaksızlıklar yaşayan çocukların da her türlü eğitim veren ve prestijli mesleklere ulaşabilecekleri,  bir eğitim sistemi yapılandırılır. Yoksa efendim işte ‘şu kadar sınav vardı da daha az sayıya indirdik’, ‘şu sınavı şöyle yaptık’, gibi kandırmacalar ancak gelişmemiş toplumlarda, insanları uyutmak için kullanılan argümanlardır; sakın kanmayınız.




İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı