Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Bu kez olur mu..?

Bu kez olacak gibi. Mont Pelerin dönüşü beklenen kötü senaryoların aksine iyi şeyler oluyor her iki tarafta. Özellikle Anastasiades’in adaya dönmesiyle birlikte geri gitmeyeceğini, zirveye katılmayacağı ihitmalini bile tartıştık. Ama beklentilerin aksine, attığı bazı adımlar, çözüm konusunda umutların daha da yükselmesine neden oldu…

Bana göre kritik eşik, Anastasiades’in Atina’da yapacağı görüşmelerdir. Eğer Atina’dan da çözüm konusunda destek alabilirse, sonuna kadar gidilecek…

Böylesi umutlu olmamın nedenlerinden birisi, Mont Pelerin sonrası, Anastasiades’in Ulusal Konseyi toplayıp konuyu oraya taşıyacağı beklentilerinin tam tersi oldu. Rum lider, İsviçre zirvesi sonrası Ulusal Konseyi toplamak yerine, parti temsilcileriyle teke tek görüşme yapıp onları bilgilendirmeye karar verdi. Bu adımın, özellikle de sağcı rum siyasiler tarafından tepki görmesi, Anastasiades’in süreci ileriye taşıma niyetinde olduğunun somut bir göstergesi olarak değerlendirildi…

Bir başka önemli gelişme ise Rum gençlerin, “Federal Kıbrıs” için yaptıkları yürüyüş oldu. Yürüyüşün tam da KKTC’nin kuruluş yıldönümünde olması ise oldukça ilginçti. Yıllardır 15 Kasım’da sağcısı, solcusu kınama ve protesto yürüyüşü yaparken, bu kez sadece sağcı ELAM’cıların cılız protesto yürüyüşü vardı. Bence bunun altı çizilmelidir. Onlar da artık, ayak sürümekle, çözümü engellemekle bir yere varılmayacağını anlamışlardır. Her iki tarafı da memnun edecek bir anlaşmaya engel olmaları halinde, sadece Türkler değil, kendileri de kaybeden olacaktır. En önemlisi, Türkiye kuzey komşuları olacaktır… Sanırım yavaş yavaş bunu idrak ediyorlar.

Başta da dedim, Rum tarafı için kırılma noktası Anastasiades’in Atina ziyaretinde alacağı mesajlar olacaktır. Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye bu işi bitirme konusunda şu ana kadar olumlu adımlar atmıştır. Top, artık Anastasiades’in kucağında. Ya vurup gol yapacak, ya da taca atıp, bu fırsatı da  kullanamayacak…

 

 


 

AYA NAPA’MIZ EKSİKTİ…

Gece kulüplerimiz, kumarhanelerimiz bol… Ama İbiza’ya dönebilmemiz için, bir Aya Napa’mız eksikti.

Müjedeler olsun… Turizm ve Çevre Bakanımız Fikri Ataoğlu, bu eksikliği gidermek için kolları sıvamış.

Benim bildiğim, turizm konusunda strateji içeren bir çok çalışma, master planı var. Üniversitelerin hazırladığı raporlar var… Bakanlığın elinde, taleplere göre istatistikler var.

Ve yine bildiğim kadarıyla, talebin en yüksek olduğu alan, ucuz ama temiz oteller ve özel ilgi turizmi…

Bir atılım yapılacaksa, bunlara bakılmalı.

Hiç bir çalışmada yer almayan, bu absürd çıkışı bakanın ağzından duyduğuma inanamadım. Kime sormuş, hangi uzman onay vermiş. Hangi stratejide, hangi planda varmış Aya Napa gibi bir yer? Üstelik Aya Napa’nın Akdeniz’in uyuşturucu merkezi olduğunu da mı duymamış? Bir de çıkmış, ‘gençlerimizin ihtiyacı var’ diyor…

Böyle bir yatırıma kalkışmak yerine, bir kaç eski eseri mamur etsek, tanıtımını yapsak daha çok turist getireceğiz.

Korkarım yine birileri bol keseden para kazansın diye devletin kaynakları heba edilecek.

Yeni arazi tahsisleri, teşvikler, muafiyetler, destekler…

Üstüne üstlük, devlet eliyle turizm imajımız bir o kadar yerle bir edilecek…

İşbilmezliğin geldiği noktaya bakar mısınız… Tüm bilgi birikimi, deneyim, hafıza bir kenara atılıyor.

Devlet kendilerine babadan kalma oyuncak sanki…


 

YERİN KULAĞI VAR

TAM ZAMANI:

Geçen gün de yazmıştım. Liderler, adada kalıcı bir çözüm için uğraş verirken, bizlerin de bu çabaya destek vermememiz, sokaklara çıkmamız gerektiğini. Kimi arkadaşlar böyle bir hareketin, “ters tepebileceği endişesini” dile getirdiler. Ama çözüm istiyorsak eğer, sokağın sesini yükseltmeliyiz bana göre. İşte   Çözüm ve Barış Platformu, zirvesi öncesinde Lefkoşa’da yürüyüş düzenliyor. Cuma günü dereboyunda “Tam Zamanı” sloganıyle gerçekleştirilecek yürüyüşe, bazı siyasi parti ve sivil toplum örgütünün de destek vereceği belirtildi…

 

BİLEN DE AÇIKLAYAN DA YOK:

Mantar gibi bir anda bitiveren Bird Airlines’la ilgili kuşku ve iddialar sürereken, işin doğrusunu açıklayan yok. Günlerdir gazetelerde yeni havayolu şirketiyle ilgili ciddi iddialar yer alıyor. Ama ne uçuş iznini veren bakanlık, ne de şirket yetkilileri bu iddialara bir açıklama yapma gereği duymuyorlar. Belli ki, verecek cevapları yok…

 

PARA BOL NASIL OLSA:

Bakanlar Kurulu, Hollanda ve Belçika’dan gelen turist sayısını arttırmak için, “Graphica Werbeagentur Gmbh” isimli şirkete 500 bin Euro ödüyormuş. Bunca masrafa değecek mi? Belçika ve Hollanda’dan gelecek turistler Aya Napa modeli çılgın bir eğlence yeri mi talep etmekteler? Bu icraatlar bir planın parçası mı? Bu paralar bir stratejiye göre mi ödeniyor? Birileri çıkıp, bu çılgınlığa dur demeli.

 

NEREYE KADAR:

Yıllardır, çiftçiye, hayvancıya, üreticiye verdiğimiz teşviklerle neler yapılmazdı hiç düşündünüz mü? Devlet hayvancının sütünü almak, çiftçinin kuraklık parasını ödemek zorunda. Yem, mazot desteğini de unutmamak lazım. İyi de bu ülkede sadece bu kesimler mi var? Okulların durumu içler acısı, hastaneler öyle… Yollar öyle, alt yapı öyle… Sanki tek sorunlu çiftçi ve hayvancıymış gibi gösterilmesi biraz ayıp oluyor…

 

HALA ANLAMIYORLAR:

Hükümet,  tehlikeli kavşak ve yol kesimlerinde kurulmak üzere 30 adet sabit görüntülü hız tespit kamerası alacak. Bu kameraların kazaları önlemediğini yıllardır gördük. Vatandaştan para yontmaktan öte işe yaramıyorlar. İnsanlar, kamera bölgelerinde yavaşlayıp sonra hız yapıyorlar. Yani kazaları önlemenin yolu kamera takmak değil, yollarımızı doğru dürüst yapsanız inanın kameralardan daha etkili olur…

 

ZAMAN DEĞİŞTİ:

Eskiden köy muhtarları okul isterlerdi ama artık zaman değişti. Akdoğan muhtarı da zamana ayak uydurarak, kiliseden bozma bir camide ibadet ettikleri söyleyerek köye cami yapılmasını istediklerini belirtmiş. Dedik ya, talepler farklılaştı. Şimdi, kimsenin geri çeviremeyeceğini bildikleri cami istiyorlar. Eskiden öncelik okul yapımı iken, şimdi bu tercih camiden yana kullanılıyor…

 


 

ZİRVEDEKİLER

Hüseyin Ekmekçi: “İlgili hava yolu ( Bird airlines)Türkiye’de her noktaya uçacak. İnterneti taradık haliyle…Böyle bir kayıt yok… Şirketin adı Bird Airweys…Dün bir site çıktı ortaya… Site de www.birdairlens.com iyi mi? Önce izinler alındı… Sonra baktık ki böyle bir şirket yok aslında… Uçağı da yok. Sitesindeki her şey ‘ordan buradan alma…’ Adı başka… Şanı başka… Var ama yok… Sersem olduk… Sahi. Bunu açıklayacak biri var mı? Şirket adı başka… Sitedeki adı başka… Yeni bir vaka mı ciddi bir yatırımcı mı anlayamadık… Ben anlamadım yani… Slot alıp satarsa? Soru şu ki… Bir “ketenpere ihtimali var…” Bu işten zırnık anlayanların endişesi de bu… Benim de…”.


 

DİPTEKİLER

Bellabais’te Taş Ocağı: Dün sosyal medyadan geldi haber. Bellabais’in üst yamacında, eskiden kalma bir taşocağında kazı başlamış. Oysa, Beşparmakların Kuzey’ine taşocağı izni verilemezdi bildiğimiz kadarıyla. Bu nasıl iştir? Bir dağın kuzeyi kaldıydı oyulmadık. Vatandaş hangi rezaleti protesto edeceğini şaşırdı. Daha da turizmden bahsederler…

 

bellabais-tasocagi-2

Bir Bellabais kaldıydı taşocağı açılmayan. Fotoğraflar, Tuğberk Emirzade’den… Bu ne akıldır, bu ne mantıktır, bu ne ranttır anlamayadık.