Böyle kış aylarında “kesman” bir yer aranırdı.
Kış güneşinden yararlanmak için hasır iskemleler rüzgar almayan, esintiden etkilenmeyen bir köşeye çekilir, orada kış güneşinin tadı çıkarılırdı.
Sokaklarda, çarşı pazarda, kahve köşelerinde sıkça görülürdü bu kesman vaziyetlerde yapılan güneş keyifleri…
…
Kesman, Kıbrıs Türkçesinde “rüzgar kesen yer, kuytu yer” anlamını taşır.
Meraklıları “Kıbrıs Türkçesinin Etimolojik Sözlüğü (Orhan Kabataş) adlı kitaba bakabilir.
Türkiye Türkçesinde kesman TDK’ya göre “Doğrultu, sıra” anlamını taşır; Kıbrıs Türkçesinden uzak sayılan bir anlam…
…
Çok eskiden buraya göç edenler veya görevli gelip de Kıbrıs’ta kalmayı tercih edenler, yerli ahali ile kaynaşır, memleketin kültürü ile tez buluşur, onlar da bu adanın parçası olurlardı.
Şimdi durum böyle değildir; tam tersidir…
…
Osmanlı İmparatorluğu’nun Kıbrıs’a gönderdiği son kadı Ali Rifat Efendi İstanbul’dan Kıbrıs’a görevli gelmişti ancak dönem Kurtuluş Savaşının verildiği dönemdi.
Türkiye Cumhuriyeti kurulunca, son kadı memleketine dönmemiş ailesi ile birlikte Kıbrıs’ta kalmıştı.
O dönemler Rifat Efendi’nin oğlu Kadızade Burhan Bey henüz küçük yaşlardaydı.
Kadızade Burhan Bey Kıbrıs’ta büyümüş, hukukçu olmuş, hakimlik de yapmıştı.
Lefkoşalılar Burhan Beyi hatırlarlar.
Tepeden tırnağa memleketin kültürü ile yoğrulmuş aydın bir insandı…
…
Lefkoşa’yı Lefkoşa yapan insan figürlerinden biri de Çoronik’ti.
Çoronik’in kimilerine göre Tarsus’tan kimilerine göre Aydın çevresinden Kıbrıs’a göç ettiği söylenir.
Çoronik’i bilmeyen bir Kıbrıslı eksik sayılır.
Onu bilmek için onun döneminde yaşamaya gerek yoktur ama memleketin hem geneline ve hem de özellikle anakenti Lefkoşa’ya damga vurmuş bu insan figüründen habersiz olmak, sizi Kıbrıs kültürüne yabancı tutan nedenlerden biri olabilir…
…
Aynı şekilde Osman Gezer ile kardeşi keman icracısı Asaf Efendi Mersinliydiler, Kıbrıs’a göç etmişlerdi.
Asaf Efendi olmadan düğünler de olmazdı neredeyse.
Aynı şekilde geçmiş kültürel tarihe damgasını vuran Küçük Aysel Kemaneci Asaf Efendi’nin kızıdır…
…
Kıbrıs kültüründe yer alan bu insanlar, geldikleri yer ve kökenleri ne olursa olsun yaşadıkları kentin hayatına renk katarak, bulundukları memleketin kültürü ile bütünleşmişlerdir.
Herkes kimin kim ve ne olduğuna bakmaksızın birbirine sarılmayı bilmiştir…
…
Birçok örnek verilebilir.
Önemli olan yaşamayı seçtiğinizin bir yerin kültürü ile yoğrulmaktır; onun kültürünü parçalamak ya da yok etmek değil…
…
Ne diyorduk?
Kış güneşi için kesman bir yere çekilirdi insanlar.
Çoronik’in dükkanı zaten kesman bir yerdeydi.
Osman Gezer eğer hava rüzgarlıysa arabasını ona göre ayarlar, kesman bir vaziyet alırdı…
…
Şimdi öyle oldu ki,
Topluca kesman bir yer aranıyor!
Üstelik rüzgara karşı değil…
































