Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Keşke

CTP Kurultayı’nda bir dostumuz “kırk beş yıllık partiliyim, beni tanımadılar” deyince,

Özellikle bu nokta,
Birçok insanı düşündürdü doğrusu.

Keşke, büyümeseydi o gençler.
Mirata apartmanında o kara masanın etrafında kalmış olsalardı.
Bir de Sosyalizmin Alfabesinin tam ortasında, kaldıkları yeri işaretleselerdi kitabın bir kanadını katlayarak,
Yaftalarını yarım yanan sigaraları ile hazırlasalardı,
O çaktım almaz teksir makinesinde bildiriler bassalardı,
Sonra ceplerindeki şilinleri bölüşüp,
Ciğerciye gidip soluklansalardı bir gece yarısı yine,
Parkalarının içinde ısınarak…

Keşke…

Keşke yüzlerine kapanan o köy kahvehanelerinden geri dönerken, yine o marşları, türküleri söyleselerdi bıkmadan…

Keşke hiç büyümeseydi o gençler, o kızlı erkeli çocuklar…

Varsın bisikletiyle evinden alınsındı partizan,
Ve varsın afiş yapıştırırken tutuklansaydı polis tarafından…

Keşke yıl 1970 olsaydı,
73 olsaydı, 75 olsaydı, 77 olsaydı…
Durmuş olsundu dünya, dönmeseydi.
“Beni merak etmeyin” diyerek çıkmış olsundu evinden militan.
Elleri ceplerinde, dilinde bir türkü, gözleri şimşek, hani tank olsa geçmez üstünden,
Diyeceğim,
Bayram yerine gider gibi gitsindi eylem yerine yine keşke…

Keşke büyümeseydiler.
Ahşap radyolarda dinleselerdi haberleri, şarkıları.
Varsın boyasız olsundu ayakkabıları, botları.
Demir karyolalarında devrim günleri süsleseydi rüyalarını.
Ne çıkardı kapıları taşlanırsa,
Ne çıkardı ertelenirse sevdaları,
Koşarken bir eylemden bir eyleme…

Keşke lisede, üniversitede, tarlada, fabrikada kalsalardı,
O siyah beyaz günlerde,
Kimisi Arabahmet’te, kimisi Laleli’de, kimisi Hayadarpaşa’da, kimisi Karabuba’da otursaydı,
Arkadaşlar gelseydi Mağusa’dan, Lefke’den, Girne’den,
Arkadaşlar gitseydi Mağusa’ya, Lefke’ye, Girne’ye otobüslerle.
Geçerken sokaklardan teker teker kapıları çalmadan girselerdi içeri,
Biraz sinema, biraz ders, biraz nöbetle geçseydi günler,
Hatta yağmur yağdığında bir şemsiyenin altına üç kişi sığınsaydı gene ne çıkar,
Varsın bisikletin arkasına otursundu biri, gidilecek yer belli olduktan sonra,
Varsın matematikten kırık not alsalardı ama felsefeden tam not mutlaka,
O kara masanın etrafında ve işçi otobüslerinde ve fabrika girişlerinde gazete ve bildiri dağıtsalardı yine keşke…

Keşke böyle olsaydı.
Keşke…