Köşe Yazarları

Kayıt Parası






Eğitimin bu haftaki gündemi okullarda alındığı iddia edilen “kayıt parası” ve ana okuldan liseye kadar tüm kategorilerdeki mezuniyet etkinlikleriydi. Bu mezuniyet işini de biraz abarttık ama, bu başka bir yazı konusu olsun. Biz kayıt parasına dönelim.

Yıllardır okulların birçoğunda, kayıt sırasında genellikle “bağış” adı altında ailelerden para alınıyor. Bu herkes tarafından da biliniyor. Gelen şikayetler üzerine Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Olgun Amcaoğlu devlet okullarının, kayıt amacıyla velilerden her hangi bir para talebinde bulunamayacağını söyledi.



Yasal olarak sayın bakanın söylediği doğrudur ancak bu açıklama eksik bırakılmış gibi görünüyor… Sayın bakan “ailelerden kayıt parası alınamaz, alınmamalı çünkü biz bütün okullarımızın ihtiyaçlarını karşılayacağız” demesi gerekmiyor muydu?

Şunu da söylemek gerek. Bu sadece sayın Amcaoğlu’nun sorununu değil. Bu sorun ile gelmiş geçmiş bütün Eğitim Bakanları karşı karşıya kalmıştır ve onlar da benzer açıklamalar yapmıştı. Bu konuda bir politika geliştirilmediği sürece Amcaoğlu’ndan sonra gelecek olan eğitim bakanları da benzer açıklamaları yapmak zorunda kalacaktır.

Açık ve net; Sorun çözülmez ise okullar bu paraları almak zorundadır. Bunu basit bir örnekle açıklayalım. Girne 23 Nisan İlkokulu… Binin üzerinde öğrencisi var. Sizce bu okulda günde kaç tuvalet kağıdı harcanır? Günde kaç temizlik ilacına ihtiyaç vardır? Bin kişilik bir okul ve sadece tuvalet kağıdı ile temizlik malzemesi alınması için günde kaç paraya ihtiyaç vardır? Hade bir de bin öğrenci için günde kaç A4 kağıt gereklidir? Hesaplayın ve bu konuyu yeniden düşünün.

Çocukların eğitimi için gereken masrafları bir kenara koydum. Sadece yukarda saydıklarımın hesaplamasını yapın, ne demek istediğimi anlarsınız.

Yıllardır bu sorunun çözümü için gerek sendikaların gerekse ilgili kurumların çeşitli önerileri vardır. En önemlisi bu konuda şura kararları vardır. Tabii bizim ülkemizde şura kararları hiç dikkate alınmadığı için, şuralar da boşa yapılmış olur.

Çağdaş toplumlarda, dünyada yaşanan hızlı değişimler nedeniyle eğitim şuraları artık 4-5 yılda bir değil, 2-3 yılda bir yapılırken, bizde en son şura Mart 2014’te yapıldı. Zaten 1974 sonrası yani 47 yılda sadece beş şura yapabilmişiz. Nerdeyse 10 yılda bir şura demektir. Bakınız pandemi döneminde eğitimi sürdürmeye çalışıyoruz. Pandemi ve pandemi sonrası dönemde eğitim için bir eğitim şurası gerekmez mi?

Mart 2014’te yapılan son eğitim şurasında Eğitim Alt Yapı-Donanım Standartları ve Finansmanı Komisyonu kayıt parasını ilgilendiren kararlar da almış. Alınan kararda şöyle diyor; “Tüm okullara türleri ve öğrenci sayıları dikkate alınarak, temel ihtiyaçlarını ve küçük bakım onarımlarını karşılayabilecekleri, gerekli okul bütçeleri, bakanlık bütçesi içerisinde oluşturulmalıdır. Okul Bütçeleri, oluşturulacak olan Okul Kurulları tarafından yönetilmelidir. Okul Kurulu Okul Müdürü, idarecileri, öğretmen, öğrenci temsilcileri (Orta öğretim kurumları için) ve Okul Aile Birliği temsilcisinden oluşmalıdır.”

Kısacası okullara, öğrenci sayıları dikkate alınarak ayrı ayrı bütçe oluşturulmalıdır. Bu bütçelerin yönetimi de okullara bırakılmalıdır. Yani artık eğitimde her şeyi merkezden yönetmeyi terk etmemiz gerekiyor. Yerinden yönetim anlayışını geliştirmek gerekiyor. Her okulun kendi nesnel koşulları ve sorunları vardır. En iyi çözümü yerinden yönetenler bilebilir.

Kısacası bu kayıt parası meselesi yılın hep aynı döneminde vatandaşın gündemine gelmesi gerçekten artık sıktı. Yıllardır bu soruna bir türlü bir çare bulunamadı. Umarım artık bu soruna şura kararları ve ilgili kurumların önerileri doğrultusunda bir çözüm bulunur.







Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu