Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Kayıt dışı alışverişlerle mücadelede bir yöntem

Kayıt dışı ekonomi KKTC’de yaşayan her kesimi etkileyen büyük bir sorundur. Bu sorun sadece vergi gizlemek olarak düşünülemez. Bu sorunun ekonomik, ahlaki ve sosyal boyutları da mevcuttur.

Kayıt dışı ekonominin büyüklüğü Milli geliri ve vergi gelirlerini önemli ölçüde etkilemekte ve gerek KKTC’nin kalkınmasında ve gerekse de büyümesinde önemli ölçüde rol oynarken kendi kendimize yetemememizin sebeplerinden biridir.
Kayıt Dışı ekonomik faaliyetlerin birçok sebep ve sonuçları vardır. Aynı zamanda birçok kurumu ve kişiyi etkilemektedir. En büyük etki haksız rekabet, maliyenin vergi gelirlerinin azalması ve adaletin etkilenmesidir.
Kayıt dışı ekonominin yarattığı sonuçlardan biri olan haksız rekabet ve Kamu Maliyesinin vergi kaybı ve dolayısıyla direk Kamu Bütçesine etkisinin önüne geçilmesi için yıllardır çeşitli çalışmalar yapılmış öneriler sunulmuş hemen hemen her hükümetin gündemi olmuş olmasına rağmen hiçbir yol alınamamıştır.
Bunun çeşitli sebepleri vardır. Çeşitli zorlukları vardır. Dünyada hiçbir ülke kayıt dışılığın önüne tam geçmeyi başarabilmiş değildir. Fakat küçük önlemlerle kayıt dışılığın etkisi kısmen azaltılabilmiştir.
Hiçbir kimse kendi rızasıyla kayda girmek istemez. Ama siyasi otoritenin ülkedeki ticareti denetleme görevi vardır. Bunun yöntemlerini diğer ülkeler bulmuştur.
Bizler ise henüz hiçbir adım atmadık.
Bu yazımda çok basit bir öneriyi gündeme taşımak istiyorum.

Yazar kasa fonksiyonlu pos cihazı
1980’li yıllarda Avrupa’nın bazı ülkelerinde hükümetlerin evraksız (kayıt dışı) alışveriş işlemlerinden bütçelerinin ciddi şekilde etkilendiği fark edilmiş. Alışverişlerde fatura ve/veya ödeme kaydedici cihaz fişi verilmiyor ve alınmıyordu.
Uzun süren çalışmalardan sonra alışverişlerin % 70’e yakın bir oranın Credit Card veya Debit Card denilen banka kartlarıyla yapıldığı görülünce alışverişin en kolay kayıt altına alınma ve denetlenme mekanizmasının banka kartlarıyla yapılan işlemler olduğu gerçeğine dayanarak iki işlevi birden yapan ve iki taraflı kayıt tutan bir cihaz geliştirilerek gerekli yasal düzenlemeler yapılmış ve tüm alışveriş işlemlerinde bu cihazın kullanılmasına geçilerek tüm banka kartlarıyla yapılan alışverişleri kayıt altına alınmış ve gerekli olan fiş ve benzeri belgeler anında tanzim edilmiştir.
Bu basit yöntemle o devirde İngiltere’de GSMH’nin % 10’lar civarında olan kayıt dışı ekonominin oranının aşağılara çekilmesi başarılmıştır.
Bugünlerde Türkiye Gelirler İdaresi’nin kayıt dışı ekonomik işlemlerle mücadelesinde benzer cihazlar kullanıma girmiş bulunuyor. Amaç Avrupa’da 1980’li yıllarda yakalanan kayıt dışı işlemlerin kayıt altına alma başarısının yakalamasıdır.
Cihaz banka kartıyla yapılan her ödemeye önce kasa fişine benzer onaylı fiş sonra ise kartın fişini çıkartıyor. Böylece yapılan işlem anında kayda girip yasal hale geliyor. Bu durumda banka kartlarıyla yapılan tüm alışverişler ilgili müessesenin cirosuna kaydediliyor.
Sistemde kaçak olmadığı gibi herkesin yararlanabileceği bir cihaz.
Bu yöntemle gün içerisinde gerçekleştirilen alışverişlerden kaynaklanan kayıt dışılığın önüne büyük ölçüde geçilmiş olmaktadır çünkü günlük alışverişlerinin ezici çoğunluğu banka kartlarıyla olmaktadır.
Ayrıca bu yöntemle nakit alışverişler de denetlenebilecektir. Bunu Avrupa’nın birçok ülkesi başardı. Türkiye bu yönteme geçmeye hazırlanıyor.
Biz neyi bekliyoruz?
Haftaya karşılıksız çeklerle ilgili önerimi yapacağım.