Köşe Yazarları

Kaybettik!


Düşünüyorum da hiç şu an olduğu kadar kötü yönetildiğimiz bir dönem daha hatırlamıyorum!

Bence, kırılma İrsen Küçük Hükümeti ile başladı ve gelen her hükümet bir öncekini aratır oldu.

Gemisini kurtaran kaptan misali her bakan bir sonraki seçime yatırım yapma derdine düştü. Suya sabuna dokunmadan, gün geçsin, oy gelsin çabası içerisinde bugünlere geldik.

Hata yalnızca seçilmişlerde mi? Elbette değil. Bizlerinde bu yemekte tuzu var!

Öncelikle oy vermeyi bilmiyoruz. Verilen sözlerin takipçisi olmak yerine benim işim olsun da ne isterse olsun  modumuz bizleri bugünlere taşıdı.

Her seçim binbir vaat ama sözünü tutan tek bir kişi bile yok.

Koalisyon kuruyor koalisyon bozuyorlar. Hükümet protokolleri imzalanıyor (metni okuduğunuz zaman halkçı, uygulamada halk yararına tek bir adım yok) ama icraat yok.

Laf salatası var. Cek cak var.

Muhalefette aslan kesilen iktidara gelince kedicik oluyor. Komşu komşunun külüne muhtaç misali, danışıklı dövüş devam ediyor. Komiteler kuruluyor, çalıştaylar yapılıyor  ama sonuç yok! Devletin yaptığı yolda ölen gençlerin hesabını soran yok,  iş cinayetlerini yargıya taşıyan yok. Çalışanlar kaçakmış ceza alan yok! Öldü mü? Gönder ülkesine, kapat konuyu… Gece kulüpleri ve kumarhane cenneti bir ada… Sorsan herkes şikayetci! Mangalda kül bırakmıyordunuz “Kapatacağız!” derken. Ne oldu koltuk tatlı mı geldi? Gelmiş belli.

Önceleri her konuda yanımızda olan Türkiye bile bize karşı temkinli artık. Tabii bunun olmasının tek sebebi sözünde durmayan siyasiler ve Türkiye’den gelen katkıların yerinde kullanılmaması. Şaşırdık mı? Yok. Bu halk artık kolay kolay şaşırmıyor.

En iyi parayı biz alırız diyen şimdiki hükümet de parayı alamadı. Niye mi?

Türkiye ile protokol imzalandı imzalanmasına da henüz hayata geçen tek bir protokol maddesi bile yok! Uygulama olmadığı sürece de para gelmemesi normal tabii.

Uyumak ve mümkünse Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra uyanmak istiyorum.Sorsanız kimse Cumhurbaşkanı olma derdinde değil, herkes halkı düşünüyor da son 6 aydır gündem yalnızca Cumhurbaşkanlığı seçimleri…

Henüz ben adayım diyen tek kişi YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı. Herkes birbirinin açıklamasını bekliyor. Bekliyor diyorum çünkü adaylar belli ve herkes çalışıyor ama adayım diyen yok!

Eskiden projeler konuşuluyordu. Oysa şimdi icraatları ile öne çıkamayan adaylar karşı tarafı nasıl yıpratırım nasıl karalarım derdinde?

PR diye ne yapacağını şaşırmış durumda olan siyasilerimiz farklı yöntemleri seçiyorlar.

Her gün bir polemik yaratılıyor.

İçte yaşanan başarısızlıklar bu yolla örtülmeye çalışılıyor!

Boşa çaba tabii. Halk artık ekmek derdinde…

Pahalı elektrik, denetimsizlik sonucu cep yakan market fiyatları, dövizin yükselmesi derken elinde avucunda ne varsa tüketen küçük esnaf batma noktasına geldi.

Asgari ücretli zaten batmış… Engelli maaşları onlara verdiğimiz değeri zaten ortaya seriyor.

Nüfusunu bilmeyen bir ülke geleceğini planlayamaz. Çocuklara yeterli sınıf yok, okul yok dedik! Yaptınız çöktü… Eskiden övündüğümüz eğitim sistemi de hayırlısı ile çöktü. Sağlık desen hastalara ilaç bile sağlayamıyoruz. Yol yok, yaptığınız yollarsa ölüm tuzağı, güvenlik sıfır.

Ya asayiş; darp, cinayet, kaçırma, taciz tecavüz liste uzar gider…

Sorsan uçuyoruz, bizi yönetenler başımıza düşen füze gibi çakıldığımızdan habersiz sanki.

Çok üzgünüm ama topluca sınıfta kaldık! Hem insanlığımızı kaybettik hem de geleceğimiz dediğimiz gençlerimizi. İyi eğitim alan hiçbir genç aile baskısı yoksa adaya dönmek dahi istemiyor.

Tükendik ve sonunda her şeyi tükettik, umutlarımızı bile!

 



Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı