
Dün pazarımızı Karpaz’da geçirelim dedik…
Siyasetten, dertten, tasadan uzak bir gün geçirelim istedik.
Yola çıktığımızda aklımızda politikadan başka her şey vardı. Kuzey sahil yolunun güzelliğine kendimizi kaptıracak, Karpaz’da bir balıkçıda konaklayacaktık.
Ancak memleketin hangi ücra köşesine gidersek, gidelim, politikadan kurtulamayız bizler. Yıllar yılı birbiri ardına gelen kötü yönetimler, akan onca paraya rağmen hala doğru dürüst bir alt yapıya sahip olamayışımız, bizi ister istemez yine “Ne olacak bu memleketin hali” konuşmalarına sürükledi.
Önce yol boyu, Esentepe ve sonrasında giderek sıklaşan yarım inşaatları konuştuk. Milyarlarca liranın ölü gibi yatışına bir kez daha tanıklık ettik. İçimiz cız etti. Ardından kandırılan, tapularını alamayıp, İngiltere’de siteler kurarak durmadan KKTC’yi kötüleyen yayın yapan İngilizleri konuştuk.
Kaplıca’ya kadar sanki sürat engelleyici bariyerler varmış gibi giden yolda ilerledik. Ardından, Türkiye’nin yaptığı yağ gibi yola geçtik. Hani ihalesi bile Türkiye tarafından yapılan yola. Kenar korkulukları, su arkları, doldurulan kısımlarda erozyona karşı dikilen binlerce ağacı gördükten sonra, neden diğer yollarımızın da böyle olamadığını konuştuk. Onlar için de aynı kaynak yok muydu? O anda geçmişte Türkiye’den bir devlet bakanının o yollar için ayrılan kaynakların nasıl har vurulup, harman savrulduğunu bizzat bizim yöneticilerin yüzüne haykırdığını hatırladık. Cevabı bulduk…
Sonunda Karpaz Marina’ya ulaştık. Açıldığı günlerde gördüğümüzden daha muhteşemdi. Onlarca yatın bağlı olduğu Marina’nın, Avrupa’daki emsallerinden bile daha modern olduğunu ve çok geliştiğini gördük. Bu yıl devreye giren plajı görülmeye değerdi. İnsana “Burası da bizim memleket mi” dedirten cinsten. Ama ne yazık ki, bir tokat daha yedik. Öğrendik ki, bu sütunlardan defalarca dile getirdiğimiz bir çarpıklık hala devam etmekte. 1 Haziran 2011’de hizmete açılan Marina’da hala muhaceret işlemleri yapılamıyor. Dönemin Bakanları Ersan Saner de, Nazım Çavuşoğlu da defalarca “Bugün, yarın hallediyoruz” demişlerdi de, biz de peşini bırakmıştık. Oysa hala Marina’ya gelen yatlara, “Ya Mağusa’ya, ya Girne Limanı’na gidin, muhaceret işlemlerinizi yaptırın” denmekteymiş. İnanılır gibi değil. Bu kadar mı zordu oraya vardiya usulü çalışacak bir birim kurmak? Yapmamışlar. Acaba bu hükümetten beklesek mi..?
O üzüntüyle ilerledik ve gördük ki, yollar Rum plakalı araçlarla dolu. Bugün Maronitler’in paskasıymış. Günler öncesinden rezervasyon yaptırmışlar, Karpaz’ın restoranlarını dolduracaklarmış. Gelip St. Terisos manastırının artık kirlettiğimiz kutsal suyunun bulunduğu mağarayı ziyaret edeceklermiş. Sorduk “Bu suyun temizlenmesi mümkün mü” diye, mümkün olduğunu, hem de çok bir para istemediğini söylediler. Zira su kaynağından hala akmaya devam etmekteymiş.
Ne demek istediğimi anlatabildim mi bilmem. Diyorum ki, elimizde muhteşem bir cevher var. Yıllar yılı hor kullandık, dağıttık, peşkeş çektik, ne olur artık izin vermeyelim. Her bir köşemiz, o muhteşem marina gibi olabilsin.
Neden olmasın?
YERİN KULAĞI VAR
AŞIKOĞLU GENEL KOORDİNATÖR:
DP-UG’de atamalar başlıyor. Eski hükümet döneminde Turizm Bakanlığı Müsteşarı olan Şahap Aşıkoğlu yeni hükümette Serdar Denktaş’ın Genel Koordinatörlük görevine getiriliyor. Müsteşarlık görevine ise, uzun yıllar Denktaş’ın yanında olan Hüda Hüdaverdi’nin getirileceğine kesin gözüyle bakılıyor…
RAUF DENKTAŞ SAĞIN ORTAK ADAYI:
Yerel seçimlerde DP-UG’nin Lefkoşa Belediye Başkan adayı olarak Serdar Denktaş’ın oğlu Rauf Denktaş’ın ismi öne çıkıyor. UBP’nin de Lefkoşa’da Rauf Denktaş’ı destekleyeceği, Gazimağusa’da ise DP-UG’nin UBP adayına destek vereceği iddia ediliyor. Böylece sağda birlik adına ilk adım da yerel seçimlerle birlikte atılmış olacak…
NÜSHET İLKTUĞ MAĞUSA’DA ADAY:
Yerel seçimlerde Mağusa’da, Oktay Kayalp’e karşı UBP’nin belediyeyi yakından tanıyan mimar Nüshet İlktuğ’u aday göstermeye hazırlandığı iddia ediliyor. Mağusa’da sevilen bir isim olarak öne çıkan İlktuğ’un, sadece sağ kanattan değil, CTP’den de oy alabileceği ve Mağusa’da yıkılmaz görünen Kayalp hakimiyetine son verebileceği iddia ediliyor…
HAZIR ORAYA GİTMİŞKEN:
Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hamit Bakırcı, İskele ilçesine bağlı bazı köyleri ziyaret ederek incelemelerde bulunmuş. Sayın Bakan hazır taa oralara gitmişken, AKSA’yı da bir ziyaret ediverseydi ne olurdu? Hani Sayın Bakırcı, yaklaşık bir buçuk ay önce “bir aya kadar filtre takılacak” sözünü almış ve takılmazsa, AKSA için gerekli yasal işlemleri başlatacağını açıklamıştı ya. Gitmişken bir bakıverseydi bakalım bacaya filtre takılmış mı diye…
ÇOK DUYDUK BİZ BUNLARI:
Bu defa da Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı olan Ahmet Kaşif, yıllar yılı bol keseden söylenen beylik sözleri tekrarlamış. Alt yapıya önem veriyorlarmış, Türkiye duble yollar yapacakmış, medeniyetlerin buluşma noktası olacakmışız da, bilişim merkezi de olacakmışız. Ninni gibi… Sanki Kaşif ilk kez bir hükümette görev almış. Sanki bu sözler onun da parçası olduğu hükümetler tarafından binlerce kez verilmemiş. Lafa gelince her şey o kadar kolay ki.
DUYAN DA İNACAK:
Ahmet Kaşif bir de, “KKTC kumar adası değil, medeniyetlerin buluşma noktasıdır” demiş. Hani bilmesek inanacağız. Bu ülkenin tüm ekonomisinin kumarhanelere bağlı olduğunu çok iyi biliyor bilmesine ama bazen bildiklerimiz değil, hayal ettiklerimizle kendimizi avuturuz…
DOĞRU BİR KARAR:
Başkent Lefkoşa’nın tarihi Surlariçi’nde yer alan Asmaaltı ve Arasta Sokak 29 Kasım Cuma günü yayalaştırılıyor. Aslında yıllar evvel yapılması gereken bir uygulama… Geç de olsa, belirli kesimlerin itirazına rağmen doğru bir karar. Bu nedenle uygulamanın başlamasından itibaren 3 gün boyunca yani 29-30 Kasım ile 1 Aralık tarihlerinde açılış şenlikleri ve sosyal, kültürel aktiviteler gerçekleştirilecek. Bu kararı alan, katkı koyan herkesi kutlamak gerek…
ZİRVEDEKİLER
Kudret Özersay: “Elektrik Kurumu’nun bu kadar büyük bir borcu olmasının sorumlusu vatandaş değil, yıllarca kamu kurumlarının borcunu ödemeyerek borcun faizle katlanmasına neden olan siyasilerdir, şimdi kendi hatalarının ve sorumsuzluklarının faturasını zaten son dönemde dövizdeki dalgalanmalar sonucunda alım gücü düşen halka, garibana kesmeye kalkıyorlar, buna hakları yoktur…”.
DİPTEKİLER
Nazım Çavuşoğlu: 55 milyon lira harcanarak yapılan Karpaz Gate Marina’ya bir muhaceret ofisi açamayan İçişleri Bakanı. Daha başka birçok şeyle birlikte bu özelliğiyle de akıllardan çıkmamalıydı ancak, bizde siyaset böyle işlemiyor işte. Onun için hep diyoruz ki, siyaseti bölgecilikten bir an evvel kurtarmalıyız…
FOTO GÜNDEM…

Avcıların adeta “dört gözle” beklediği “Büyük Av Mevsimi” dün başladı. Avcılar, dün günün ilk ışıklarıyla birlikte avlanmaya başladı.
































