Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

KALAVAÇ, KUZEY KIBRIS’IN KÜLTÜR BAŞKENTİ

Geçenlerde küçük oğlum muzip bir tavırla sordu “Anne en sevdiğin köy hangisidir?”. “Tabii ki bizim köyümüz” dedim “Mormenekşe”. Güldü… “Ben önce Mormenekşe’yi, sonra Kalavaç’ı seviyorum” dedi. O an oğlum yüzüne baktım ve sevinçle duraksamadan ekledim “evet ben de…”

_MG_6897

Birkaç gün önce Mormenekşe İlkokulu öğrencilerini öğretmenleri Kalavaç’a ziyarete götürmüşlerdi. Oğlum ve tüm öğrenciler o günden büyük zevk aldılar. Eve geldiğinde elinde minik sele ve sepetler vardı. İçlerinde de kesme şekerler. Farklı bir köye gittiklerini hissederek anlatıp durmuşlardı o günü. Oğlum, Muhtar Ömer Meraklı’dan uzun uzun bahsetti. Kalavaç’a giden bütün insanların aklına kazınan ve üzerinde etki bırakan muhtarımız oğlumda da benzer etkiyi yaratmıştı. Bıyıklarından, giyimine, muhtar odasından, ikramlarına, anlattıklarına, gösterdiklerine hayran kalmıştı oğlum. O görüp beğendikleri şeyler aslında bizim çocukluğumuz, nenesinin, dedesinin mirası, özüydü. Oğluma haftaya Kalavaç’ta festival olacağını söylediğimde bir hafta her gün festivale kaç gün kaldığını hesapladı.

_MG_6862

Muhtar Ömer Meraklı, her yıl olduğu gibi bana ve ailemeKalavaç’taki festival içinnazik davetini yapmıştı. Her festivalden çok daha anlamlıydı orası benim için. Bir misyonu üstlenerek gittik oraya. Birbirimize omuz vermek, yerel, bizden, özümüzden olanı korumak, yaşatmak, yaşatana destek vermek için de gittik. Ömer Meraklı bu ülkede pek çok bakandan, milletvekilinden, falan yetkiliden, filan başkandan çok daha güzel işler çıkarıyor. Onu büyük bir gururla takip ediyoruz. Onu, ailemizin de yakın dostu kabul ederiz. Onun yaptığı çalışmalar takdire şayandır. Zaten pek çok yerdeki etkinliklerde ziyaretçi kaygısı yaşanırken, Kalavaç’takine“nasıl girebilirim” endişesi taşır insanlar.

_MG_6845

Kalavaç, Kıbrıs kültür başkenti benim için. Özüyle,sözüyle, stantlardaki yiyecekleriyle, etkinlikleri, haritaları, mağaraları, ikramları, misafirperverlikleri, ziyaretçileri ile kendine has, farklı, özgün bir yer orası.

O gün festivale gittik. Ülkemin güzel insanları yanında, devlet yetkilileri ve sanatçılar da oradaydılar. Çalınan müzikler, söylenen şarkılar, sunucluğu yapan Hüseyin Kıral’ın giyimi, hitabeti, şiirler Kalavaç’ın buram buram tüten Kıbrıs havasında birleşiyor ve bize kim olduğumuzu, nerden geldiğimizi anlatıyordu.

Orada çıkıp şiirimi okudum. Orada olmak benim için değerliydi. Her platformda şiir okunmaz elbette. Ancak, Kalavaç’ta okumak ayrı bir duruşu sergilemek demektir benim için. O güzel insanların yerinde, köyünde, bozulmamışlığın simgesi, özentisiz etkinliklerin adresinde olmak bir keyifti benim için. “Herkesin birbirine benzediği yerde hiç kimse yok” derler. Kalavaç’a gidince bunun ne demek olduğunu hisseder insan. Hele de oturup onlarla konuşunca, sohbet edip kahvelerini içince…

Muhtar Ömer Meraklı bizi yine Muhtarlığa davet etti. Orası köyün kalbi sanki. Hatta tarihi diyebiliriz. O odada hem Kalavaç’ın hem de muhtarımızın çalışmalarından kesitler, tarihinden notlar bulabilmeniz mümkün. Uzun yıllar öncesine ait gazete küpürleri, pek çok evde kalmayan Kıbrıs kültürüne ait eşyalar, dağarcık, harita ve daha neler neler. Bizi her zamanki sıcaklığı ile ağırladı. Aynı zamanda gözü gönlü tok, cömert kişilikli bir insan. Tıpkı Kıbrıs insanının bozulmadan, ganimete konmadan önceki hali gibi. İçeriye giren konuklara ikramlarda bulundu. “Ver çocuklara yesinler” diyerek misafirler için hazırlanan paketleri dağıttı. İçecekler, kahveler ikram edildi. O kadar çok seveni vardı ki, gelenin gidenin haddi hesabı yoktu. Gazeteciler, siyasiler, röportaj yapmak isteyenler, televizyoncular, biz odadayken oda doldu taştı.

_MG_6828

Küçük oğlum, Cemalkan’ım çocuklara has merakı ile kocaman gözlerini açara izledi bunları. Sorular sordu, öğretmeninden selam iletti muhtarımıza. Kendisi gidip standlardan sele satın aldı, kitap reyonundan kitap seçti. Akşamüzeri gideceğimizi söylediğimizde ise yüzü asıldı. “Gene geliriz annem” dedim “nasılsa burası bizim de köyümüz”. Artık muhtar Ömer Meraklı’nın küçük bir arkadaşı daha var. Her gittiği yerde oraları anlatan ve kendi köyünden sonra en sevdiğim köy “Kalavaç” diye kendi kendine tespitte bulunan.

Çocukların algıları samimidir. Onların yargıları yanlı değildir. Onlar her şeyi sevgi ve güzellikle hissetmeye hazırdırlar. Oğlumda onu hissetti o köyde. 8 yaşındaki aklıyla tespitlerde bulundu. Kömür ütüsünü gördü, seleyi, sepeti satın alıp odasında kendine ait köşeye koydu. Yüz yaşını kutlayan teyzeciğinin daha uzun yaşaması için dua etti orada.

Kalavaç insanının ve muhtar Ömer Meraklı’nın, onlara destek veren Değirmenlik Belediyesi’nin bu misyonu sürdürmesini dilerim. Onları bu çalışmaları için yürekten kutlarım. Dilerim ki upuzun yıllarda onlardan feyz alan nice köy veya şehir bu  çalışmaları yaparlar.Koltukta oturan nice yetkili! iseKalavaç muhtarının gerçekleştirdiği hizmet kadar hizmette bulunarak otururlar o koltuklara.

Kalavaç, hepimizin köyü..

Benim için Kuzey Kıbrıs’ın kültür başkenti.

Dilerim ki bozulmadan, bu kimliğini koruyarak hep aynı güzellikte karşılar bizi. O köy, Kalavaç bizim de köyümüz artık…

——————————————————————————————————

fotoğrafları : Veral Çeliker