KAHROLSUN AMERİKAN EMPERYALİZMİ

14 Ağustos 2018 Salı | 09:43
basaran duzgun banner

 

Her krizin ortaya çıkardığı psikolojik, sosyolojik ve elbette politik sonuçlar vardır.

Politikanın her şeyi belirlediğine inananlardanım.

Ortaya çıkan psikolojik veya sosyolojik durumlar alınan politik kararların bir sonucudur.

Politika hukuku da belirliyor.

Her politik rejim kendi hukukunu yaratıyor.

Politika istediği zaman hukuk kurallarını da değiştirip kendine göre uyarlıyor.

Bu ayrı bir tartışma konusudur.

Yani bu yazının konusu değildir.

Bu yazının konusu, yazıyı yazan yazarın da anlamlandırmakta zorlandığı “garip” bir durumdur.

Konuya doğrudan girelim.

“Garip” durum şudur;

AK Parti’nin ve dolayısı ile Recep Tayyip Erdoğan’ın, Amerika’nın “Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP)” bir parçası olduğuna ilişkin sayısız teoriler üretildi.

Bu teorileri üretenler sanıldığı gibi Amerikan muhalifi sol veya sosyalist kesimlerden çok AK Parti’nin ve Erdoğan’ın içinden çıktığı dinci-muhafazakar kesimlerdi.

Rahmetli Necmettin Erbakan’ın “bunlar BOP mahsulüdür” feryatları hala kulaklardadır.

Bunlar politik rekabetin yarattığı propaganda teorileri miydi yoksa içinde az da olsa gerçeklik barındırır mıydı henüz bilinmez ama AK Parti’nin ve Erdoğan’ın da beklenildiğinin aksine Batı dünyası ile (AB ve ABD) çok iyi ilişkiler kurduğu, yönünü “ABD ile sadık müttefik, AB ile tam üyelik” rotasına çevirdiği aşikardır.

Daha yakın geçmişe kadar bu rotada epeyce yol aldığı da aşikardır.

Fakat şimdi gelinen noktada AB ile tam üyelik perspektifinden kopmuş “biz de Şangay beşlisine üye oluruz” diyen, Amerika ile büyük bir gerginlik yaşayan ve “Amerika böyle yaparsa Türkiye’yi kaybedecek” diyen bir aşamaya geçildi.

Hemen her gün dozu giderek artan Amerikan karşıtı demeçler birbirini izliyor.

Destekçiler sokaklarda Amerikan Dolarlarını yırtıp, “şükür ki bizim milli paramız Türk Liramız vardır” şeklinde eylemler düzenliyor.

Ve işin garip tarafı Erdoğan’ın bu durumunu sadece geleneksel taraftarları değil, sol veya hatta sosyalist denilebilecek kesimler de destekliyor.

Türkiye’de “kahrolsun Amerikan emperyalizmi” türünden bir hava doğuyor.

***

Türkiye “gariplikler” ülkesidir.

Geceden sabaha ne olacağı kestirilemez.

Ergenekon operasyonlarından sonra “Türkiye’de artık askeri darbe olmaz” diyenler 15 Temmuz’a tosladılar.

Peki, Türkiye şimdiki atmosferde, “Kahrolsun Amerikan emperyalizmi” sloganını hayata geçirebilir mi?

Amerika’dan kopabilir mi?

Galiba üzerinde durulması gereken gerçeklik budur…