İtalyan western filmi “İyi, Kötü ve Çirkin”in ismini hatırlatan bir hafta yaşadık geçen hafta. Gerçekten de bu başlığa uygun bir devinim vardı. “İyi” diye niteleyebileceğimiz şeyler yanı sıra, “kötü” ve “çirkin” damgası vurulabileceğimiz olayları da ardı sıra yaşadık. Bunların yanında göz ardı edilmemesi gereken güzelliklerde vardı. Bende bu sebepten yazımın başlığını, o spagetti westerninin adı yanına “Güzel” sıfatını da ekleyerek oluşturdum.
Dilerseniz önce “İyi”ye bakalım. Seçim sürecinin ilk haftasını dünyaya örnek olacak şekilde yaşadık. Dünyadaki en medeni ülkelere nazire yaparcasına kayda değer bir vukuat yaşamadan ilk turu tamamladık. Yine dünya üzerindeki birçok seçimi şaibeli kılan “Oy verenden çok oyu sayan önemlidir” sözünü hiç düşünmeden, düşündürmeden bitirdik birinci raundu. Sayım kısa zamanda hiçbir itiraza yer vermeyecek şekilde adil bir o kadar da hızlı bir şekilde tamamlanıp halka servis edildi. Buna “iyi” değil de ne denir Allah aşkına. Tüm emeği geçen kurum ve kişileri, bu “iyi”liği yaratıp yaşattıkları için, buradan kutlarım.
Tanrı nazardan saklasın da ikinci turu aynı başarıyla tamamlayalım.
Kötü olan ise seçime katılma oranının düşük olmasıydı. Düşük oluşun sebepleri mutlaka irdelenecek, şapkalar sorumlularca öne konulup tedbirler bu kez olsun alınılmaya çalışacaktır. Zaten alınmazsa bir sonraki defaya bu oranın da bulunmayacağı aşikârdır. Ancak olayın daha kötüsü seçim öncesi “boykot” çağrısı yapanlardan bazılarının gerinerek ortaya çıkması ve halkın tepkisini sahiplenmesidir. Onlara çağrımdır. Lütfen bu turda seçime katılınız ve oylarınıza özel işaretler koyarak, onları geçersiz kılarak boykotunuzu sürdürünüz. Bu sayede sizde bizde kaç kişi olduğunuzu anlarız. Yoksa öyle insanların tepkisini bedavadan sahiplenmeye kalkmanız sadece komedi olur.
“Güzel”e gelince: “Olağan Denemeler” adlı kısa film, 48. Worldfest Houston Uluslararası Bağımsız Film Festivali’nde yarıştığı dal olan “Comedy-Black /Dark” Platinum Remi Award yani en büyük ödülü kazandı. Biz burada seçim telaşında iken bu güzelliği kaçıranlara duyurulur. Düzenlenen törende izleyenlerin alkışları altında, filmin yönetmenleri Vasfi Çiftçioğlu -Doğuş Okutan Çiftçioğlu ve başrol oyuncusu Hatice Tezcan ödüllerini büyük bir gururla aldılar. Kendilerini yürekten kutluyorum.
Geçen haftanın çirkini olan olay ise yedi yüz mültecinin Akdeniz’de boğularak ölmesi, ya da aslında öldürülmesiydi. Libya’dan umuda yolculuğa çıkmış yüzlerce insanın içinde bulunan geminin alabora olması sonucu yaşanan facia tam anlamı ile insanlık ayıbıdır. Avrupa Birliği’nin arama çalışmalarına yaptığı katkıyı İtalya’ya vermemesi olayın bir başka çirkinliğidir. Yirmi birinci yüzyılda gelişmiş ülkelerin hâlâ daha bu insanlık sorununa çare bulacak maddi kaynak ayırmamaktaki ısrarlarını anlamak mümkün değildir. Teknolojinin bu kadar ilerlemesine rağmen bu olaylara göz yummaları insanın midesini bulandırıyor. Hâl böyle olunca da iki bin on beşte yaşanan bu olay gerçekten çok çirkin oluyor.

ANLAYAMADIKLARIM
Ülkemizde son zamanlarda yapılan seçimlerde bağımsız adaylar başarılı oluyor. Anlayamadım… Yoksa halkımız “Artık partiler gereksiz” mi demek istiyor. Ne dersiniz?
VE ŞİİR
Bu haftaki şiirimiz üstadımız Bener Hakkı Hakeri’nin Şiiristan adlı kitabından.
Karşıtlar
Barış savaş gelince,
Hasta olunca sağlık,
Yoksul kalınca varlık;
Daha değerli işte.
Ayrılıklı her sevi,
Gençlikse yaşlılıkta,
Ölümle yaşayan da
İşte daha değerli
Ülser gelince mide,
Zayıflayınca gözler,
Konuşamayınca sözler,
Daha değerli işte.
Yitirmeden bir şeyi:
Değerini bil e mi?
































