Kıbrıs

İyi başladı


SÜREÇ BAŞLADI: BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Buttenheim’ın ev sahipliğinde dün bir araya gelen Kıbrıslı Türk lider Eroğlu ile Rum lider Anastasiadis, ortak açıklamaya son onayı vererek süreci başlattı. Liderlerin mutabık kaldığı 7 maddelik ortak açıklama Buttenheim tarafından okunarak duyuruldu

POZİTİF YAKLAŞIM: Yaklaşık 1 saat 20 dakika süren görüşmenin ardından her iki lider pozitif açıklamalarla sürece desteğini yineledi. Kıbrıslı Türk lider Eroğlu, “Haklarımızı anlaşmaya hazırlamalıyız” derken Rum lider Anastasiadis görüşmeyi “İyi başlangıç” olarak değerlendirdi

DOWNER VEDA ETTİ: Müzakerelerin yeniden başlaması için Genel Sekreter Ban adına yoğun çaba harcayan Özel Danışmanı Downer, müzakerelerin başlaması ile istifasını resmileştirdi. Havadis’in pazar günü manşetten duyurduğu istifanın resmi açıklamasını Genel Sekreter Ban yaptı

Esra AYGIN

Kıbrıs sorununa kapsamlı bir çözüm bulmak amacıyla Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum liderlerin yürüttüğü müzakereler, yaklaşık iki yıllık bir aradan sonra dün yeniden başladı.

Ara Bölge’deki eski uluslararası Lefkoşa Havalimanı’nda Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin iyi niyet misyonu çerçevesinde saat 11.30’da bir araya gelen liderler, yaklaşık bir buçuk saatlik bir görüşme yaptılar. BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un Kıbrıs Özel Temsilcisi Lisa Buttenheim’ın ev sahipliğinde gerçekleşen görüşmede 4 ayı aşkın bir süredir tarafların üzerinde çalıştığı ortak açıklama metninin son hali teyit edildi.

Görüşmenin ardından, Kıbrıslı Rum lider Nikos Anastasiadis ve Kıbrıslı Türk lider Derviş Eroğlu ile basın önüne çıkan Buttenheim, görüşmenin samimi ve sıcak bir ortamda gerçekleştiğini belirtti ve tarafların üzerinde mutabık kaldığı ve müzakerelerin çerçevesini çizen ortak metni okudu.

Statüko kabul edilmezdir

Ortak metne göre, statükonun kabul edilmez olduğu ve devamının hem Kıbrıslı Rumlar hem de Kıbrıslı Türkler açısından olumsuz sonuçlar doğuracağında hemfikir olan liderler, en kısa sürede bir anlaşmaya varmayı hedefliyorlar. Liderlerin varacağı anlaşmanın ayrı eş-zamanlı referandumlarda onaylanmasının ardından, anlaşmanın bir sonucu olarak ortaya çıkacak olan birleşik Kıbrıs, iki-toplumlu, iki-bölgeli ve siyasi eşitliğe dayalı bir federasyon olacak ve eşit statüdeki iki kurucu devletten oluşacak. Birleşik Kıbrıs’ın, tek uluslararası yasal kimliği ve Kıbrıslı Rumlardan ve Kıbrıslı Türklerden eşit olarak kaynaklanan tek egemenliği olacak. Federal yasalarla düzenlenen tek bir birleşik Kıbrıs vatandaşlığının yanı sıra, Kıbrıs’ın tüm vatandaşları, aynı zamanda, ya Kıbrıs Rum kurucu devleti ya da Kıbrıs Türk kurucu devletinin de vatandaşları olacaklar. Ancak kurucu devlet vatandaşlığı tamamıyla bir iç statü olacak ve hiçbir şekilde birleşik Kıbrıs vatandaşlığının yerini almayacak.

Bütünüyle yada kısmen başka bir ülke ile birleşme veya ayrılık yasak

Federal anayasanın hem federal hükümetin hem de kurucu devletlerin yetkilerini belirleyeceğine yer veren ortak açıklama, taraflardan hiçbirinin diğeri üzerinde hüküm ve yetki iddiasında bulunamayacağını da içeriyor. Ortak açıklamada, bütünüyle yada kısmen başka bir ülke ile birleşme, herhangi bir bölünme, ayrılık veya devlet işlerinin herhangi bir şekilde tek-taraflı olarak değiştirilmesinin yasak olacağı da yer alıyor.

Buttenheim, ortak açıklamayı okuduktan sonra, iki liderin, müzakerecilerine, bu hafta içerisinde ilk toplantılarını gerçekleştirme talimatı verdiğini de belirtti. Kıbrıslı Türk görüşmeci Kudret Özersay ve Kıbrıslı Rum görüşmeci Andreas Mavroyiannis cuma günü bir araya gelecekler. Müzakerelerin yapısına ilişkin planlaman bu görüşmede yapılması bekleniyor.

Birleşmiş Milletler kaynaklarından alınan bilgiye göre, müzakere sürecinin çok yoğun bir tempoda gerçekleşmesi ve müzakerecilerin ya her gün, ya da her iki günde bir bir araya gelmesi planlanıyor. Kesin karar-verme yetkisini elinde tutan liderler ise gereken sıklıkta ve gerektikçe bir araya gelecekler. Ayrıca, müzakereler, bundan önce de olduğu gibi, “her şey anlaşılmadıkça hiçbir şey anlaşılmamıştır” ilkesi temelinde yürütülecek.

Şu anda, ortak açıklama metninde de belirtildiği gibi, herhangi bir arabuluculuk yöntemi söz konusu olmasa da, Havadis’e bilgi veren Birleşmiş Milletler kaynakları, ileride her iki liderin de hakemlik veya arabuluculuğa ihtiyaç duyması durumunda, Birleşmiş Milletler’in bu rolü üstlenmeye hazır olduğunu vurguladı.

Müzakerelerin yeniden başlaması tüm dünyada memnuniyetle karşılandı. Başta BM Genel Sekreteri Ban olmak üzere, aralarında Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ve Birleşik Krallık Başbakanı David Cameron da olmak üzere, birçok lider, Eroğlu ve Anastasiadis’i tebrik etti ve sürecin bu kez başarılı olması ümitlerini dile getirdi.

Ortak açıklamanın tam metni

İki lider dün BM Genel Sekreteri’nin iyi niyet misyonu çerçevesinde ilk görüşmesini yaptı. Toplantı, samimi ve sıcak bir ortamda gerçekleşti ve iki lider aşağıdaki hususlarda anlaştı:

1. Statüko kabul edilmezdir ve devamı Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türkler için olumsuz sonuçlar doğuracaktır. Liderler, anlaşmanın, Kıbrıslı Türklerin ve Kıbrıslı Rumların farklı kimliklerine, bütünlüklerine saygının yanı sıra, demokratik ilkelere, insan haklarına ve temel özgürlüklere uyumu sağlayarak, Kıbrıslı Türklerle Kıbrıslı Rumların Avrupa Birliği bünyesindeki birleşik bir Kıbrıs’ta ortak geleceklerini teminat altını alarak, ilk ve en başta Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumlara ve bütün bölgeye olumlu bir etkisi olacağını teyit etmişlerdir.

2. Liderler sonuç-odaklı ve yapılandırılmış müzakerelere başlama kararlılıklarını ortaya koymuşlardır. Tüm çözülmemiş temel konular masada olacak ve birbirlerine bağımlı şekilde tartışılacaktır. Liderler, mümkün olan en kısa sürede bir anlaşmaya varmayı hedefleyecekler ve ardından anlaşmayı ayrı eş-zamanlı referandumlara sunacaklardır.

3. Anlaşma, iki-toplumlu, iki-bölgeli ve ilgili Güvenlik Konseyi kararlarında ve Üst Düzey Anlaşmalarında tanımlandığı şekliyle siyasi eşitliğe dayalı bir federasyon temelinde olacaktır. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği üyesi olarak, birleşik Kıbrıs’ın, tek uluslararası yasal kimliği ve Kıbrıslı Rumlardan ve Kıbrıslı Türklerden eşit olarak kaynaklanan ve BM Sözleşmesi altında Birleşmiş Milletler’in tüm üye devletlerinin sahip olduğu egemenlik olarak tanımlanan tek egemenliği olacaktır. Federal yasalarla düzenlenen tek bir birleşik Kıbrıs vatandaşlığı olacaktır. Birleşik Kıbrıs’ın tüm vatandaşları, aynı zamanda, ya Kıbrıs Rum kurucu devleti ya da Kıbrıs Türk kurucu devletinin de vatandaşları olacaklardır. Bu statü bir iç statü olacaktır ve birleşik Kıbrıs vatandaşlığını tamamlayacak, ancak hiçbir şekilde yerini almayacaktır.
Federal hükümetin yetkileri ve bu belirlenmiş yetkiler ile net şekilde bağlantılı olan konular anayasada yer alacaktır. Federal anayasa, aynı zamanda, kurucu devletlerin artık yetkilerini de içerecektir. Kurucu devletler, federal hükümetin müdahalesi olmaksızın, tüm yetkilerini tamamıyla ve geri dönülemez şekilde kullanacaklardır. Federal yasalar, kurucu devletlerin yetki alanlarına giren konulardaki kurucu devlet yasalarını ihlal etmeyecek ve kurucu devlet yasaları federal hükümetin yetki alanlarına giren konulardaki federal yasaları ihlal etmeyecektir. Bu konudaki herhangi bir anlaşmazlık Federal Yüksek Mahkeme tarafından nihai şekilde karara bağlanacaktır. Taraflardan hiçbiri, diğeri üzerinde hüküm ve yetki iddiasında bulunamayacaktır.

4. Birleşik Kıbrıs federasyonu, anlaşmanın ayrı eş-zamanlı referandumlarda onaylanmasının ardından, anlaşmanın bir sonucu olarak ortaya çıkacaktır. Federal anayasa, birleşik Kıbrıs federasyonunun eşit statüdeki iki kurucu devletten oluşacağını belirtecektir. Federasyonun iki-bölgeli, iki-toplumlu doğası ve AB’yi tesis eden ilkeler, adanın bütününde temin edilecek ve sayılacaktır. Federal anayasa ülkenin en üstün yasası olacak, federasyonun tüm makamları ve kurucu devletleri bağlayıcı olacaktır. Bütünüyle yada kısmen başka bir ülke ile birleşme, herhangi bir bölünme, ayrılık veya devlet işlerinin herhangi bir şekilde tek-taraflı olarak değiştirilmesi yasak olacaktır.

5. Müzakereler, her şey anlaşılmadıkça hiçbir şey anlaşılmamıştır ilkesi temelinde yürütülmektedir.

6. Atanmış olan temsilciler, herhangi bir konuyu herhangi bir zamanda tartışmak konusunda tam yetkilidir ve gerektiği durumlarda, sürecin tüm paydaşları ve ilgili taraflarına paralel erişimleri olmalıdır. İki toplumun liderleri gereken sıklıkta görüşeceklerdir. Kesin karar-verme yetkisi liderlerin elindedir. Sadece liderler tarafından özgürce varılan bir anlaşma ayrı eş-zamanlı referandumlara sunulabilir. Herhangi bir arabuluculuk yöntemi dışlanmıştır.

7. Taraflar müzakerelerin başarıya ulaşmasını temin etmek için olumlu bir atmosfer yaratmayı amaçlayacaklardır. Suçlama oyunundan veya müzakerelerle ilgili diğer olumsuz yorumlarda bulunmaktan kaçınmayı taahhüt etmektedirler. Birleşik Kıbrıs olasılığına dinamik bir itici güç teşkil edecek güven artırıcı önlemleri uygulama çabalarında bulunmayı da taahhüt etmektedirler.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı