Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

İşsizlik, eğitim ve gençler

barış Uzunahmet

İngiltere’de geçtiğimiz günlerde açıklanan verilere göre genç işsizlik oranı son yılların en yüksek seviyesinde: %16.2… Geçen yıl bu rakam %14.2’ydi.

Hatta bu konu siyasi malzeme bile olmuş durumda… Aşırı sağcı ve göçmen karşıtı Reform UK partisi “yabancılar geldi ve bizim gençlerimiz işsiz kaldı” diyerek bu durumu kullanıyor.

Bu genç işsizlik meselesi sadece İngiltere’nin değil, özellikle Covid-19 salgını sonrasında tüm Avrupa’da sorun haline geldi. Bazı AB ülkelerinde genç işsizlik oranları %20’leri aştı.

KKTC’de ise İstatistik Kurumu’nun 2025 verilerine göre genç işsizlik oranı %12.4’müş… AB ortalamasının altındayız. Biraz daha zorlarsa genç işsizlik oranları bakımında Avrupa’n en iyileri arasına girebiliriz!!!

Ülkedeki 20’yi aşkın üniversitenin her yıl yüzlerce Kıbrıslı mezun verdiği, binlerce yabancı işçinin olduğu, birçok gencin işsizlikte ülkeyi terk ettiği veya terk etmeyi düşündüğü bir ortamda ülkedeki genç işsiz oranının İngiltere’den daha az olması düşündürücü değil mi?

İngiltere’de bu genç işsizlik meselesi konuşulurken, son günlerde bir de rapor dikkat çekti. İngiltere’nin eski başbakanlarında Tony Blair’in danışmanlarında eski okul müdürü Peter Hyman’ın hazırladığı rapor eğitim sisteminde radikal bir değişikliği öngörüyor. Hyman’ın The Guradian’dayer alan açıklamasında: “hükümetin sosyal medyayı yasaklaması ve eğitimde, istihdamda veya mesleki eğitimde olmayan gençlerin sorunları ile mücadele etmek için radikal bir eğitim reformu uygulaması gerekir. Hükümet, gençleri eğitim sistemi, işverenler ve sosyal medya şirketleri tarafından başarısızlığa uğratıldıkları bir “reddedilme ekonomisine” hapseden sistemi elden geçirmelidir” dedi.

“Genç Bir İşsizin Zihninin İçinde” başlıklı rapordaİngiltere’nin işsiz gençliğinin “yoksulluk, Covid, yalnızlık, sosyal medya bağımlılığı ve ekonomik şok gibi benzersiz bir dizi zorlukla karşı karşıya olduğu” belirtiliyor.

Raporun en can alıcı saptamalarından biri de şu: “Koşulları biz yarattık – ekonomiyi batırdık, karantina sırasında çocukları eve kapattık, onları okullarda disipline ettik, zorbalığa göz yumduk, onlara sosyal medyanın yıkıcı araçlarını verdik – ve sonra da onları kendi hallerine bıraktık.”

Dünya artık küçük… Bu raporda yazılanlar aslında KKTC’ye çok uzak değil. Benzer değerlendirmeleri KKTC için de yapmak mümkün.

Hyman’ın şu sözü de tam bizlik: Sınavları geçmeye aşırı odaklanan ve zorbalık ile ruh sağlığı sorunlarını ele almayı sıklıkla ihmal eden neşesiz bir eğitim sistemi, çok sayıda gencin niteliksiz kalmasına yol açtı. Ya da eğitim veya iş hayatına yönelik potansiyel yollar konusunda hiçbir fikre sahip olmamalarını sağladı”. Sanki Hyman’ın bu ilk cümlesi bizim KKTC’deki eğitim sistemini tanımlar…

Hyman, 16 yaş altındaki çocuklara sosyal medyanın yasaklanmasını desteklerden, hem ailelere hem de hükümetlere çağrıda bulunuyor: “Gençlerin gerçek hayatlabağlantı kurmaları ve yeni beceriler öğrenmeleri için gençlik merkezleri ve fırsatlar sağlanması gerekir. Gençler için yakınlarında yapacak bir şey yoksa ‘telefonunuzu bırakın ve bir şeyler yapın’ demek işe yaramaz.

Yani anlayacağınız hükümetlere görevler düşüyor. Yani siz gençlere istihdam alanları yaratmazsanız, doğru eğitimi vermezseniz, iyi yönlendirme yapmazsanız kabahatin büyüğü sizin, gençlerin değil…