Hamile kadın yalvarmış;
“Karnımda bebeğim var ne olur beni öldürmeyin” diye.
Görgü tanıkları sıkılan kurşunun kadının gözünden girdiğini ve kafasını parçaladığını söylüyor.
Aşk ve ışıklar şehri Paris’te bir akşam üstü sevdikleriyle yemek yiyenler katledildi.
Bataclan konser salonunda dünyaca ünlü metal grubu Eagles of Death Metal’in Complexity şarkısını dinleyenlerin üzerine şarjörler boşaltıldı.
Ya da keyifli bir maçı izlemek için stadyuma gidenler patlatıldı.
Tam bir sürek avı yapıldı.
130’u aşkın masum insan için güzel bir Paris akşamı katliama dönüştürüldü.
Ve bu katliam sadece Fransa’yı değil, tüm Avrupa’yı derinden sarstı.
***
Çoğunluğu sosyal medyada, nerdeyse Fransa’ya oh çekenlere rastladım.
Herkes meşrebine göre adeta gizli gizli mutlu olmuştu.
Sol meşreptekiler Fransa’nın geçmişte Cezayir’de yaptıklarından dem vuruyorlardı.
Sağ meşreptekiler ise Suriye’de bombalarda ölenlerden bahsediyorlardı.
Ve nerdeyse canileri aklayacak bir ortam yaratılıyordu kendiliğinden.
Masum insanların kanı üzerinde tepinen bir kalleş zafer duygusuyla.
***
Devletin neden olduğu hiçbir gerekçe hamile bir kadının yalvarış çığlıklarına rağmen vurularak katledilmesinin tesellisi olamaz.
Zaten onlardan yani bunu yapanlardan beklemek de safdilliktir.
Hazreti Ömer’i arkasından hançerleyip katleden bir kültürden gelmedir onlar.
Batacalan’da konser izlerken katledilenlerin elbette sorumluluğu yoktur devletlerinin yaptıklarından ama korkunç bir terörün kurbanı oldular.
O tetiği çekenler Hazreti Osman’ı bir suikastta öldürenlerin kültüründen geldikleri için daha farklı davranmaları beklenmezdi.
Bir restoranda sevdikleriyle otururken katledilenler belki de haberleri bile yoktu devletlerinin Suriye’de yaptıklarından ama son yemekleri oldu. Yemek tabakları kan ile doldu.
Hazreti Ali’yi namaz kılarken öldürenlerin kültüründen gelenlerdir Paris’te onca kanı dökenler.
Zaten bunu açıkça da söylüyorlar.
Kuran’dan örnekler veriyorlar, cihadın nasıl yapılacağını tarif ediyorlar ve yapıyorlar da.
Türkiye’de masum üniversite öğrencilerini, barış için gösteri yapanları, Mısır’da mutlu bir tatilden dönen Rusları, Lübnan’da işinde gücünde insanları topluca katlediyorlar.
Bunu İslam adına yaptıklarını söylüyorlar.
“Bunlar İslam değil” demenin anlamsızlaştığı ortamda kendilerine binlerce taraftar da buluyorlar.
En azından bazılarımızın vicdanında bir “oh olsun” gediği açabiliyorlar.
***
Hiç kimse parmağının arkasına saklanmadan bu soruna eğilmelidir.
İslam’ın demokrasi ile meselesi vardır.
İslam’ın terörle ilintisi vardır.
Peygamberin halifelerinin ve torunlarının katledildiği günlerde başlamıştı.
Şimdilerde adına IŞİD denilen barbarlar şahsi hükmünde vücut buluyor.
Hepimiz ortak bir noktada uzlaşmadıkça da devam edecek.
Demokrasi, hukuk, hoşgörü ve uzlaşı son sığınağımızdır.
Yoksa bu dünya IŞİD barbarlarına kalacak…
































