‘Şüpheli yelpazesi genişlemeli’

Kuzey Kıbrıslı aileler ve avukatları, olası kast dışında ikinci taleplerinin ise şüpheli yelpazesinin genişlemesi olduğunu söylüyor.

Onlara göre, sadece müteahhit ve fenni mesullerin (Yapıyı denetleyen kişi) yargılanması yeterli değil.

Prof. Dr. İpekçoğlu birçok eksiğine rağmen binaya yapı ruhsatı verilmesinin büyük bir sorun olduğunu savunuyor:

“Bir bina yapacaksınız, belediyeden izin almanız lazım. Ruhsatının verilebilmesi için birden çok imza gerekiyor. Ayrıca bir zemin etüdü yok. 1993 yılında verilen bir statik plan yok. Aile apartmanı olarak inşaatına başlanan bir binayı 2001’de otele çevireceksiniz ve hiç düzgün hesap yapmayacaksınız. Çalakalem verilen raporla ‘Bu temeller, bu kolonlar, bu binanın ağırlığını taşır’ diye dosyaya evrak vereceksiniz ve buna dayanarak karşılığında yapı ruhsatı alacaksınız. Benim bunu anlamam mümkün değil. Bu binanın yapımında tüm kusurlu olanlar baştan sona yargılanacaklar.”

Avukat Deniz Özbilgin, 1999 Marmara Depremi’nden sonraki yargılamalarda da sadece müteahhitlerin üzerinde yoğunlaşıldığını, bunun yanlış olduğunu, sadece İsias Otel değil tüm 6 Şubat depremi davalarında yelpazenin genişlemesi gerektiği görüşünde:

“Müteahhiti tutukladım, ‘Oh bitti’ deniyor. Bu çok vahim. Evet, müteahhitler sorumlu. Ama sadece onların yargılanması yeni yıkımları engelleyecek mi? Haydi bilinçli taksir ve kastı geçtim, diyelim ki, bizzat kasten bir müteahhit, ‘Bir bina yapayım da deprem olsun da içinde insanlar ölsün’ dedi. Müteahhit müebbeti aldı. Peki bu, ailelerin içini soğutacak mı ya da adalet yerini bulmuş olacak mı?

“Biz istiyoruz ki bu davalarda verilecek kararlar ile bundan sonra malzemeden çalma, projeye aykırılık, plana aykırılık, imara aykırılık vs. gibi her tür aşamadaki sorumlular yargılansın ve insanların elleri, ayakları titresin, uykuları kaçsın. Bir daha bunu yapamasınlar.”

‘Sonuna kadar gideceğiz’

Ailelerin verdiği bilgiye göre Kuzey Kıbrıs’tan yaklaşık 80 kişilik bir grup, 3 Ocak’ta başlayacak duruşma için Adıyaman’a gidecek.

Kafilede aile üyeleri dışında, gazeteciler, siyasetçiler ve bürokratların da yer alması bekleniyor.

Prof. Dr. İpekçioğlu, Kuzey Kıbrıslı aileler olarak birlikte hareket ettiklerini ve olayın sonuna kadar takipçisi olacaklarını söylüyor:

“Aslında otel değil, toplu mezar inşa ettiler. Ama öğrenecekler, insan hayatının ucuz olmadığını öğrenecekler. Bizim durmaya niyetimiz yok. Burada şampiyon olan çocukları ödül diye ölüme gönderdiler. Bunu bir anne olarak hazmetmem mümkün değil. Bu iş nereye kadar giderse gitsin, biz sonuna kadar gideceğiz.”