Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
DünyaKıbrısKöşe Yazarları

İran İsrail savaşı: Feodalizmde ısrarın bedeli

Erdoğan Özbalıkçı

Hemen yanı başımızda, İsrail ve İran arasındaki savaş, anlayana çok şeyler öğretebilir.

Küçücük İsrail arkasına aldığı Amerika ve diğer emperyalist güçlerle, İran ile savaşta, şimdiye kadar anlayanlara önemli dersler verdi.

Bir devletin ileri gelen kadrolarını, Genelkurmay Başkanlarını, Devrim Muhafızlarının ileri gelenlerini korumaktan aciz bir İran devletiyle karşı karşıyayız.

İsrail, İran’ın en önemli bilim adamlarını öldürürken, İran sadece uzaktan attığı roketlerle , savaşın seyrini  değiştirmeye çalışıyor.

Yanlış anlaşılmasın  Bu savaşta gönlüm İran’ın kazanmasından yanadır. Ancak dost acı söyler:

İran bu haliyle, uzun vadede kazansa bile, bu çatışmadan HERKES önemli dersler çıkartmalıdır.

Memleket, dualarla, camilerde ibadet etmelerle , kalabalık nüfus üzerine baskı uygulayarak, AVRUPAİ YAŞAM TARZINDAN insanları uzaklaştırarak, kadınların özgürlüğüne önem vermeyerek idare edilemez.

Çok dikkat edici bir tablo ile karşı karşıyayız:

İslam ülkelerinin çoğu, feodal yöneticiler tarafından idare edilmektedir. Kitleler, islami bir yaşam tarzına zorlanarak, gerçekte özgürlüklerine müdahaleler yapılmaktadır.

Dini hocaların, Kralların, Sultanların idaresi altında yaşamaya zorlanan insanlar, özgürlüklerinin değerini yaşamadıkları için, bu onların yaratıcılıklarını da köreltmektedir.

İslam Ülkelerinin teknolojik alanda olsun, bilim ve sanatta olsun,  geri kalmalarındaki ana etken, dinde Rönesans ve reform hareketlerini yaşamamalarıdır.

Hayatın içindeki çelişkileri sorgulamak yerine, olayları KURANA GÖRE açıklamaya çalışmak, başarısızlığın ana nedenlerindendir.

Türkiye’yi diğer İslam ülkelerinden ayırmak gerekmektedir.

Mustafa Kemal’in her alanda yaptığı devrimlerle, köle olmayan, sorgulayan insanlar Türkiye’de çoğunluktadır. Bu insanlar , bazı çevrelerce İSLAMİ YAŞAM BİÇİMİNDEKİ HAYATA zorlansa bile, bunu Türkiye koşullarında yaratmak mümkün değildir.

Türkiye’de kapitalist ilişkiler ve ÜRETİM diğer İslam ülkelerine göre çok gelişmiştir.

Gelişen kapitalist ilişkiler, İslam ideolojisi yerine bireysel davranışları daha ön plana geçirmektedir.

Kuzey Kıbrıs’a gelince:

Kuzey Kıbrıs halkı, Mustafa Kemal’in devrimlerini ilk kabul eden Türklerin arasında ön sıradadır.

İngiliz idaresi döneminde , İSLAMIN ön plana geçirilmesi çabalarında, İngilizler bunda başarılı olamamışlardır.

Özellikle DR KÜÇÜK döneminde İslami akımlara hiç taviz verilmeden bunlara karşı mücadele edilmiştir.

1974 ‘TTEN SONRA  Kıbrıs Türkünü feodal İslami düşünce içerisinde idare etmek için, bol bol cami ve son olarak külliye yapılmıştır.

Fabrikalar, okullar, sağlık ocakları, hastahanelere kaynak aktarılmak yerine, İSLAMI güçlendirmek amacıyla, camilere , dini kurslara , ilahiyat okuluna para aktarılmıştır.

Bugün KKTC’de bir savaş durumunda , insanların korunacağı SIĞINAKLAR YETERSİZDİR.

Hastahaneler, bugünkü nüfus yapısına taşımaya uygun değildir. Bir savaş durumunda ise sağlık hızmetlerinin çökeceği açıktır.

Feodal İslamın Kıbrıs Türküne verebileceği hiçbir şey yoktur. İran İsrail savaşı bunu iyice herkesin GÖZLERİNİN İÇİNE SOKMUŞTUR.

İslami düşünce İTAATİ, bilimsel düşünce ARAŞTIRIP SORGULAMAYI gerektirir. Kıbrıs Türklerinin yaşam tarzı BİLİMSEL DÜŞÜNCEYİ SEÇMELERİNDE BELİRLEYİCİDİR.