Her ne kadar ülkede “tam” yada “tamam” diyeceğimiz kendimize ait Devlet damgalı “başarılarımız” söz konusu değilse de nasılsa şu koronavirüs olayını zapturapt altına aldık ki “hayret” diyorum!
Yukarıda Allah var aşağıda insaf.. Bu hükümet hiç bir şey yapmamış hatta bir şey yapayım derken yüzüne gözüne bulaştırmış da olsa virüsü ve vakaları kontrol altında tutmasını başarmış.. Umut edelim ki bundan sonra da “denetimlerle tedbirleri” gevşetmeden başarısını sürdürür.. ***
NİÇİN “umut edelim” demek gereğini duydum? Çünkü yıllar yılıdır bu ülkede gelip giden hükümetlerin başarılarını değil başarısızlıklarını konuşuyor, başarısızlıklarının sonuçlarını yaşıyoruz. Ve başarısızlıkları nedeniyle toplumca çıldırıyoruz!
Ki bu “başarısızlıkların” en büyüğüdür “denetim sorunu!” Çünkü cemaat oluştan devlet oluşa geçtik ama hâlâ devlet gibi değil, cemaat gibi yaşıyoruz. Haliyle onca kanun ve kurala karşın cemaat dönemlerinden kalma “eş dost tanıdık, hısım akraba partili” gibileriyle örülü insan ilişkilerini aşıp “kurallı kanunlu bir devlet otoritesi” oluşturamıyoruz!..
En önemlisi günü geldiğinde “kanunları” bile tepeleyerek suçlarla kurumsal çarpıklıkları kamufle etmeye hatta aklamaya çalışıyoruz!
BAKIN bu ülkede yıllar yılı cemaat ilişkileri esamesine düşürülmüş insanlar arası sosyoekonomik ve siyasi ilişkiler sonucu rüşvet oluştu! Dolandırıcılık oluştu! Rant, kapkaç oluştu!..
Hatta bunların hepsini ve ötesi tüm yapısal kusurlarımızı günlük yaşamlarımızın “düzeni” haline getirdik!.
OYSA yaşamakta olduğumuz tam tamına düzensizlikten kaynaklı kaostur! Kanunsuzluktur! Usulsüzlük kısaca rezilliktir! Namus erbabı insanlar bu düzende her zaman kaybetti! Kaybetmeye devam ediyorlar. ***
NİTEKİM olagelenleri toplum olarak birlikte yaşıyoruz! Onlar hemen her zaman elimizin altında gözümüzün önünde bizimle birlikte yaşayıp “icraat” haline gelmişliklerinin örneklemelerinde “sorunlar!” Ömrümüz, o “sorunların” ayrıca virüs yarattıkları vakalar sorunlarını yaşamak, bin bir gece masalları gibi birbirlerimize anlatmakla geçiyor! MESELA: Can sıkmak pahasına da olsa bakın bir ikisini yine örnekleyim:
Mesela nüfus artarken yollar ayni kaldı trafik sorunu patladı, ölümcül kazalarla yaşamaya alıştırıldık!
Mesela nüfus arttıkça imar iskan arttı çevre pisliği büyüdü dev bir obruk gibi Kıbrıs Türk halkını yuttu ki berdevam!
Mesela pepeşe üniversiteler açıldı ama dış ülkelerden gelen öğrencilerin kalitesine kantitesine aldırmadan sırf harçlarını söğüşlemek için kapıları sorma gir hanı gibi ardına kadar açılıverdik, sorunlarımıza sorunlar eklemecesine!..
Mesela nüfus arttıkça imar iskân gelişti yayıldı büyüdü ve rant ekonomisini doğurdu.. Yanına aldığı çarpık yapılaşmayı durduralım önleyelim diye emirnameler yapıldı… Ne mümkün! Yola çıkıldı ya! Öyle geldi böyle gider devam!.. ***
MARUZATLARIMIZLA serzenişlerimiz hem çoktur hem büyüktürlar! Sızılı ve yaralıdırlar!
Bunlara karşın devamdadırlar! Tatar Hükümeti göreve başladığında Özersay adeta Kıbrıs Türk halkının önünde ant içtiydi, bu ülkede “yolsuzlukların üstüne gidecek, nereden buldun diye soracaktı..”
Sordu da başardı da.. Meğer tertemiz, sicili on numara bir toplummuşuz ki sadece iki yurttaş bulabildi KKTC’de kirli! Başka? Yukarıda yazdık ya. Bu ülkede “kanunlar kurallar ahbap akraba tanıdık partili ilişkilerinden” geçer! Birilerine kapatılan kapılar yüzlercesi “ötekiler” için ardına kadar açılır! Ve ülkede her daim suçlar aklanır!
***
HEP ayni şeyleri yazıyorum da şimdi neden yazdım bunları?
Şu dilimize pelesenk “pisliğimiz, kirliliğimiz” var ya! Hani yıllar önce bir turistik otelde şarkı söylemeye gelen Ajda Pekkan bile “ama çevreniz çok kirli” dediydi ya!
O günlerden bugünlere değişen bir şey yok ama gene kanımız bitlenmiş olacak! Deniyor ki artık çevreyi kirletene göz yumulmayacak ağır cezalar gerçekleştirilecek… Bunun için de Çevre (değişiklik) Yasası hazırlandı resmi gazetede yayınlandı” deniyor..
OYSA tüm benzer sorunlarda olduğu gibi.. Önce sorunların oluşumunda tek sorumlu olan “denetimin, denetimsizle kaim olan sorununu çözmemiz gerekir! Çünkü bu ülke denetime alıştırılmadı! Çünkü “denetim” bile eş dost tanıdık parti unsurları içinde denetimsizliğe dönüştü.. Şimdi mekanizmayı çalıştıracaksınız da “hangi denetimle” demiş olsak her halde saçmalamış olmayacağız!BUNA karşın ben genelde iyimser yurttaşım. Her yasaya her önleme önce “aman ne iyi” diye yaklaşır, “inşallah tutar” diyerek dua ederim. İnşallah bu “değişiklik yasasıyla” çevremiz pislikten kurtulur…
































