Köşe Yazarları

İngiltere’de Brexit’in geldiği aşama ve Türkiye ile ticari gelişmelerin seyri


İngiltere, AB’den ayrılma sürecinde son zamanlarda karmaşık bir noktada bulunuyor.

En son Başbakan B. Johnson’un talebi üzerine, Avam kamarasında alınan kararla, Brexit’in 14 Ekim 2019’a kadar askıya alınması öngörüldü. Tabii ki bu Avam kamarasında alınan bir karar. AB’nin bu konudaki davranışı veya kararı henüz belli değil. Ayrıca İngiltere Hükümetinin resmi yazılı talepleri önemli çünkü AB’nin kararı bu talebe göre son şeklini alacak.

Esasen İngiltere muhalefet partileri, gerek parlamentonun tatile alınması ve parlamento görüşlerini müzakere etmelerinin engellenmesi veya ertelenmesini,  daha önce de demokrasi açısından sert bir şekilde protesto etmişlerdi.

Başbakan Johnson, ayrıca bu safhada iki defa erken seçim önerisi yaptı ki bu da sert bir şekilde eleştirilmişti.. Anlaşmasız Brexit ısrarı yanında,  ertelemede  31 Ekim tarihine kadar olan sürenin azlığı ve bu süre zarfında  Brexit’in gerçekleşemeyeceği ihtimalinin yüksekliği de hesaba katıldığında, Başbakan, bir erteleme daha yapılması taleplerine ve  AB’den bir defa daha erteleme isteme ‘kararına’ da soğuk bakmaktadır.

Ancak geçenlerde İrlanda Başbakanı ile görüştükten sonra beyanını yumuşattı ve çok güçlü bir şekilde AB ile anlaşmalı ayrılmayı istediğini, ve AB zirvesinin son günü olan 18 Ekim’e kadar yapılabileceği ihtimaline olan inancına da değindi..

Avam kamarasında geçen hafta kabul edilen ve anlaşmasız Brexit’i engelleme amaçlı Yasa’ya göre, 19 Ekim 2019’a kadar AB  ile anlaşmaya varılması, aksi takdirde AB’den erteleme talep edilmesi gerekir. Ancak bu defa AB’nin görüşü de, Avam kamarası kararının kendilerini tek başına bağlamadığını, İngiltere Hükümeti’nin AB’den resmen istekte bulunması halinde konuyu görüşebilecekleri yönündedir. Alınacak AB kararında da malûm olduğu üzere, üye ülkelerin oy Birliği gerekmektedir.

İlerideki gün ve aylarda bu yöndeki gelişmeleri göreceğiz. Geri dönüş ihtimali çok düşük olduğuna göre, anlaşmasız Brexit’in ise her iki tarafın ticari ilişkilerini ve ekonomilerini etkileyeceği cihetle belki orta yolda diplomatik gelişmelerle buluşma ve erteleme daha düşünülebilir. Ancak  geçen bu hafta içinde Lüksemburg’da, Lüksemburg Başbakanı X. Bettel ile İngiltere Başbakanı  Johnson arasında toplantı yapıldığı esnada dışarıdaki göstericilerin sert protestoları karşısında İki’li yapılması gereken basın toplantısı sadece Lüksemburg Başbakanı tarafından yapıldı ve açıklamasında , ‘Brexit’i İngiltere’nin istediğini ve AB’den 31 Ekim tarihinden geç olmaması gerektiğini’, çünkü Avrupa vatandaşlarının artık Net’lik istediklerini ve mevcut durumu da kâbus olarak niteledi. Dolayısıyla burada da bir sıkışma söz konusu.  Ancak yine de her iki tarafa zarar verebilecek kararlarda yumuşamaya gidileceği ihtimalini yüksek tutuyorum. Göreceğiz.

Geçenlerde torunumun Master programına katılması dolayısıyla Londra’da iken  bir taraftan Trafalgar meydanında bir grup Brexit taraftarları gösteri yaparken başka gün başka bölgelerde de Brexit karşıtlarının pankartları da görülüyordu. Zaten Brexit için başlangıçta %48-52 referandumunda da görüldüğü gibi yarı yarıya farklı olan görüşler yakın terazide idi.

Gelinen aşamada Brexit’ten dönüş yok tabii ki, ancak süre ve ayrılış şekli anlaşmalı mı anlaşmasız mı? konusundaki soru işaretleri devam ediyor.

Brexit’in Türkiye açısından etkisi; Brexit’ten sonra Türkiye ile ilgili ilişkilerin ne olacağı konusuna bakarsak,  geçen aylarda Türkiye’yi ziyaret eden ve İşadamları ve Odalar birliğinin düzenlediği ‘Türkiye ve Birleşik Krallık Ticari İlişkilerinin geleceği’ konusunda konferansa katılan ve bir konuşma yapan Birleşik Krallık Uluslararası Ticaret Bakanı Liam Fox, Avrupa’nın her iki ucunda olan Türkiye ve Birleşik Krallık ülkeleri ilişkilerine çok önem verdiklerini ve AB’den ayrılan bir ülke olarak bu ilişkilerin daha da önemsendiğini ifade etti. Türkiye’nin  G20 Ülkeleri ve NATO’da önemli bir ortak olarak, Türkiye ile ticari ilişkiler konusunda da önemli bir partner olmak istediklerini ifade ettikten sonra, artık bağımsız bir ticari sistem geliştirmek istediklerini ve Türkiye ile  önemli bir ortak olarak, İngiliz şirketlerini de Türkiye’de yatırım yapmaları konusunda teşvik ettiklerini söyledi. Devamla Türkiye’nin ekonomik ve siyasi açıdan güçlü olmasının ortaklıklarının daha güçlü olmasına vesile olacağını da ifade ederek, Brexit’ten  sonra  İngiltere ile Türkiye arasında daha yakın bir işbirliği kurulması ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu gösteriyor.

İngiltere Ticaret Bakanı, AB gümrük Birliğinden ayrılacakları için AB ile olan ticari ilişkilerinin de zarar görmesini istemediklerini,  ihracatlarının % 44’ünü AB ile yaptıklarını vurguladı. Brexit’in, Türkiye ile ilişkileri bakımından tehdit değil hatta fırsat olacağını söyledi.

Türkiye Ticaret Bakanı Pekcan da, 11 milyar $ İngiltere’ye ihracatlarıyla Almanya’dan sonra Avrupa’da ikinci ülke olduğu ve bundan sonra ticari ve ekonomik ilişkilerin arttırılarak geliştirilmesine gideceklerini  ifade ile, aynı yönde karşılıklı beyanda bulundular.  Bunun yanında Türkiye Ticaret Bakanı Pekcan geçen günlerde  yaptığı bir açıklamada ilk etapta gümrük Birliği dolayısıyla Türkiye’yi ihracatında 3 milyar$ etkileyebileceğine değinerek bu konuda çalışmalar yaptıklarını söyledi. Her halükârda Brexit’in ilgili tüm ülkeleri ilk etapta yeni oluşumlar kurulana kadar ve bir süre taşlar yerine oturana kadar haliyle olumsuz etkileyebileceği açıkça görülmektedir.

Halen Türkiye ve İngiltere arasında 19 milyar$’lık ticaret hacminin de 30 milyar$’a çıkarılması hedefi iki ülke tarafından öngörüldü. Bunun yanında iki Ülke arasında en uygun ticari modelin ‘serbest ticaret’ olduğunu ve yine iki ülke arasında ‘Serbest Ticaret Anlaşması’nın yapılması gerektiği temennilerinde bulunuldu ki bu Türkiye açısından da önemli bir avantaj. Esasen İngiltere halen Türkiye’de en fazla yatırım yapan ülkeler arasında (10 milyar$)bulunuyor.

Türkiye bu bağlamda orta doğu ülkeleri ile ve merkezi Asya ülkeleri ile olan ticari ilişkilerin geliştirilmesinde İngiltere ile de avantajlı bir işbirliğine girebilirler.

Brexit’in , Türkiye ile İngiltere arasında ticari ilişkiler açısından, -AB ile İngiltere arasında mevcut olan bağlayıcılıkla ilgili hükümleri  kalkacağı cihetle-, ve her iki tarafın menfaatine olacak ikili öngörülerin olumlu bir gelişme sürecine girme hedefini kanaatimce yükseltecektir.

 



Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı