İnce’ye zaman yetecek mi?

20 Haziran 2018 Çarşamba | 12:30
Cenk Uzunoğlu

Pazarlamanın siyasette de karşılığı olan bir öğretisi vardır.

Ürün kadar ona can veren stratejinin kampanyaya öncülük etmesinin sağlanması gereklidir.

Stratejiyi de anlaşılır hale sokmak için bir yol haritasının ve nereye gitmek istenildiğinin net şekilde ortaya konulması lazım.

Nereye gitmek istediğinizi söylemezseniz bir süre sonra ne stratejinin ne de yol haritasının bir anlamı olmaz. Reklamdaki ‘’jingle’’ eşiliğinde söyledikleriniz bir süre sonra sıradanlaşır.

Erdoğan gibi karizmatik bir lider karşısında kısa bir sürede bir adayın seçim kampanyasında inandırıcı ve yetkin bir efe rolüne oturmayı başarması imkansız değilse bile çok zordur.

İnce karizmatik ve hazır cevap kişiliğini ortaya çıkardı ve ses getirdi, toplumda bir karşılık buldu.

Erdoğan’a karşı İnce’nin yerine aynı şeyleri söyleyen başka bir kişi çıksa aynı etkiyi yaratır mıydı?

Göreceğiz ama büyük ihtimal ayni etkiyi yaratamazdı.

İnce kendini ağaya karşı mücedele eden efe rolüne oturtmayı büyük ölçüde başardı ama özellikle ekonomi ve dış siyaset ile ilgili yüzeysel kaldı.

“İş, aş, emek, fabrika, barış için varım demek” yeterli değil.

Tüm bunları hangi ekiple nasıl yapacağını anlatamadı. Daha doğrusu bunu yapması için zamana ihtiyacı var.

En basitinden 2017 ya da 2018 bütçesini alıp yapacağını vaad ettiklerini ve bunları nereden sağlayacağını herkesin anlayacağı şekilde bir öğretmen gibi göstermesi ve anlatması lazım.

AKP gibi kapının önüne yakacak ve yiyecek yardımını yeri geldiğinde beyaz eşya bile getiren bir siyasi hareketten uzkalaşıp sizi tercih etmelerini istiyorsanız devlet yönetim yetkinliğinizle ilgili çok daha inandırıcı olmanız lazım.

İnce’nin son haftada buna odaklanması ve ekibi ile ilgili ipuçları vermesi onun inandırıcılığını pekiştirmesi ve devleti yönetebilme yetkinliği açısından son derece kritiktir.

İnce’nin gösterdiği bu büyük performansın ikinci tur için yeterli olup olmadığını bekleyip göreceğiz.

Sonuç ne olursa olsun bu seçim Erdoğan döneminin ya kapanması ya da iz bırakacak bir dönemin sonunun başlangıcı olarak tarihe geçecektir.

Yeni nesil ve yüzer oylardaki Erdoğan’ın efe imajı erimeye, yaşlanan ve yorulan baskıcı ağa elbisesi üstüne çok daha net oturmaya başlamıştır.

Erdoğan’ın bunu nasıl yorumlayacağı hem öncülük ettiği siyasi hareketin geleceği hem de Türk demokrasisi adına hayatidir.

Bizim tek dileğimiz bu mücadelenin demokrasi sınırları içerisinde yürümesi ve sonuçlanmasıdır.

Sonuç ne olursa olsun kısa vadede Türkiye ekonomisini son derece zor bir dönem beklemektedir.

Demokrasi sınavını başarı ile geçip ilerisi için umut veren bir Türkiye görmek dileğiyle seçim sonuçlarını bekleyeceğiz.