Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

İNANMAYIN !!!! DENETİM YAPACAKLARMIŞ DA FİYATLAR DÜŞECEKMİŞ…

Dün Lefkoşa’da bir zincir marka markete girdik. Baktım bir görevli, tam da bebek mamalarının olduğu bölümde fiyat etiketlerini değiştiriyor. “Hayrola” dedim, “Döviz düşüyor siz hala fiyatları yükseltiyorsunuz”… Bir şeyler geveledi ama ona verilen görev bu, yapmaya devam etti…

“Düşüş piyasaya yansıyacak” dedi Turizm Bakanı Fikri Ataoğlu… Ne yapsın, seçim var.

Başbakan da “Marketlerde yavaş yavaş indirim başladı, denetimler sürüyor” buyurdu.

Gözüme mi, size mi inanacağım…

Pahalılık, daha doğrusu fırsatçılık psikolojik bir olay. Başladı mı durdurmak zor. Ha, bütün elemanlarını sokağa döker de denetim yaptırırsan, belki kontrol edersin. Sen denetim yapma, salla gitsin…

Ataoğlu’ndan az sonra, Ekonomi’nin Bakanından da bir açıklama geldi, bu da denetim yapacağını söylüyor.

E, kardeşim sen depolardaki mallara fahiş zamlar yapılırken denetlemedin, şimdi mi denetleyeceksin.

“Yapacağız” ne demek? Görev kusuru var resmen. Şu anda çoktan başlamış olması gerekirdi.  Dolar 18’den 10’a düştü. Bu fırsatçılığın bir cezası olmayacak mı?

İki tane benzin istasyonuna kesilen cezadan başka ne denetim yapıldı, ne ceza kesildi, anlatır mı lütfen?

Ya AKSA’nın üretimi durdurup, alacağını istemesi? Kıb-Tek’in durumu?

Önce Tatar’ın Başbakanlığında sonra da cumhurbaşkanlığı seçimlerinde geçiştirdiler, gününde yapılması gereken zamlar ertelendi. En son zam, Şubat 2019’da yapılmıştı. 2021’e kadar yapmadılar, birikti, birikti. Sonra Erhan Arıklı gün aşırı “zam yok” dedi durdu, sistemi daha da allak bullak etti, ardından çıkıp, okkalı bir zam yapılacağını, başka çare olmadığını söyledi, ama hiçbir şey olmadı. Neden? Çünkü Ersan Saner’in kurultay macerası vardı…

Şimdi yüzde 50 zammın bile yeterli olmayacağı konuşuluyor. Dahası, alacakları toplamak adına bir talimat da gitmiyor. E, yine seçim var ya…

Elektriğe büyük bir zam kaçınılmaz. Bu ne demek? İğneden ipliğe her şeye yeniden zam.

Bak bak ne diyor Sunat Atun; hayaline bakın ve isterseniz inanmaya devam edin; “TL’nin dengeli seviyelere ulaşmasıyla birlikte, ülkemizde de birçok girdi unsurunun maliyeti de düşecektir. Bakanlık olarak enerji fiyatını oluşturan dinamikleri, bu bağlamda çok yakından takip etmekteyiz. Günlük ortalamalara göre oluşturulan enerji maliyetinin de yakın zamanda düşmesi öngörülmektedir. Bu durumda Gerek üretici gerekse ithalatçının fiyat oluşturmada karşılaştığı öngörü sorunu da ortadan kalkacaktır”…

Mucize olacak, kendiliğinden.

Ya siz bu memleketin başına çökertmeye mi geldiniz?

Yaptığınız, sadece popülizm ve tabii ki kötü yönetim.

Şirin görüneceksiniz diye zam yapmaz, kurumları batırırsınız; denetim yapmaz halkı bir avuç fırsatçının elinde oyuncak edersiniz.

Seçim zamanı geldi mi de böyle boyundan büyük laflar.

Gidin yahu başımızdan, gidin bir an önce. Batmayan ne kaldıysa, onları kurtaralım bari…

 

YERİN KULAĞI VAR

ASGARİ ÜCRETTE İYİ POLİS, KÖTÜ POLİS OYUNU:

Siz bu asgari ücret kararında bir hinlik sezdiniz mi? Bence var. İşveren mahkemeye gidiyor. Sucuoğlu diyor ki, “Mahkemeye giderlerse, süre uzar”… Yok öyle bir şey. İlan edilmemiş şeyin nesini mahkemeye götürecek? Önce Bakanlar Kurulu ilan eder, yürürlüğe girer, sonra mahkemeye gidilir. Ne yapacaklar, baştan oturacaklar ve işverenin istediği rakamı verecekler. Resmen ikili oyun, iyi polis kötü polis. Şimdi emekçi ne diyor, “Başbakanımız kabul etti ama patronlar reddetti”… Tam bir şov, göstermelik, popülist bir oyun. İnanmayın…

 

EMEKLİ MAAŞININ İKİ MİSLİ ASGARİ ÜCRET:

Emekli de sanıyor ki, asgari ücret yükselince kendi maaşı da yükselecek. Yok öyle bir şey. Devletten düşük maaşa emekli olan da en alt düzeyden Sigorta emeklisi olan da asgari ücretin altında maaş almaya devam edecek. Onların tek kazancı hayat pahalılığı. HP de açıklansın, göreceksiniz, en alt seviyeden emekli olanlar, asgari ücretin çok altında maaşa talim edecekler. Yıllardır olduğu gibi…

 

“BU AZAP YETER” Mİ DEDİLER:

Ankara, “Bu kadar azap yeter” dedi herhalde. Sucuoğlu Fuat Oktay’la görüşmüş, Ankara’ya gidecekmiş. Aman dikkat. Sucuoğlu’nun geçen defa kurultayda neden üstünün çizildiğini unutmayın. Neydi, “AKP beni destekliyor” diyordu. Şimdi birileri durumdan vazife çıkarıp, köyleri gezmeye başlar. Bütün partiler, kendi çalışmalarının dışında iradeye müdahale timleri de kurmalı bence…

 

ELÇİLİĞİN KAPISINI ÇALDILAR:

Ülkede yaşanan ilaç kıtlığına kulak tıkayan ve dikkate alınmayan eczacılar çareyi TC Elçiliğinin kapısında aradılar. Yahu ülke ilaçsızlıktan kırılıyor, bir telefonluk işi bile yapmaktan aciz bir hükümet var başımızda. Eminim Elçilik de ne olduğunu anlamamıştır. Sonra da kızarız, TC her işimize karışıyor diye. Aslında buna fırsat verenin biz olduğumuzu bildiğimiz halde…

 

TANI BUNLARI:

2018 seçimlerinde UBP’yi eleştirip HP’den aday olup kazanan, daha sonra nedendir bilinmez HP’den istifa edip UBP’ye destek olan ve şimdi de UBP’den aday çıkan Mesut Genç, “Ülkenin bu noktalara gelmesinde emeğin yüzde 90’ı UBP’nindir” demiş. Doğrudur, ülkeyi bu hale getiren UBP’dir. Tabii o göklere çıkartsın diye söylüyor. Dün eleştirdiğini bugün öven adam, yarın aynısını UBP’ye yapmaz mı?

 

HADE GENE YAMA EDEBİYATI:

Ersin Tatar, “adada federal bir çözümün barış ve eşitlik getireceği söyleminin gerçekleri yansıtmadığını, federal çözümle Kıbrıslı Türk tarafının Kıbrıs Cumhuriyeti’ne yama edileceğini” söyledi. Yahu buna bu lafları kim öğretiyor ama. Bugün o Rum olmasa piyasa dönmeyecek, esnaf evine ekmek götüremeyecek. Bugün devletin kasasına birkaç kuruş giriyorsa, Rumların yaptığı alış verişten dolayıdır. Sen eğer kendini ayrı bir devlet görüyorsan, devletin gerekliliğini yapar ve halkını açlığa ve Rum’un insafına mahkum etmezsin.

koyun kaval