Köşe Yazarları

İlahiyatçı Dandini’nin hırsı








Lefkoşa Surlariçi’ndeki “Dandini”nin hamamı bilinir.




Yıkık döküktür.
Haşmet Gürkan’ın kitaplarında verilen bilgiye göre hamam zengin ve adı “Dandini” olan bir Rum’a aitti.
Büyük Hamam örnek alınarak 1920‘lerde yapılmış…

Dandini Türk hamamlarından etkilenmişti demek…

Dandini adı büyük olasılıkla İtalyan kökenli bir isimdir…

Bir Dandini daha var.
Excerpta Cypria’nın ilgili bölümlerinden anlaşılıyor ki (Ata Atun tarafından Türkçe’ye aktarılmıştır) Grilomo Dandini adındaki bir ilahiyatçı Kıbrıs’ı ziyaret etmiştir.
Sene 1596.
Yani Osmanlı’nın adada yeni kök saldığı dönemler…

Venedikliler Kıbrıs’ta uğradıkları yenilginin acısı içindeydiler.
Savaşı bizzat yaşayan görgü tanıkları ile Venedikli tarihçiler özellikle Lefkoşa yenilgisini, bu kentin Venedik komutanlarının yanlış stratejilerine bağlarlar…

İlahiyatçı Dandini Ağustos ayını Kıbrıs’ta ve özellikle Larnaka ile Lefkoşa’da geçirir.
Bu konuda elde ettiği izlenimleri aktarır.
Adanın birçok özelliği yanında şunları belirtir:
“Türklerin sayısı Hıristiyanlardan daha az olmasına rağmen, Türklerin tabası olan Hıristiyanların sayısının azalmasına neden olan üzücü durum bu idi. Lefkoşa’da yaşayan insanların sayısı 30,000 olmasına rağmen Türklerin sayısı ancak 4000 veya 5000 bin adettir.
Adanın tümünde ise çoğu huzur içinde yaşamak için Müslümanlığı seçmiş (Hıristiyanlıktan Müslümanlığa dönen) mürtetlerden oluşan 12,000 veya 13,000 bin Türk bulunmaktadır.”



İlahiyatçı Dandini adaya geldiğinde, fethin üzerinden 24 yıl geçmişti.
Kıbrıs Venedikliler için kim bilir “Yavruvatan”dı.
Bu yüzden neden sonra Lefkoşa surlarının aynısını yine “Nicosia” adı altında Güney İtalya’da inşa edeceklerdi.
Dandini, yüreğindeki sızının tetiklediği duygularla yazısına şöyle devam eder:
“Bu nedenle adayı Türklerin zorba yönetiminden kurtarıp tekrar Hıristiyan dini idaresini kurmak zor olmayacaktır.
Bu mürtetler, Hıristiyan ordusunu görür görmez, sarığı atıp tekrar şapkalarını giyecekler ve silahlarını Türklere karşı yönelteceklerdir…”

Dandini dönmelere güveniyordu…

Hamamcı Dandini ile bu ilahiyatçı Dandini’nin bir alakası yoktur!

Neticede İlahiyatçı Dandini’nin düşündüğü gibi olmamış, Venedik adaya bir daha ayak basamamıştı.
Ama anlaşılıyor ki, nice Dandiniler bu topraklarda gelen geçen nüfuslara karışmışlardır…

Şimdi kalkıp, bu çağda,
Mal mülk meselesini de insan haklarına uyarlamışken,
300 Suriyeli göçmeni almaya razı olan komşunun, bunlar arasından Hıristiyan olanları seçeceklerini duyurması nedir?
Doğrusu hamamcı Dandini’yi deği,
Ama İlahiyatçı Dandini’nin hırsını hatırlattı…





Başa dön tuşu