İkiyüzlülükleri Kendi Halklarını Da Çıldırttı…

İkiyüzlülükleri Kendi Halklarını Da Çıldırttı…
Haber İçi Üst
Haber Yazı İçi

Kuzey’de tatil yapmak için Larnaka’dan giriş yapmak isteyen 32 kişilik İsrail kafilesinin girişinin engellenmeye çalışılması haberinden sonra, bir Kıbrıslı Rum olan Paris Christofides de, sosyal medyada bir paylaşım yaptı.

Uluslararası bir dj ve eşinin, kendisinin davetlisi olarak Larnaka’ya indiklerini, oradaki muhaceret görevlisinin “Kuzey’e de geçecek misiniz” sorusuna, “muhtemelen” yanıtı vermesi üzerine de ilk uçakla geri gönderildiklerini yazdı.

Her gün ortalama bin turist, barikatlardan Kuzey’e geçerken; yabancı tur operatörlerine “turistler Kuzey’e de geçebilir” denirken, bu yapılanın iki yüzlülük ve yalan olduğunu belirten Paris Christofides, kendisine muhaceret görevlisi tarafından “yasalar değişti” dendiğini de ekledi.

Sonuçta, arkadaşlarının Türkiye üzerinden adaya gelmeye karar verdiklerini de not etti.

Hiç bir öngörüsü, hiç bir politikası olmayan, sadece işleri oluruna bırakanlar şimdi bu durum karşısında ne yapacaklar merak etmekteyim.

Turistlerin Larnaka’dan gelmesi konusunda kıyameti koparanlara karşı, ben de ‘varsın gelsinler de Larnaka’dan gelsinler’ demiştim.

Ama bunun sürdürülebilir olup olmadığına bakacak olan, ilgili bakanlık olmalıydı.

Larnaka’dan yapılan uçuşların konjonktürel olduğuna bakmadan ve herhangi bir strateji de belirlemeden teşvik verildiği de ortaya çıktığına göre…

Haydi bakalım şimdi merakla bekleyeceğim, yine çıkıp, “40 yılın rekorunu kırdık” diyebilecekler mi..?

_______________________________________________________________________________

Amaaan Sıktı Artık…

Rum  Müzakereci Andreas Mavroyannis, BM Genel Sekreteri’nin Crans Montana’da son bir bir belge daha sunduğunu, kendilerinin bunu görüşülebilir bulduğunu, ama Türkiye’nin ciddi itirazları olduğunu söylüyor.

Bulmuş, buluşturmuş, “hah tamam, Türkiye’yi bununla suçlayabiliriz” demiş, kaç aylık meseleden bahsediyor.

Tam da liderlerin Genel Sekreter’le görüşmelerinin öncesinde…

Hepimiz Crans Montana’da ne olup bittiğini artık en ince detayına kadar biliyoruz.

Genel Sekreter de eminim, öyle belge sunmakla falan bir yere varılamayacağını bildiği halde, sadece görevini yapmış görünmek istemiş…

BM’nin aktörleri gerçekten çözümü istiyor olsalardı, çöken bir sürecin sonunda göstermelik belgeler sunmakla hiç bir yere varılamayacağını bilirler; onun yerine,  haklıyı, haksızı, isteyeni, istemeyeni bir bir ortaya seren bir durum raporu koyarlardı masaya.

Kimin uzlaşmacı, kimin bozguncu olduğu ortada… Müzakereler her ne zaman olumlu bir aşamaya gelse, ortaya dinamit atan Yunan Dışişleri Bakanı Kocias’a bizzat Anastasiadis “milli çıkarlara hizmet” ödülü verecek. O Kocias ki, federasyon görüşmekten vazgeçilsin diyen adam. Daha ne olsun…

Bakın Genel Sekreter raporunu hala yazamadı. Bazen ‘Rum seçimlerini mi bekliyor’ diye de düşünüyorum açıkçası…

Dikkat edin, Annan Planı’ndan sonra da böyle olmuştu.

Sonra da, ortacı, hatta referandumda “evet” diyen Türk tarafının hakkını yiyerek bir rapor çıkartmışlardı.

Gerçekleri, olduğu gibi yazıya döküp, ilan etmedikleri sürece, daha kimbilir kaç tane genel sekreter rapor yazmaya devam edecek…

Ama benim duymaya halim kalmadı…

_______________________________________________________________________________

YERİN KULAĞI VAR

UMUT YOK:

Başarısız Crans Montana ve Mont Pelerin zirvelerinin ardından çöken görüşem süreci için şimdi gözler New York’a çevrildi. Yeni BM Genel Sekreterinden, müzakerelerin yeniden başlamasını sağlaması bekleniyor. Bunu en çok ister görünen de Rum lider Anastasiadis. Zaten zorda olan Anastasiadis, bu “gayretlerinin” kendi seçimleri için gerekli olduğunu düşünüyor. Herkes de çok iyi biliyor ki, seçimler yapılmadan kurulacak masadan bir sonuç çıkması zor, hatta imkansız. Zaten Akıncı da BM Genel Sekreteri’nden yeni bir girişim beklemediğini söylüyor…

PLANINIZ YOKSA:

Halkın Partisi, “planlama yapılmış olsaydı, bunlar yaşanmazdı” diyerek, içler acısı bir durumda başlayan eğitimden bahsediyor. Diğer taraftan, Larnaka’dan gelen turistler konusu da aynı, plansızlık örneği. Gönyeli çemberinde, harcanan onca paraya rağmen, soruna çözüm getirmeyen uygulama da… Daha bir çok sorunumuz, gündelik politikaların, plansızlığın ürünü. Milattan Önce 6. yüzyılda Savaş Sanatı kitabını yazan Çinli Sun Tzu diyor ki, “Bir planınız varsa, kesin sonuç alırsınız”… Onun üstüne binlerce yıl ilim, bilim, teknoloji eklenmiş ama bizim bunlardan haberimiz yok…

KİM OLACAK?:

Din İşleri Başkanı Talip Atalay’ın görevden alınması halinde yerine kimin atanacağı konusunda farklı isimler ortaya çıkıyor. Bu adaylar arasında öne çıkan isim Ahmet Yönlüler. Daha önce de bu görevde bulunan Yönlüer’in en büyük avantajı, KKTC vatandaşı olması ve AKP’ye yakınlığı gösteriliyor. Ancak Yönlüer adının, ÖRP döneminde yaşanan bazı olaylara karışması, atama işini zora sokabilir. Şimdiki Başkan Atalay’ın, görevden alınma talebini bekleten Akıncı’nın da, New York dönüşü kararı imzalayacağı iddia ediliyor…

AYIKLA PİRİNCİN TAŞINI:

Din İşleri Başkanı Talip Atalay’ın, Rum tarafında yayınlanan Kathimerini gazetesine verdiği röportaj, Kuzey’de tepkilere neden oldu. Atalay, röportajda yer alan ve tepkilere neden olan bazı sözlerin, kendine ait olmadığını iddia ederek aklanmaya çalıştı. Onun yaptırdığı tercümeyi de okudum, yine aynı şey çıkıyor. Milliyetçi birileri, kendine komplo yapmış. Anlaşılan bu… Artık ne söylese boş, kendisinin ne yapmaya çalıştığını bilmeyen kalmadı…

SEÇİM OYUNLARI: Haydi bir “çözümcümüz” daha oldu… 2004 referandumunda son dakikada “hayır” diyen AKEL’in adayı Malas, “Guterres belgesi değerlendirilmeliydi.. Hükümet’in, söz konusu belgenin yemekte yaşanan gerginlik nedeniyle görüşülmediğine ilişkin argümanı gayrı ciddi” demiş. Oyun sadece seçime yönelik, Malas’la da bir süreç başlasın,  görürsünüz…

“GİRNE, İÇİNE GİRME”…:

Girne tarafiği zaten eziyetti, okulların açılmasıyla birlikte bu eziyet de ikiye katlandı. Özellikle okul saatleri yollar, caddeler tamamen tıkanmış. Bırakın araba ile gitmeyi, yürümek imkansız neredeyse. Yani o güzelim Girne’nin içine ettik sonunda. Önce yeşili, sonra o güzelim binaları yok ettik ve adanın incisi Girne’yi, yaşanmaz hale getirmeyi başardık ya, Allah sebep olanları bildiği gibi yapsın…

______________________________________________________________________________

ZİRVEDEKİLER

Fatih Altaylı: “Kıbrıs Rum Kesimi’nin, ‘karanlık’ kişilere ve kara para babalarına vatandaşlık vererek AB vatandaşı haline getirmesi AB’de gündem… Peki tersini bekleyen var mıydı AB içinde. Kıbrıs Rum Kesimi, uzun yıllardır, eski Doğu Bloku vatandaşlarının oluşturduğu mafyaların, Rus kriminallerin, istihbarat örgütleri elemanlarının cenneti halindeydi. Hal böyle olunca vatandaşlığını da onlara satmasından daha normal bir şey olamaz”…

_____________________________________________________________________________________________

DİPTEKİLER

Özdemir Berova: Öğrenciler, okul bahçesinde, inşaat malzemelerinin arasında oynuyor. Fotoğraflarla tespit edilmiş. Demir çubuklar, kumlar, üst üste yığılmış mermerler… Bakan Berova da gidiyor ve “eğitimi engelleyecek bir durum yok” diyor. Aslında şu saatler konusunda yaptığı “jetlag” benzetmesinden sonra, ne derse desin kulak asmamak gerekir ama, ne yazık ki konu çocuklar ve tehlikede olan onlar… Bakan bunun farkında değil…

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis danışman