Günümüz ilişkilerinde en büyük sorun sizce nedir?
Günümüz ilişkilerinde en büyük sorunun temel kaynağı iletişim bozukluğu ya da kopukluğudur, çünkü ilişkilerin en başındaki paylaşım zaman içerisinde azalmakta hatta çoğu zaman bitmektedir. Zaman içerisinde kişiler çoğu zaman kendi dünyalarına o kadar dönmekte ki kurduklarını zannettikleri iletişim bir noktadan sonra iletime dönmektedir. Bu iki kavram arasındaki temel fark iletişimin kökeninde etkileşim barındırmasıdır. Diğer bir deyiş ile iletişimde kişiler anlam üretip karşı taraf ile değişme paylaşma eğilimindedir. Monologdan ziyade diyalog içerisinde olma eğilimi içerisindedir. Bireyler karşılıklı bir paylaşım içerisindedir. Oysa iletimde birey sadece kendi aktarmak istediklerine odaklanır. Karşı taraftan bir geri bildirim beklememekte ve ona odaklanmamaktadır.
Örneğin günümüzde hepimizin aşina olduğu bir yakarış vardır “anlaşılmıyorum veya karşımdaki beni anlamıyor.” Karşımızdaki bireyin herhangi bir psikolojik sorunu veya sıkıntısı olduğu durumlar haricinde karşı tarafın bizi anlamamasının temelinde yatan sorunun yine bizden kaynaklı olduğunu düşünmekteyim. Bu konu sadece özel ilişkiler için değil her türlü kişiler arası ilişkiler için geçerlidir.
Zira karşınızdakine kendini anlatmak karşındakini anlamaktan başlar. Biz karşımızdaki kişiyi onu çözümleyecek kadar anlarsak onunla hangi kanaldan ve ne şekilde iletişim kuracağımızı da daha kolay keşfederiz. Unutmamak gerekir ki her insanın bir iletişim dili ve anlayacağı bir dil mutlaka vardır. Bir diğer kilit nokta ise kişilerin ben dilini sen diline tercih etmemesidir. Sen dili ile ben dilinin arasındaki en büyük özellik sen dilinin suçlayıcı bir dil olmasıdır. Karşı tarafı defansa sürüklemesi, saldırıya uğramış hissi yaratmasıdır. Oysa ben dilinde sorunu anlatan kişi olayın sonucunda kendini nasıl hissettiğini belirtir. Sen dili karşısındaki kişinin davranışına yönelikken, ben dili bireyin kendi iç dünyası ile ilgilidir.

Sizin gözlemlediğiniz kadarıyla ikili ilişkilerdeki güven sorununun temel nedeni ne olabilir?
Kişinin geçmişte bir takım travmalar yaşamış olması ve bu travmaları çözümlemek yerine üstlerine sünger çekmiş olması en büyük sebeptir. Geçmişinde güven kaynaklı problem yaşayan bireyin öncelikle yaşamış olduğu durumun yaşamış olduğu zamana, olaya ve kişiye has olduğunu kabul edip orada bırakmaması ve geçmişin geleceğe gölge düşürmesine izin vermesidir.
Örneğin geçmişinde ona herhangi bir partneri yalan söylemiş, duygusal olarak aldatmış veya samimi davranmamışsa bunun şahsın kendinden kaynaklı olmadığına kanaat getirdikten sonra karşı tarafın kişiliği ile ilgili olduğu ve onun şahsına özel bir şey olduğunu kabul etmesi gerekir. Daha açık söylemek gerekirse öncelikle birey kendine; ben bunlara sebebiyet verecek herhangi bir durum veya davranışta bulundum mu sorusunu dürüst bir şekilde sormak zorundadır.
Neticede her birey diğer bireyin karşısına bavuluyla çıkar ancak bu bavulunun içindeki olumsuz tecrübeleri sadece ders olarak öğreti olarak ele alması gerekir. Yeni bir sayfaya gölge düşürmemesine izin vermemesi gerekir.
.jpg)
Karşı tarafın bana yalan söylemesini gerektiren herhangi bir davranışta bulundum mu?
Onu yalan söylemeye iten kişi ben miyim?
Fazla mı kıskancım?
Davranışlarını mı sınırlandırıyorum?
Bu ve bunun gibi sorulara vereceğimiz her bir evet cevabı karşımızdaki kişinin kendisi olma özgürlüğünü elinden aldığı için üzülerek belirtmek isterim ki sebep siz oluyorsunuz.
.jpg)
































