Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Hükümetin döviz derdi var mıdır?

Döviz aldı başını gidiyor.

Türkiye Merkez Bankası müdahale ediyor, piyasaya milyarlarca dolar sürüyor ama dövizin yükselişi önlenemiyor.
Merkez Bankası’nın faiz artırımına gitmesini önerenler var.
Şimdilik buna yanaşmıyor çünkü durumun kalıcı olmasını istemiyor.
Türkiye hükümeti dövizdeki artışı kendisine yapılan saldırının bir parçası sayıyor.
Dış güçlerin döviz piyasası ile oynadığını ve 3-5 büyük şirketin Türkiye’den dolar çektiğine inanıyor.
Yani mesele ekonomiden çok siyasi olarak değerlendiriliyor.
Siyasi amaç da AK Parti’nin yerel seçimlerde başarısız olması ve bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan’ın adaylığının engellenmesi olarak değerlendiriliyor.
Eğer bu değerlendirme doğru ise seçimlerin yapılacağı Mart sonuna kadar döviz üzerinden yürütülen bu kavga devam edecek demektir.
Eğer bu değerlendirme doğru değilse Türkiye ekonomisinde ciddi sorunlar yaşanıyor ve döviz dahil her türlü ekonomik enstrümanlarda sorun yaşanacak demektir.
Yani özetle, 2014 ekonomi açısından dalgalı bir yıl olacak.
Peki bu bizi nasıl etkileyecek?

***

Çok kötü etkileyeceği aşikardır.
Piyasasını sterlin üzerine dengeleyen ve yanı başındaki Euro bölgesinde yer alan Rum tarafından dolayı Euro kullanan ve Türk Lirası’nı günlük değişim enstrümanı olarak tutan KKTC’de özellikle sterlin ve Euro’nun yükselmesiyle bütün dengelerin altüst olacağı aşikardır.
Neredeyse bütün tüketim maddeleri ithaldir ve dövize endekslidir.
Dövizin artış miktarı kadar hayat pahalılığı olacağı aşikardır.
Üretim maliyetlerinin artacağı ve birçok şirketin küçülmek zorunda kalacağı da öyle.
Bu da daha fazla işsizlik anlamına gelir.
Devlet gelirlerinin düşeceği ise kesindir.

***

Hükümet “tedbir alacağız” türünden düşük tonlu bir açıklama yaptı ama arkasını getirmedi.
Yetkililer, durumun normalleşmesini bekliyor olabilirler.
Bu bekleme süresinde alınacak tedbirler üzerinde çalışmak şarttır.
Örneğin, döviz borçlarının geçmiş dönemde olduğu gibi yeniden bir felaket olarak gündeme gelmesi engellenebilir.
Şöyle ki;
Ülkedeki bankalarda toplam 11 milyar liralık mevduat vardır.
Bunun yüzde kırkını döviz cinsi mevduat oluşturmaktadır.
Muhtemelen borç miktarı da aynı orandadır.
Özellikle şube bankalarının son dönemde düşük faizli Türk Lirası krediler dağıttığı göz önüne alınırsa döviz ve özellikle sterlin borçlarının kapatılması için bu krediler kullanılabilir.
Geçmiş hükümet 4 bin 200 esnafa yaklaşık 220 milyon TL faiz destekli kredi dağıtmıştı.
Sanayiciye “0” faiz ile üst limit 100 bin TL, diğer programlarda ise üst limit 60 bin TL belirlenmiş ve buna uygun kredi dağıtılmıştı.
Toplam sekiz değişik kredi ve hibe programı uygulanmıştı.
Bu kriz döneminde böylesi tedbirlerle hem vatandaş hem de piyasa korunabilir.

***

Korunabilir de bu hükümetin bunları yapacak pozisyonu var mıdır?
Bence yaşanılan kriz kadar önemli bir sorundur…