Ulusal Birlik Partisi Başkanı Hüseyin Özgürgün “Downer ikiyüzlü davranır, Kıbrıs’a gelmesin” deyiverdi.
Özgürgün’ün BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Downer’ı niye “istenmeyen şahıs” ilan ettiğini ve adaya girişini! niye yasakladığını doğrusu anlayamadım.
Adamcağız zaten Güney’de istenmiyor, sık sık ve kaba bir şekilde eleştiriliyor da bize ne oldu?
UBP, Hüseyin Özgürgün’den önce cumhurbaşkanının yürüttüğü görüşmelere destek veriyordu.
Gerçi bir aralar İrsen Küçük de Kıbrıs sorununda inisiyatif üstlenmeye çalışmıştı ama sonunu getiremedi, akıbeti malumdur.
UBP için diğer malum olan konu şudur, Cumhurbaşkanı görüşme masasına tek egemenlik, tek kimlik ve uluslararası temsiliyeti kabul ederek oturdu.
Yani Talat ile Hristofyas’ın bıraktığı yerden ve onların vardıkları uzlaşmalara sadık kalarak.
O dönem UBP buna ses çıkarmamıştı.
Şimdi Downer’ı kovacak kadar öfke yüklendi.
Acaba neden?
UBP’de Özgürgün ile birlikte görüş farklılığı da mı oluştu?
UBP Kıbrıs sorununda sert ve retçi eski politikalarına geri mi döndü?
***
Hüseyin Özgürgün’ün iç politikayla ilgili söyledikleri de hayli ilginçtir.
Hükümete, daha doğrusu hükümetin büyük ortağı CTP’ye yönelik ağır sözler içeren eleştiriler yapıyor.
Ve sık sık tekrarlıyor: Bu hükümet bitmiştir.
Doğal olarak Özgürgün’e soruluyor:
“Başka bir hükümet modeli mi düşünüyorsunuz, eğer düşünüyorsanız bunu cumhurbaşkanı ile konuştunuz mu?”
Özgürgün yanıt veriyor;
“Resmi olarak konuşmadık ama sohbetlerde gündeme geliyor.”
Şimdi, bu açıklamadan ne anlamamız gerekir?
Özgürgün’ün hükümeti bozmak istediği kesindir. CTP’den yana bir beklentisi olmadığını anlıyoruz. Zaten geriye DP ve TDP kalıyor. UBP ile DP’nin milletvekili sayısı tam da 26 sınırındadır. Yani UBP ile DP hükümeti kursalar bile bu kritik sayı ile sürdürmeleri mümkün olmayabilir. TDP’ye de muhtaç olabilirler.
Peki, UBP-DP-TDP’li bir hükümet kurulabilir mi?
Bunu da bilmiyoruz.
Eğer Özgürgün ile cumhurbaşkanının yaptıkları sohbetlerde neler pişirdikleri açıklanırsa öğreneceğiz.
Özgürgün açıklamazsa Cumhurbaşkanı açıklasın.
***
Henüz daha altı ayını bile doldurmamış hükümetin talihsizliğine bakar mısınız?
Önce ömür biçildi şimdi senaryolar yazılıyor.
Ne zaman ve nasıl ortadan kaldırılacağı üzerine sohbetler yapılıyor.
Vatandaş da icraat bekliyor.
Hem de büyük icraatlar.
CTP edilgendir ama DP’nin artık tüm bunlara bir cevap vermesi gerekmez mi?
Çünkü tüm senaryolardaki işaretler DP’yi gösteriyor.
Serdar Denktaş “dövize müdahale edeceğiz, neo liberal politikalara izin vermeyeceğiz” şeklinde çok çok iddialı icraat açıklamaları yapıyor ama üstünde durduğu hükümetin altını oyuyorlar.
Bilmem farkında mıdır, yıllar sonra hükümete girdi ama tek bir icraat yapmadan gidecek.
Ha başka bir hükümette mi olacak?
Olabilir.
Olabilir de ne kadar inandırıcılığı kalacak?
































