Köşe YazarlarıSürmanşet

Hükümeti Bekleyen Görevler







 




Onur Borman



Pahalılık ve geçim sıkıntıları Cuma günü halkı sokağa çıkmaya zorladı. Başbakan Sucuoğlu’nun halkın protestosunun haklı ve demokratik olduğunu ifade etmesi olumlu bir bakış açısıdır. Bunu söyleyelim. Çünkü son yıllarda halka unutturulmaya çalışılan hak arama ve haklı uyarılara tepkiler Hükümet tarafından çok farklı inatlaşma ve meydan okuma türünden daha ümit kırıcı idi. Ama sadece sözde kalmamalı.

Bu protest Halkımızın birkaç yıldan beri piyasada pahalılığın kontrolsüz bir şekilde artışı karşısında Hükümetlere sesini duyuramamasının verdiği sıkıntıların bir noktada patlayan bir sonucudur. Çünkü fiyatlar aynı malda satış yerlerine göre çok farklı seviyelerde keyfi bir şekilde seyrediyor. Bu enflasyonun da ötesinde bir karmaşa ve çılgınlığa dönüşmüş, enflasyon fırsatçıların halkı sömürme aracı olmuş durumdadır.

Ve bu duruma Hükümetlerin bu güne kadar ilgili makamlarının çok kayıtsız ve seyirci kalmasına karşı halkın isyanıdır. Enflasyon dönemlerinde Hükümetlerin müdahalesi, hangi sistem uygulanırsa uygulansın Ülkedeki mevcut yasalara göre gereğini yapması ve halkı koruması, en azından temel gıda mallarının Denetleme ve Düzenleme yasalarına göre liste halinde yayınlanması ve bu malların sürekli olarak azami fiyatla tavan fiyatının tespiti yapılması lâzım.

Hükümetler piyasaya ve ekonomiye düzen ve yön vermek için vardır. Şu andaki halkın isyanı bir avuç istismarcının acımasızca halkı sömürmesine izin verilmesinedir.

Hükümetin elinde devlet mekanizması vardır ve son 2 yıldan beri en çok kazanan bu kesimden acaba ne kadar vergi alınmıştır? Ne kadar devletten katkı yapılmıştır?

Bir de her gün yayınlanmakta olan vergi listelerine bakıyorsunuz, yaşantısı belli, iş yerlerini Allah versin genişletmekte olanların %90’ının beyan ettikleri kazanç vergileri, çekinmeden yılda 100 TL ile 2bin -3 bin TL. Hatta vergi değil de yıllık ‘kazancını’, 2 binTL , 3 bin TL beyan ederken sıkılması, ilgili devlet kurumlarının da kabul ederken mahcup olmaları lâzım. Bir yıl ne yerler ne  içerler ayda 200 TL veya daha az gelir gösterenler.?

Mevcut durumda ilgili Bakan’ın talimat vererek böyle davranan kayıtlı kayıtsız vergi mükelleflerinin seferberlik halinde hesaplarının incelenmesi ve adaletin sağlanması gerekmez mi?  Onu bırakalım bu sadaka niteliğindeki vergileri bile Yetkililer tahsil etmiyor!.Geçen yıl olduğu gibi yarısı tahsil edildi! Bu görev ihmalidir.

Devlet demek, yaşam ve kazanç ortamını ilgili şirketlere veya kişilere sağlayandır ve halka ülkeye dönük hizmetleri yürütmesi için vergi tahsil etmektir. Hizmet etmektir, adalet sağlamaktır. Devlet vergi tahsilâtı ile ayakta durabilir. Bir toprak parçası üzerinde üstün bir irade ile, birlikte yaşama iradesinin doğması, olduğuna göre Hükümetlerin öngörülen yasalara göre vergi toplaması, piyasayı kontrol altında tutma ve halkının genelini koruma iradesini göstermelidir. Halkın beklediği adalet ve hukuktur.

Başbakan Sucuoğlu Türkiye ile haftaya toplantı yapılacağı ve ülke için hayati önemi olan protokolün imzalanacağını duyurdu. İçeriği hakkında açıklama yapılmasa da haftaya görülecektir. Türkiye’den ‘enflasyon’ ve döviz kurları karşısında değer kaybeden TL dolayısıyla eksilen miktarın, Türkiye’de alınan önlemlere paralel olarak, TL para arzının KKTC’de de arttırılmasının kaçınılmaz gereğidir. Eksilen alım gücünün en azından giderilmesi, bırakın ileriye gitmeyi en azından geriye gidişi durdurabilir, ve bu safhada acil hizmetler bile sağlık, eğitim, tarım, sanayi üretimine, bütün sektörlere  yaşama desteği sağlanması lâzım. Yatırımlar için ek finansmana ihtiyaç öngörülecek projeler çerçevesinde icraatının sağlanması için de takibini yapacak bir sistem kurulmalıdır.

Ancak bütün bunların, ve KKTC içindeki vergi kaçaklarının ve kayıt dışılığın önlenmesi için Hükümetin heyecan derecesinde istekli bir şekilde önlemleri alma duyarlılığı olmalıdır tüm ekip olarak, ve zamanı de gelip geçmektedir.

Hiçbir ülkede dayanılacak başka bir alternatif yoktur. Halkın geneline yüklenen Dolaylı vergiler de çok ağırlaştı. Halkın sırtından hafifletilmeli ve kazanç vergilerine ağırlık verilmelidir. Çünkü pahalılığın artmasına da nedendir. Bir çok mallarda ve hizmetlerde mal ve hizmet karşılığı ücretler ve harçlar Hükümet eliyle yükseltilmektedir. Sürekli yolunan ‘kümesteki tavuk’ ların,  değil kanatları, tüyü bile kalmadı.! Kümes dışındaki Serbest tarlalardaki verimlilikten yararlanarak haksız kazançlardan da  birkaç ‘kanat’ alınırsa tekrar aynı kanatların fazlasıyla çoğalması mümkündür. Çünkü bu alanda Hacim oldukça geniştir.

Şubat sonu KKTC’de bir yıllık enflasyon % 64’ü geçmiştir. Bu günlerde yayınlanacak Mart’la birlikte tahminimce doğru yansıtılırsa %70’i geçecektir. Esasen Şubat %7’nin üzerinde idi. Bir de Türkiye’de üretici fiyatları TÜİK tarafından geçen ay kısıtlı olduğu söylense de %115 olarak yayınlandığına bakılırsa ve çekirdek enflasyonun yüksekliği, ayrıca gıda enflasyonunun yüksekliği(%64) TL’ de enflasyonun düşmeyeceği, devam edeceği açıktır.

Her halükârda %115 üretici fiyatlarının maliyetlerinin tüketici fiyatlarına yansıyacağı ve enflasyonu yükselteceğini görmek için kâhin olmaya gerek yoktur. Hükümetimizi önemli görevler bekler.









Başa dön tuşu