SürmanşetYaşam

HIV’le mücadelede yeni hedef: Süper maymunlar






Koronavirüs salgını dünyayı kasıp kavururken, insanları tehdit eden diğer salgınlar çok fazla gündeme gelmiyor.

Ama HIV pandemisi, insanları etkilemeye devam ediyor. Öte yandan az sayıda kişinin hastalığa karşı doğal bir bağışıklığı bulunuyor. Bu kişilerde görülen Delta-32 isimli nadir bir mutasyon, HIV’in hücrelere girmesini engelliyor.

Bununla ilgili daha ayrıntılı çalışmalar yürütmek isteyen bilim insanları, HIV’e tamamen dirençli maymunlar geliştirmek için Hint şebeklerinin genetiğini düzenliyor.

Söz konusu genetik çalışmaya katılan, Wisconsin-Madison Üniversitesi’nden patoloji uzmanı Igor Slukvin, süreci Future Human’la paylaştı.

Bu mutasyonun maymunlarda neredeyse hiç görülmediğini, o yüzden genetiği değiştirilmiş bir hayvan yaratmaya çalıştıklarını aktaran Slukvin, şöyle konuştu:

Son dönemde genetik hastalıkların tedavisi için insan embriyolarının düzenlenmesi yöntemine büyük ilgi var. Ancak embriyoları düzenlemenin ne kadar güvenli olduğuna dair çok fazla bilgimiz yok.

Daily Star’ın aktardığına göre Çinli bir bilim insanı, benzer bir yöntemi daha önce insanlarda denemeye çalışmıştı.

He Jiankui isimli bilim insanı, HIV’e karşı doğal bağışıklığı olan bir bebek dünyaya getirmek için, genetiği değiştirilmiş insan embriyoları oluşturmak istemiş ve bu nedenle genetik düzenleme aracı CRISPR’yi kullanmıştı.

Ancak bilim insanı tıp etiği kurallarını ihlal etmekle suçlanmış ve “yasadışı tıbbi uygulamalar” yürüttüğü gerekçesiyle para ve hapis cezasına çarptırılmıştı.

Öte yandan Profesör Slukvin’in maymunları, HIV’in maymunlardaki eşdeğeri SIV’e karşı bağışıklık kazanırsa, hem HIV hem de diğer hastalıklar için yeni ve radikal tedavilere öncülük edebilir.

Örneğin, yine Çinli bilim insanları söz konusu mutasyonu, yetişkin bir donörün kan hücrelerine eklemek için de CRISPR teknolojisini kullanmıştı.

Terapiyi hem HIV hem de kanser olan bir deneğe kan nakli aracılığıyla uygulayan araştırmacılar, hastadaki HIV’in iyileşmediğini ama kanserin remisyona girdiğini görmüştü.

Prof. Slukvin de bu tür tedavileri daha da geliştirmenin yolunun, laboatuvar ortamındaki maymunlardan geçtiğini düşünüyor:

Bu yaklaşımı bir maymun modelinde araştırabilirsek, insan hastalarda en iyi tedavi yöntemini bulabiliriz.







Başa dön tuşu