Köşe Yazarları

Hiçbir sonuç sürpriz olmayacak…






Ülke siyaseti artık nisan ayındaki Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kilitlendi.
Resmi olmasa da, el altından ve biraz da masa başı yapılan bazı anketler, gazete sayfalarında yer bulmaya başladı bile.
Sosyal medya da geçmişe oranla daha fazla kullanılır oldu bu dönemde. Adayların sosyal medya üzerinden paylaştıkları haberlerine yapılan “like”larla aday ya moral buluyor, ya da demoralize oluyor. “Benim haberim bilmem kaç bin tane “like” aldı diye sevinen ve seçimi çantada keklik gören adaylar bile var…
Halbuki hepimiz de çok iyi biliyoruz ki, en doğru anket, sandıktan çıkan sonuçtur. Özellikle de son yıllarda seçim anketleri yapan kuruluşların yayınladıkları sonuçların, doğruluğunun tartışılır hale geldiğini ve bu güvenirliliğini yitirdiğini de gördük…
Bugünlerde nereye giderseniz gidiniz, hangi ortamda olursanız olunuz, söz dönüp dolaşıp cumhurbaşkanlığı seçimlerine geliyor. Herkes kendi görüşleri doğrultusunda bir şeyler söylüyor. Hele de belli bir siyasi görüşün temsil edildiği bir ortamda iseniz, kendilerine yakın adayın kazanacağına siz bile inanır olursunuz. Onun için diyorum ki yapılan anketler bir takım doğrular içerse de, bazen yanıltıcı olabiliyor. Örneğin bir önceki yerel seçimlerde tüm anketler, DP adayı Mustafa Arabacıoğlu’nun seçimleri kazandığı yönünde ortak bir kanıyı aktarıyorlardı. Hatta seçime haftalar kala, seçimlerin formalite olacağını, çünkü kazananın belli olduğunu iddia eden araştırma şirketleri bile olmuştu. Sonuçta sandıktan, anketlerin tam tersine bir sonuç çıkmış, “kesin kazanır” dedikleri aday yarışı üçüncü sırada tamamlamıştı… Anketler genel bir gösterge olabilir ancak, yukarıda anlattığım örnek ve son seçimlerde yaşananlar, anketlerde de birtakım manipülasyonların yapıldığı gerçeğini de unutmamak gerekir. Örneğin bir adayın ismini öne çıkarıp, toplumda o adayla ilgili bir algı yaratmak, kararsız seçmen üzerinde etkili olabiliyor…
Bütün bunları niye yazdım. Meslek icabı farklı ortamlarda ve farklı siyasi görüşe sahip insanlarla konuşuyoruz her gün. İnanın o kadar farklı sonuçlar çıkıyor ki bu konuşulanlardan, bazen biz bile şaşırıyoruz. Örneğin bir adayın doğduğu bölgeden dolayı o bölgede tüm oyları alabileceğini, insanların kendi bölgesinden olan bir adaya daha sıcak baktığını söyleyenler kadar, tam tersini söyleyenler de olabiliyor…
Son zamanlarda farklı gazetelerde, farklı farklı anket sonuçlarını okuyoruz. Yayınlanan bu anketlerdeki ortak tek bir sonuç var o da, yarışın 3 aday arasında geçeceği gerçeği, ki benim de öngörüm üçlü bir yarışın yaşanacağı yönünde. Ve bir başka tespit ise, bu üç aday arasında büyük bir oy farkı olmayacağıdır. Seçimler önümüzde 4-5 aylık bir süre var. Büyük bir sürpriz olmaması halinde, at başı bir yarışın yaşanacağını ve iki turlu bir seçim yaşayacağımızı söyleyebiliriz. Finalde yarışacak ikili için de farklı iddialar duyuyoruz. İkinci tur için Siber – Eroğlu, Eroğlu-Akıncı, hatta Siber- Akıncı diyenler bile var. Hiçbir tahmin için “olmaz” diyemiyoruz. Çünkü son birkaç seçimde yaşadığımız kılpayı oranlar, bizlere bu ülkede hiçbir şeyin imkansız olmadığını gösterdi. Banko seçilir denilen, başbakan ve parti başkanı olarak girdiği seçimi kaybeden siyasiler gördük son yıllarda…
Onun için diyorum ki, hiçbir sonuç sürpriz değildir artık benim için…
Bu seçimlere yönelik bir başka tespitim ise, atbaşı bir yarış olacağı için oldukça da bel altı propagandalara şahit olacağımız yönündedir. Bunun ilk işaretlerini de bugünlerde görebiliyoruz. “Bu Türkiye’nin adayı, o Kıbrıs konusunu bilmez, bunlar bizi Rum’a satacaklar” gibi karşılıklı suçlamalar ile rakibine dezavantaj sağlamaya çalışacaklar kadar, kişisel saldırıların da yapılacağı “kirli” bir seçim süreci geçireceğimizi temenni etmiyorum ama tahmin ediyorum.
Parti içi ve kişisel hesaplaşmaları da, geçmişe dayanan faturaların kesileceğini de, kimilerinin ummadığı yerlerde darbe yiyeceğini de yaşayarak göreceğiz…            
 

YERİN KULAĞI VAR
OLMADI FATMA HANIM:

Siyasi hayatımıza yeni bir parti daha katıldı. Ulusal Adalet Partisi… Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun dev posterleri altında yapılan açılışta, Atatürk posterinin olmaması dikkat çekti. Ne diyor Fatma Solmaz, “500 bin nüfus, ilkokullarda zorunlu din dersi. KKTC’de 5 yıl ikamet edenlere vatandaşlık”. Bir şeyleri kaşımaya çalışıyor sanki Fatma Hanım…
ŞİMDİ NE DEĞİŞTİ:
DP-UG’den istifa edip UBP’ye katılan ve toplumun tüm kesimlerinin tepkisine neden olan Ahmet Kaşif, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından erken bir seçimin gündeme gelebileceğini ve bugünkü şartlarda UBP’nin yeniden iktidara geleceğini iddia etmiş. İyi de adama sormazlar mı, Sayın Kaşif, “Tek başına iktidarda olan UBP’yi iktidardan ederken aklınız neredeydi?” diye…  
BU KAÇINCI:
Ahmet Kaşif bir de, “Artık bugüne ve yarına bakıyorum. Tabii ki dünü kapatırken de o günlerden dersler çıkarıyorum” demiş. İyi de 7 seçim kazanmış, 9 kez parti değiştirmiş birisi olarak hala daha ders çıkaramıyorsanız, kusura bakmayınız ama bundan sonra ders çıkardığınıza kimseyi inandıramazsınız Sayın Kaşif…
DP’Yİ GÖREN VAR MI:
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Derviş Eroğlu’na destek vereceğini açıklayan DP’liler, Eroğlu’nun seçim gezilerinde ortalıkta pek görünmüyorlar. Örneğin, Eroğlu’nun son Mağusa ziyaretinde UBP ve UG’liler dışında DP’lilerin olmaması, dikkatlerden kaçmıyor. Ha Taçoy ile Dinçyürek’i DP’li diye sayarsanız onu bilemem… 
KARMAŞIKLAŞTIRMA ÇABASI:
AB’nin Kıbrıs konusuna müdahil olması yolunda gelişmeler var. Bu kez Türkiye’den de bunun aleyhine bir tavır yok gibi görünüyor. Ayrıca, doğal gaz konusunun müzakerelerde başlık haline getirilmesi de tartışılıyor. Benim bu işten anladığım, sorun çözülme değil, daha da karmaşıklaşma yolunda. Konular ve tarafların sayısı arttıkça, bir anlaşma belki bir on sene daha ertelenecek…

İŞTE SİZE YEPYENİ BİR PAZAR:
Bir özel havayolu şirketinin yaz aylarında bir hevesle başlattığı Bursa seferlerinin arkası gelmemiş… Bursa Kültür ve Turizm Elçileri Derneği, “Özel havayolu şirketleriyle görüşüyoruz. Eğer seferler canlanırsa, KKTC’de Bursa günleri yapacağız” diyor. Şirketin sorununun ne olduğunu bilmem ama acaba Bakanlığın haberi var mı? Bursa KKTC için yeni bir destinasyon bence ciddi bir potansiyel. Böyle bir ilgi de var olduğuna göre, kaçırmamak gerekmez mi?

ZİRVEDEKİLER
Tahsin Ertuğruloğlu: UBP milletvekili Ertuğruloğlu Meclis’te yaptığı konuşmasında,”Milliyetçilik yarışı ne kadar tehlikeli ve yanlışsa, çözümcülük yarışı da o kadar tehlikeli ve yanlıştır” dedi. Bugüne kadar başımıza ne geldiyse her şeyi siyah- beyaz diye ayırmamızdan gelmedi mi, hayatta gri rengin de olduğunu ne zaman kabulleneceğiz…

DİPTEKİLER
Teknecik’ten Ne Haber: Yanlış mı biliyorum, bizim havayı kirleten iki filtremiz yok muydu? Biri AKSA, biri Kıb-Tek’e, yani devlete ait Teknecik. AKSA filtresi zar zor takılmış, Bakan ziyaret etmiş, duyuruyor. Ya kendi sorumluluğundaki bir Kurum’un filtresi? Ondan haber yok. Kaplıca, Esentepe, Tatlısu zehirlenmeye devam etsin…








Başa dön tuşu