Köşe Yazarları

HİÇBİR ŞEY DEĞİŞMEMİŞ GİBİ






Türkiye’de şimdi emekli olmuş olan, generaller de dahil bir takım yüksek rütbeli subaylarla eski MİT müsteşarlarının şimdiki Ankara yönetimine karşı televizyonlarda demokrasi, özgürlük, kardeşlik, ifade özgürlüğü gibi konularda mangalda kül bırakmadıklarına tanık olunuyor.




Bu kimselerin çoğu 80 darbesinde de görevliydiler ve uzun yıllar darbeci rejimde sesleri çıkmıyor, görevleri neyse onu yapıyorlardı.



Görevleri neyse onu yapıyorlardı!

70’li yıllara bakılırsa görevleri solcu, demokrat avına çıkmaktı büyük olasılıkla, sonradan yükselecek rütbeleri henüz omuzlarına kondurulmadan.

60’lı yılların sonunda, 70’li yılların başında Ankara’nın çeşitli yerlerine, Kızılay’dan Kurtuluş yolu boyunca her yere Atatürk panoları yerleştirilmiş ve altına da onun imzasını taşıyan “Komünizm görüldüğü yerde ezilmelidir” şeklinde siyasi bir söz yazılmıştı. (Daha sonra yapılan araştırmalarda bu sözün uydurma olduğu anlaşılacaktı.)

Ama gerçekten de başını eziyorlardı.

Bu ezme, “süpürme”, bertaraf etme işlemlerinin sürdüğü o yıllarda Kıbrıslı öğrenciler de nasiplerini alıyorlardı.

O kadar ki, dönemin öğrenci gençliğine liderlik eden bir grup insanı sınır dışı bile etmişlerdi.

Aklımızda kalan isimler Kuydul Turhan, Fadıl Çağda, Dr. Turhan Korun, Dr. Doğan Harman’dır.

Öğrenci olmalarına rağmen Türkiye’ye girişleri yasaklanmıştı.

Bir söyleşisinde Eşref Vaiz o dönemlere atıfta bulunarak sınır dışı edilen Kıbrıslıların 10 kişi olduğunu belirtmiş ve şu isimleri vermişti:

Harper Vehbi, Saydam Ahmet, Taner Garip, Kuydul Turhan,  Fadıl Çağda, Dr. Turhan Korun, Dr. Hami, Doğan Harman ve Romans Mapolar.

O dönemde burada bir takım otoriter çevreler ve buna alkış tutan gazeteler vardı; bunlar Türkiye’nin tutumunu doğru buluyor, gazetelerinde öğrenci gençlerin başına gelenleri “Kızıllara sınır dışı” şeklinde duyuruyorlardı.

Diyeceğim,

Darbeci ve baskıcı askeri rejimlerin yaptığını şimdi Ankara yönetimi yapıyor.

Yukarıdaki listedeki isimler Kıbrıs’ta barışı, çözümü, demokrasiyi savunan insanlardı.

Bugün, Türkiye’ye girişi yasaklandığı söylenen isimler de aynı görüşleri savunuyorlar.

70’li yıllarda askeri rejimin haksızlığına uğrayanlar, bugün Akara zihniyetinin haksız icraatlarıyla karşı karşıya.

Üstelik yine burada yönetimde bulunanlar aynen o dönemlerdeki gibi kendi vatandaşlarına konan yasağı haklı buluyorlar…

Dün darbeci rejimleri alkışlayanlar, bugün fetihçi zihniyetin tutumunu alkışlıyorlar…

Sorsanız o eski askerler de alkış tutacaklar hatta birçok Türk aydını da…

Buradan bakıldığında sanki hiçbir şey değişmemiş gibi görünüyor…

 





Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu