Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Hiç mi iyi bir şey olmaz?

barış Uzunahmet

Yeni öğretim yılı başladı, medyada eğitimde olup bitenlere göz atayım dedim, atmaz olaydım. Hiç mi iyi bir şey olmaz? Olur elbette… En azından öğretmenler tüm imkansızlıklararağmen canla başla çalışıyordur diye düşünüyorum.

İlk gözüme çarpan KTÖS’ün açıklaması oldu. KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş şöyle diyor son yaptığı açıklamasında: “Okullara tek kuruş bütçe sağlama, spor, gezi, temizlik, üniforma, İngilizce kitabı ve her şey velilerden bekle, ek derslik, yeni okulu yapımını iş insanlarından ve belediyelerden iste, sonra sen yapmış gibi övün… Okullara yasa dışı öğretmen yardımcısı istihdamına göz yum, okullardaki temizlik işlerini taşeron şirketlere devret, emek sömürüsüne ortak ol, eğitim gemisini yüzdürebilmek için okulları birçok konuda öğrencilerden para toplamak zorunda bırak, ama sıra kitap ve kırtasiyeye gelince, öğretmenleri, okul yöneticilerini tehdit et! Okulları ayakta tutan, eğitim gemisini yüzdüren ve eksikliklerini tamamlayan öğretmenlere teşekkür edeceğine, hedef göster! Konteynerde, şantiyede çocukların güvenliğini sağlamaya çalışan okul yöneticilerinden memnuniyet getireceğine, itibarsızlaştırmaya çalış!”

Devlet okullarında çocuk okutan ailelerin da ciddi paralar harcadığını biliyoruz. Hele bir de öğleden sonra çocuklara bakacak biri yoksa özel dershane ve kreşlere harcanan paralar, özel okul ücretlerine harcanan paralara yanaşıyor.

Anayasamıza göre eğitim 18 yaşına kadar ücretsizmiş. Ülkeyi yönetenlerin anayasayı taktığı yok ki…

Diğer taraftan KTOEÖS yeni öğretim yılına eylemle başladı. Geçtiğimiz öğretim yılı sonunda sorun olan başörtüsü meselesinin çözüldüğünü zannediyorduk ama birileri bu sorunun bitmesini istemiyor anlaşılan…

Bir başka dikkat çekici haber, KKTC’deki tüm üniversitelerin itibarını zedeleyen bir üniversitenin verdiği sahte diplomalar ile ilgili mahkeme süreci devam ederken üniversite yöneticisi sahte diploma verdiğini itiraf ediyor.

Bir başkası yine sahte diploma düzenliyor ve diş hekimliği yapabiliyor ve ancak birkaç yıl sonra tutuklanabiliyor.

KKTC’de itibar kaybı yaşayan ve kontenjanlarını yeterince dolduramayan üniversitelerin şimdi de ek kontenjanlara umut bağladığını görüyoruz. Zaten ülkeye gelen öğrencilerin de çok büyük bir kısmının da burslu olduklarını bu süreçte öğreniyoruz.

Tüm bu olumsuzluklar yanında bir de uyarıcı bir haber var. Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Dr. Erdem Beyoğlu’nun söyledikleri çok önemli… Son yıllarda okullardaki en önemli sorunlardan biri olan akran zorbalığı ile ilgili şöyle diyor: “ Akran zorbalığı özgüven ve depresyona yol açabilir. Bu durumun erken fark edilmesi önemlidir. Hem mağdur hem de zorbalık yapan çocuklar için destek planlarının hazırlanması gerekir”

Umarım Sayın Beyoğlu’nun söyledikleri ülkede eğitimi yönettiğini iddia edenlerin kulağına gider de belki bu konuda gereken yapılır. Çünkü bu konu artık okullarımızdaki en önemli sorunlardan biri…

KKTC’de tüm bunlar ve benzerleri yaşanırken Euronews’debir haber dikkatimi çekiyor. Avrupa’da gayrisafi yurt içihasılanın (GSYİH) içinden eğitime ayrılan pay 2013 yılından beri en düşük seviyeye ulaşmış. En çok pay ayıran %7 ile İsveç… Türkiye %3.38 ile 30 ülke arasında 27’ci sırada.. Yani eğitime en az para ayıran ülkelerden biri…

Türkiye bu haldeyken KKTC’de durum nedir acaba? Ben yine de iyimser olayım ve KKTC’nin Türkiye’den bir tık daha iyi olduğunu düşünüyorum.

Umarım öyledir.