Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Herkesin dilinde bu formül…

Meclis kilitlendi ya, her kafadan bir formül çıkıyor.

İlk kez önceki gün bir grup avukat arkadaşla sohbet ederken ortaya atıldı. Orada biraz tartıştık…

Formül şu; daha doğrusu UBP’nin deneyebileceği şu…

Madem ki CTP, HP ve TDP UBP ile ortaklık kurmayı reddediyorlar, o zaman “Hüseyin Özgürgün dışta kalır, hesap sorma da dahil muhalefetin şartları kabul edilir ve bir koalisyon olur”…

Dün başka başka yerlerde de bu görüşün dile getirildiğini duydum.

Hatta, UBP içinde erken bir kurultayla Başkanlığa oynayan isimlerin, çeşitli kulislerde bu formülü “Türkiye’nin isteği” diye yaydıkları duyumunu da aldık.

Hele de Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu’nun, “İnşallah, koalisyona girmeyiz gibi açıklamalar bir kenara bırakılır” sözlerinden sonra…

CTP ve HP Genel Başkanları aylardır tek bir şey söylüyorlar; “UBP’yle olmaz”…

Nitekim seçimden sonra her iki parti de yetkili organlarından aynı kararı çıkarttı…

Her neyse, onlar böyle bir formülü kabul eder, etmez, o ayrı mesele…

Ama bu hesapları yapan UBP’liler hesap sorulacak olanın sadece Özgürgün olduğunu mu düşünüyorlar..?

Yani mesele, sadece Özgürgün’ün kaynağını açıklayamadığı paraların soruşturması mıdır..?

Peki ya sayıları iki yılda 2 bini geçen, haksız vatandaşlıklar..?

Diğer yasaları zorlayarak yapılan işler..?

Mesela Karpaz’ın imara açılması olayı..? Bunun için yeniden yapılan derecelendirme..?

Kendi adamları ağırlıkta olmak üzere dağıttıkları kırsal kesim arazileri..?

Sonra seçim öncesi vaadedilen yeni bir vatandaşlık yasası ya da müşavirliğin kaldırılması gibi yasalar, Özgürgün’süz de olsa, UBP ile mümkün müdür..?

UBP’liler, 20 ay boyunca yapılan onca usulsüzlük, peşkeş ve daha nice olayları sadece Özgürgün üzerine yıkıp, kendilerini temize çıkaracaklarını mı sanıyorlar…

Sırf hükümet kurulsun diye, pisliğin üstünü örtmek demek, sadece durumu idare etmek olacaktır.

Bu noktada size bir anektod…

2013 seçimlerinin ertesi. CTP birinci parti çıkmış. Yine hükümet kurma tartışmaları var…

O dönemde henüz parti başkanlığa dönmemiş olan Mehmet Ali Talat’ın bir açıklaması var.

UBP ile koalisyon kurulursa hesap sorulamayacağını ileri sürenlere “UBP’nin yarısı DP’dedir, onlardan nasıl hesap sorulacak?” diye soruyor ve “Kaldı ki yolsuzlukları araştıracak en önemli kurum Başbakanlık Denetleme Kurulu’dur ve tümüyle Başbakan tarafından atanır. Araştıramayacağı bir şey bulunmayan bu kurulun uygun elemanlardan seçilmesi halinde başarılı olacağına inanıyorum” diyor.

Sonuçta Özkan Yorgancıoğlu’nun yönetimindeki CTP, Talat’ın “Eroğlu’nun etkisinde” dediği DP ile koalisyon kuruyor…

Hatırlayın, ne Başbakanlık Denetleme Kurulu eliyle ne yargı eliyle herhangi bir hesap falan sorulmuyor. Bir KTHY konusu bile Meclis’te soruşturulamıyor, öylece kalıyor…

Sadece durum, vaziyet idare ediliyor…

O hükümet de daha önceki ortaklıkları gibi 2 yıl içinde çöküp gidiyor. Geriye sadece kaybedilmiş yıllar kalıyor. CTP, arkasından gidiyor ve UBP ile koalisyon kuruyor.

Yanlış anlaşılmasın. Bugüne kadar kurulmuş en geniş tabanlı hükümetti. Keşke başarılı olabilselerdi. Keşke UBP’nin gözü dışarıda olmasaydı… Belki de şu son 2 yılda yaşadığımız rezilliklerin hiç birini yaşamazdık, seçimler de zamanında yapılırdı.

Ben görüşüm bir kez daha tekrar edeyim, bence ya şimdi sorulur bu hesap, ya hiçbir zaman…

Ve bence hesap sorma konusu, hükümette olmaktan da daha önemlidir…

Bu arada hesap soran tek hükümet olarak da, geçici Sibel Siber hükmetini hatırlıyorum. Haksızca verilen vatandaşlıkları ve arsaları iptal etmişti mesela…

Herkes sözünün arkasında durur, hesap sormayı birinci öncelik yaparsa, içinde kimin olduğunun da fazla bir önemi yok, seçim halkoylaması yasasını değiştirme görevi de olan bir seçim hükümeti neden kurulmasın..?

 


YERİN KULAĞI VAR

NİYE KIZIYORLAR ANLAMADIM:

CTP ve HP’nin, “UBP ile bir hükümet ortaklığı yapmayacağız” açıklamaları toplumda farklı algılara neden oluyor. Bu iki parti sanki seçim sonuçlarından sonra böyle bir karar almış gibi… Ancak, hem CTP, hem de HP daha sandıklar kurulmadan UBP ile hükümet kurmayacaklarını defalarca açıklamışlardı. Şimdi kimse çıkıp da bu kararların altında buzağı aramasın. Unutmayın ki geçmişte, birinci parti olan ve tıpkı UBP gibi 21 vekile sahip CTP de hükümette değil, muhalefette yer almıştı. Yani birinci gelen ille de hükümet olacak değildir…

 

YDP İLE OLMAZ:

Koalisyon senaryolarıyla ilgili ne söyleyeceği en çok merak edilen TDP çoklu koalisyon şartını açıkladı. Parti MYK’sından “UBP ile koalsiyona hayır” kararı çıkarttıktan sonra olası koalisyon şartlarını açıklayan TDP Genel Başkanı Özyiğit, YDP’nin içerisinde olduğu bir koalisyon senaryosuna katılmayacaklarını net bir şekilde ifade etti. Yani Cemal hoca, YDP’nin olmadığı bir olası bir koalisyon için kapıyı gındırık bıraktı…

 

UYARILAR GELMEYE BAŞLADI:

Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, seçim sonuçlarının kaosa dönmesi üzerine, Mart ayında başlaması beklenen görüşmeleri bahane ederek, yeni hükümetin bir an önce kurulması tavsiyesinde bulundu. Çavuşoğlu son günlerde sıkça tartışılan “Başkanlık sisteminin” de artık düşünülmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye’den gelen bu telkinler tıkanmış hükümet formüllerinin önünü açar mı, bekleyip görmek lazım…

 

NE EKTİYSENİZ, ONU BİÇİYORSUNUZ:

UBP Genel Sekreteri Dursun Oğuz, “UBP ile koalisyon kurmayız” diyen CTP, HP ve TDP’yi eleştirerek,  “Demokrasiyi kilitleme hakları yoktur” mesajını verdi. İyi de parti başkanınız seçim süresince, bu parti başkanlarını kaale almayarak, yapılan tüm tv programlarını redderken, hakkındaki iddialara sessiz kalırken aklınız neredeydi? Kendinizden başka kimseyi kaale almadığınızda, bu işin sonunun böyle olacağını da tahmin etmeliydiniz. Kusura bakmayın ama dün ne ekdiyseniz, bugün onu biçiyorsunuz…

 

ORTAKLAR HEP KAYBETTİ:

Bilmem katılır mısınız ama, yıllardır UBP ile ortaklık yapan bütün partiler ilk seçimlerde dibe vurdular. Son UBP-DP hükümeti de bunun en son örneği. UBP-DP hükümetinde Başbakan hiç konuşmadı, Denktaş konuştu, eleştiri oklarını üstüne çekti. Sonuç olarak seçim sonuçları UBP’yi uçururken, ortağı DP’yi yerlerde süründürdü. DP kadar olmasa da, CTP için de aynısını söyleyebiliriz. UBP’ye bulaşan ilk seçimde gücünden çok şey kaybediyor…

 

HOŞ OLMADI:

Geçen seçimlerde de benzer bir olay Mağusa’da yaşanmıştı. Bu kez “helva” dağıtmanın adresi Yeşilyurt oldu. Çaluda’larla Kemal Dürüst’ün eskiden beri bölgedeki çekişmesini bilmeyen yok. Dürüst’ün son seçimleri kaybetmesi üzerine bazı UBP’lilerin helvasını dağıtması ve bunu sosyal medya üzerinden servis etmesi, hiç hoş olmadı… UBP’nin kendi içindeki kavgalarının bir örneğiydi. Görülen o ki, bugünden sonra bu örnekler daha da  çoğalacak.

 


 

ZİRVEDEKİLER

Kudret Özersay (HP Genel Başkanı): “Seçim sürecinde halkı kaale almayan, bizi kaale almayan, sorduğumuz hiç bir soruya yanıt vermeyen, bizimle TV programına çıkmayan Hüseyin Özgürgün bize ‘koalisyon kurmak için’ geldiğinde, biz kendisiyle neden görüşeceğiz bana birisi söyleyebilir mi?”.


DİPTEKİLER

Zor Günler: O zor günler hepimizi bekliyor. UBP ve DP hükümetinin, ellerinde zaman ve imkan olduğu halde hazırlamadığı 2018 bütçesi hepimizin canını yakacak. Bakıyorum, hayat pahalılığı, asgari ücret tartışmaları yapanlar var. Durun be kardeşim, ay sonu maaşları nasıl alacaksınız önce onu düşünün. Dediğim gibi tek bir sorumlusu var, kasıtlı bir şekilde ülkeyi bütçesiz, felaketin eşiğine getirip bırakan UBP-DP hükümeti…