Akın Aktunç aradı dün…
UBP’den Lefkoşa Meclis Üyesi adayı…
Uzun yıllar da Lefkoşa’da belediye meclis üyeliği yaptı.
Şemi Bora döneminde de asbaşkanlık görevini yürütüyordu…
Dün kaleme aldığım yazıyı gündeme getirdi…
“Lefkoşa’nın sorunu budur. Belediye başkanlarının odaklanması gereken sorun personel yapısındadır. Ya personel daha verimli kullanılacak, ya da personel sayısı azalacak.”
Maalesef, LTB’deki personel sorunu herkesin üzerinde popülizm yaptığı bir alana döndü…
“Aman konuşmayalım, ya oy kaybedersek…”
Daha önce de dediğim gibi…
Başkent sokaklarına baktığınız zaman 900 kişilik iş görmezsiniz…
Ya 900 kişilik iş üretilecek ve gelirler de o oranda yükselecek…
Ya da üretilen iş, yaratılan gelir kadar maaş alınacak…
Bunun ötesi yoktur.
Ancak, bakıyorum da başkan adaylarında, “seçimi atlatalım da…” tavrı vardır…
Sendika, yani BES, Kadri Fellahoğlu’na, “Madem bulup ödeyemeycen, ne geldin?” demişti…
Sendikanın da üzülerek görüyorum ki, “toplumsal” değil, “zümresel” bir bakış açısı, duruşu vardır…
“Vezneden topla, bize öde” tavrı, Lefkoşalının da “emeğe saygı” anlamında bakış açısını etkiliyor…
“Ne ama ben vergi verecem, hizmet almaycam, belediye da sadece maaş ödeyecek” yaklaşımı, şu anda sadece çalışanın zararınadır…
Ben, bu Lefkoşalının, adayların mega projelerini gündeme getirirken, kara delik konusunda da ne yapacağını dinlemek istiyorum.
Akın Aktunç’un yazılanları desteklemesi bu anlamda benim için önemlidir.
Ben yazdım diye değil…
Lefkoşa’nın hal ve gidişi, Lefkoşalının mağduriyetinin giderilmesi açısından önemlidir…
***
Devlet ne yapacak?
Girne dumana boğuldu…
Haberi okudunuz.
Çöplük yanıyor, ondan…
Lefke’deki çöplük, resmen Lefkeliyi kanser ediyor…
Güzelyurt’ta çöplük ikide birde yanmaya başlıyor.
İskele’de her seçim dönemi, “çöplük yanmaya başladı” haberleri medyaya düşüyor…
Mağusa çöplüğü, Mağusa’ya yakışıyor mu?
Bakınız.
Neden halen daha, her bölgede çöplük sorunu yaşıyoruz…
Hani Güngör Çöplüğü, Dikmen sorununu bitirecekti.
Hani bu ülkede artık “Dikmen Çöplüğü” sorunu olmayacaktı.
Bir çırpıda sizlere, “beş tane Dikmen” saydım…
Lefke’de de…
Girne’de de…
Mağusa’da da…
İskele’de de…
Güzelyurt’ta da…
Artık yeni birer Dikmen faciaları vardır…
Peki neden?
Zira, Güngör Çöplüğü’nü yaratanlar ve artık bu ülkede çağdaş çöp toplama ve çağdaş çöp depolama sistemi geleceğini söyleyenler, gereğini yapmadı da ondan.
Çöp toplama istasyonları yok.
Lefke’den Güngör’e çöp taşıyacak sistem yok…
Mağusa’nın çöpü Güngör’e taşımakla biter mi?
Girne, İskele, Güzelyurt’un da öğle…
Oysa, belirli bölgelere kurulacak çöp depolama ve ayrıştırma alanları olacaktı.
Oralarda toplanan çöpler Güngör’e taşınacaktı…
Ama ne oldu?
Hiçbiri yapılmadı.
Gereği yapılmadığı için de, çöplükler bugün seçim öncesi muhalefette duranların malzemesi haline dönüştü.
Oysa devlet, maalesef birçok konuda olduğu gibi bu konuda da sınıfta kaldı.
Gereğini yapmadı.
Güngör’ü büyük paralara kurdu ama Güngör’e çöp gitmiyor…
Ülkenin tüm çöpü oraya gidecekti, olmadı.
Belediyeler suçlu öyle mi?
Belediye başkanları suçlu öyle mi?
Ya, yaptığı tüm projeleri yarım bırakan devlet…?
Ya, bu ülkenin acil ihtiyaçlarına cevap veremeyen iktidarlar?
Ya bu halkın önceliğini kavrayamayan siyasiler…?
Ama en kolayı, üzerinden proje yapmak…
“Çöplük yanıyor, bize oy verin…”
“Ha yavrum ha…” diye bir laf türedi şimdi…
Tam da öyle…
































