Köşe Yazarları

Herkes şaşkın







İskele Gençler Birliği taraftarıyım… Larnaka göçmeniyiz. Özümüzü inkar edemeyiz.




Başkent Lefkoşa’da kurduğumuz sosyal ilişkiler nedeni ile oğlum Küçük Kaymaklı fanatiği oldu. Altyapısına gidiyor. Haliyle maçlarını da kaçırmıyoruz. Bu gidiş- gelişler nedeniyle, Kaymaklı gol attı mı ayağa kalkıp alkışlayacak kadar sempatim arttı.
Futbolu seviyorum.
Trabzonspor’u da futbolu sevdiğim kadar seviyorum.
KKTC’de Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş dışında Trabzonspor’u tutan pek isim yok. Karadeniz göçmenleri dışında, hepimiz birbirimizi tanırız. Azınlığız yani. Olsun…
Son 2-3 günde farklı bir heyecan yaşadık.
Apollon-Trabzonspor maçı nedeniyle…



Bir de uçak işi…
Trabzonspor’un adaya gelişi, malum olaylı oldu.
Direkt geldi.
1974’ten bugüne ilk kez…
Herkes şaşkın.
Kıbrıs Türkü üzgün…
Trabzonspor kafilesi ise olayın farkında dahi değil…
Uçağa bindiler…
Larnaka’ya indiler.
Şimdi siz bu insanlara, “Neden erken indiniz? Lazım 3 saat daha kalmanız gerekirdi Rodos Adası’nda… Kıbrıs… Güney Kıbrıs… Siyaset… Tanınma… Tanınmama…” deseniz… Ne anlarlar…
Colman ne anlar?
Mustafa Akçay ne anlar?
Bosingwa, Malouda?
Ne anlar…
Bunlar esas, “Yahu neden burada bekliyoruz da direk gitmiyoruz” diye sorar.
Maç için gelen kafilede, bu iş mutluluk dahi yarattı.

Başkan da “tartışmalara” şaştı…
Trabzonspor’u takip eden çok sayıda gazeteci ile dün öğlen yemeği yedik.
Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu da yemeğe katıldı.
Kıbrıslı Türk gazeteci olarak da sadece ben vardım.
Doğal…
Zira, ev sahibi de sayılırım.
Kıbrıs sorunu üzerine hem gazetecilerle, hem başkanla, hem asbaşkan Sabahattin Çakıroğlu ile bol bol sohbet ettik.
Başkanın ilk sorusu şu oldu, “Biz bir kabahat mı işledik?”
Başkana, 1974’ten bugüne hiçbir uçağın, Türkiye’den kalkarak, direkt olarak Güney Kıbrıs’a inmediğini anlattım.

Hacıosmanoğlu: Bizim işimiz sahada
Başkan olayı anlamak için Türkiye’de yetkililerle konuşacağını söyledi.
“Bu biraz da siyasi bir tartışma” yorumu yaptım.
Başkan, “Biz hiçbir şekilde, direkt gidelim demedik. Organizasyon ne ise, biz ona uymaya hazırdık. Pilot, Rodos üzerinde, ‘Larnaka’ya iniyoruz’ dedi. İndik. Bu tartışmaları da bugün, yeni yeni öğrenmeye başlıyoruz. Türkiye Ulaştırma Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı… Herkes bir açıklama yaptı. Şaşırdık…” diyor
Şöyle devam ediyor:
“Bizim işimiz sahada. Siyaset konuşmak bizim işimiz değil. Biz sahada konuşacağız.
Kıbrıslı Türkleri de anlıyorum. Uluslararası sporun dışındalar. Biz Türkiye’yi UEFA’da temsil eden bir takımız ve uluslararası kurallara uymak durumundayız. Trabzonspor kurumuna zarar gelmeyecek şekilde, Kıbrıslı Türklerle her türlü iş birliğine de hazırız…”

Karaman da üzgün
Trabzonspor Sportif Direktörü Ünal Karaman ile de dün telefonda konuştuk. Karaman da uçak işine girmek istemedi.
Sadece, “Kıbrıs Türkü için üzülüyoruz. Dünya sporunun Kıbrıslı Türkleri dışlaması bizim yaşam felsefemize uyan bir şey değil. Üzgünüz” demekle yetindi ve “Her alanda yardıma hazırız” cümlesini kurdu.

İlk kez yönetici grubu Kuzey’e geçti
Bu arada, Trabzonspor üçüncü kez maç için Güney Kıbrıs’a geldi.
Bir kez de Fenerbahçe…
Trabzonspor yöneticileri, dünü KKTC’de geçirdi.
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ziyareti yanında…
Büyük Han’da da bol bol zaman geçirdiler.
Bol bol fotoğraf çekip, Türkiye’den gelen spor yazarları ile buluştular.
Bu da bir not olarak söylenmesi gereken bir konu…

***

Bize yine hüsran
Hepsi yalan, bu gerçek…
Uluslararası kurallar, Kıbrıs sorununun içinde bulunduğu çıkmaz nedeniyle bizi dışlıyor.
“Antrenman bile yapamıyoruz” birlikte…
Kaldı ki maç…
Hemen yanı başımıza geliyor Türkiye takımları…
Futbol…
Basketbol…
Voleybol…
Ve daha birçok spor dalında maç yapıyor.
Rum Milli Takımı, “Kıbrıs bayrağı” ile Mersin’e gidiyor, TC Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan seremonide, ayakta alkışlıyor.
Bize kalan ne?
Dışlanmışlık…
Hüsran…
Öksüzlük duygusu…
Ve çaresizlik…
Çözümsüzlük devam ettiği sürece…
Hep “seyreden biz” olacağız.
İsyan etti KTFF Başkanı Hasan Sertoğlu:
“Bana Kıbrıs Futbol Federasyonu ile görüşme diyenler, ne yapacak şimdi?” diye sordu…
“Ben artık Türkiye takımlarını, Kıbrıs’ta maç yaparken izlemek değil, onlarla futbol oynamak istiyorum” diye de üsteledi.
Haksız mı başkan?
Haklı…
Daha ne kadar kenardan izleyeceğiz…
Daha kaç nesil yeteneklerini sadece “biz bize” sergileyecek…









Başa dön tuşu