Köşe Yazarları

Her Zamankinden Daha Mahzun


Geçenlerde Çağlayan yolunu tuttum hava bulutluydu, efgalipto ağaçlarının gölgesi geniş.

Yusuf Kaptan sahası çoktan çimlendirilmiş üstünde top oynanmakta.

Bir zamanlar surlar toplarla dövülmüştü, bu yüzden hisar altlarında yüzlerce kuru kafanın gömülü olduğu muhakkak…

Taksim (Cirit) sahası “fasariyalar” yüzünden kullanılmaz hale gelince Yusuf Kaptan sahası yapılmıştı.

Milli törenler, gösteriler, futbol müsabakaları o sahaya taşınmıştı karşısında yazlık ve kışlık Taksim sinemaları vardı.

Hangi yıllardı o dönemin gazetelerinden bulunabilir Göksel Arsoy da, Orhan Günşiray da gelmişlerdi adaya, Taksim Sinemasının önünde görmüştüm bir tanesini Mualla Sürer de vardı tahminen mevsim bahardı…

Çağlayan yolu hüzün yoluna döndü, hâlbuki aşk yolu gibiydi, çok eskiden de “belediye orman yolu” ydu adı (o orman nerede?), çoktandır bayram yerleri oradan kaldırılınca bütün canlılığı bitti bölgenin, sahipsiz bir kedi yavrusu gibi şehrin bir köşesinde inlemekte.

Çocuk Bahçesinin karşısında Halk Sineması vardı ve Londra Pastanesi, yerlerine beton binalar çoktan dikildi, bir de “Şakir’in evi” dedikleri bir ev vardı iki katlı eski Türk evlerinden taş havuzlu, ki birkaç hurma ağacı hala durmakta, günümüze sarkan bir tek Anibal kalmıştı o da en sonunda hatıralara karıştı…

Arabayı park edip kaldırımlarında yürüdüm bir aşağı bir yukarı, böyle bayram zamanlarıydı tekmil ahali oradaydı, insanların gürültüsü sinemadan çıkan seslere karışırdı, şimdi her köşesi her bucağı ölümcül bir sessizlik içinde, nasıl paramparça edilir hatıralar şaşar kalır insan…

Bahçede deniz taşlarından yapılmış fıskiyleri “Ankara Parkı” yapacaklar diye söküp attılar, bir daha yerine koyamadılar!

“Millet Bahçeleri” Türkiye’de yeni cumhuriyetin fikirleri arasındaydı ki bugünlerde tartışma konusu.

İşte o fikirlerden hareketle olmalı bugün Rum kesiminde kalan bahçeye bir zamanlar  “Millet Bahçesi” denmişti, görmeyenler görsün…

Çağlayan’dan başka bir manzaraya geçelim.

Kanlıdere’ye bisiklet projesi varmış iyi olur herhalde.

Ama yalvarıyorum!

Golf sahasına yakın boş alanlar apartmanlarla doluyor!

Gün gelecek ve hızla gelecek bellidir, Kanlıdere sağlı sollu kişiliksiz beton binaların arasında tekmil kaybolacak…

Belki bir gün, gün olur biri gelir Kanlıdere’ye dört mevsim su akıtacak projeler yapar, kim bilir sen yapamazsan bir başkası yapar, o derenin boydan boya ve şehre uzanan kolları ile birlikte düşünülmeli o yapılaşmalar…

Onca laftan sonra söylemek istediğim,

Böyle bir bayram gününde Çağlayan her zamankinden daha mahzun…



Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı