Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

HER ŞEYE RAĞMEN BİR FOTOĞRAF ALBÜMÜNÜZ OLSUN. BİR DE…

Mektup denen şey, yazının bir kalemle bir kağıt üzerine yazılması ve bir zarfa konulması, postaya gidilmesi, zarfın üzerine gönderenin ismi ile gidilecek yerin adresi yazılması ve zarfın genellikle üst sağ köşesine bir pul yapıştırılması ve eğer zarf yurtdışına gönderilecekse bir de “by air mail” etiketi yapıştırılması ve nihayetinde zarfın posta kutusuna atılması değil miydi?

Şimdi her şey değişti.

Mektup defteri alan yok.

Kalem ve mürekkep kullanan yok.

Mektup yazan yok…

Zaman ilerledikçe her şey değişebiliyor; insanların tutum ve davranışları, gelenekleri ve alışkanlıkları da değişebiliyor.

Köy köy, şehir şehir dolaşıp kim düğün davetiyesi dağıtır ki?

Bu alışkanlığın da sonuna gelindi.

Davetiyeler genellikle sosyal medya kanallarından iletiliyor; belki çok yakın kimselerin kapısı çalınmakta.

Bu durumda az bir zaman sonra matbaa marifeti ile davetiye basımı da ortadan kalkacaktır; yoksa kalktı mı?

Bir hayattan bir hayata geçiş kendi nostaljisini yaratır; mazide ne kalmışsa hepsi hatıralar arasına girer.

Bir hayattan bir hayata geçerken eskiyi yaşayanların bocalaması hiçtendir ve normaldir.

Her nesil için bu bocalamaların olduğunu söylemek mümkün.

Dün olduğu gibi bugün de olmakta ve nihayetinde yarın da olacaktır…

Eskiler, hayatı başkalaştıracak ya da yerleşmiş alışkanlıkları kökten paramparça edecek olan yeniliklere önce karşı çıkarlar; bunlara uyumda zorlanırlar, bir örnek verilecek olursa günümüzde “akıllı telefon” lara ayak direten eski alışkanlıklarına bağlı kimselerin sayısı azımsanmayacak miktardadır.

Ancak ne çare!

Akıllı telefondan yüz yüze hasret gidermenin ya da anında haberleşmenin rahatlığı o çaresizliğin üstesinden gelmektedir genellikle.

Hayat böyledir.

Yenilikler ve değişen koşullar değişmek istemeyeni de değiştirir; bundan kaçış yok…

Yine de postacının kapıya dayanıp size bir mektup ulaştırması başka bir şeydi.

Ya da her gün o posta kutusuna bakmanın heyecanı.

Şimdi cep telefonunuza gelen herhangi bir mesaj sizde hangi heyecanı uyandırabilir ki?

Ne üzüntülerin ne sevinçlerin paylaşıldığı bir dünya bu!

Bu durumda birçok alışkanlığın terk edildiği gibi, bazı duyguların da eriyip kaybolma sürecine girdiğini söylemek mümkündür ve bu insanlık adına oldukça düşündürücüdür?

Değişen bütün gerçekliklere ve bütün koşullara rağmen, en azından bir cep telefonundan zihninizin şekillendirilmesine izin vermeyiniz.

Öte yandan, fotoğraflarınızı bilgisayarlarda istifleyebilirsiniz,

Ama bir fotoğraf albümünüz olsun.

Bir de penna’nız.

Bazı şeylerin kaybolmasına direnmek mümkün…