Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Her neslin gördüğü aynı şey

Belki böylesi daha iyidir.

Niye herkes mülk sorunuyla uğraşsın ki?
Bu sorun hep olmuştur zaten.
Ve bir çözüm olsa da olacak…

Önce yadırgardım doğrusu.
Sosyal medyada insanların olur olmadık meselelerle ilgilenmeleri neyin nesidir?
Kimisi eski evlerin peşinde,
Kimisi eski sokakların, kimisi yaptığı yemeklerin,
Kimisi bahçesindeki çiçeklerin,
Kimisi kedisinin köpeğinin peşinde…

Kedisi hatta papağanı ile poz verip bunu yayınlayan vatandaşlarımızın mutluluğu gözlerinden okunmaktadır…

Belki böylesi daha iyidir.
Çünkü hayat budur.
Nasıl olsa istihdam sorunları yine olacak.
Asgari ücret sorunu hiç bitmeyecek.
Ve diğerleri…

Ansızın fol yok yumurta yok,
Diyor ki “Yönetim şekli değişmiştir.”
Sanırsınız omzu kalabalıklar idareye el koydu.
Bakarsınız “asrın lideri” söylüyor.
Sivil kişi; en yetkili ağız.
Yönetim değişti diyor…

Ya yarın gelir de ansızın,
“Kıbrıs’ta her şey değişmiştir…” derse?

Zamanında Makarios’a sormuşlar.
“Siz Kıbrıslısınız. Neden Helen olduğunuzu ve Yunanistan’a bağlanmak istediğinizi söylüyorsunuz?”
Makarios cevaplıyor:
“Kıbrıs’ta yüzyıllardır Helen milleti vardır. Biz Yunanistan’dan geldik ve Yunanlıyız. Helen milletindeniz. Kıbrıs’ta Kıbrıslı diye bir millet yoktur. Kıbrıs’ın tek yerlileri vardır. Onlar da dünyada benzeri olmayan bizim iri ve güçlü eşeklerimizdir. Kıbrıs’ın esas yerlileri eşeklerdir.”

Sosyal medya söylentilerine bakılırsa, Kıbrıs eşekleri Afrika’dan gelmiştir.
İnsan ister istemez sorar:
Yahu bu Kıbrıs kimin?
Eşeklerin mi,
Helenler’in mi,
Türklerin mi?
Tampler Şovalyelerin mi, Venediklilerin yoksa Lüzinyanların mı?
Kimin?

Ama sorunu elbette Kıbrıs eşekleri çözemez…

Mülk sorununa takıp da rahatsız olmaya gerek yok.
Dediğimiz gibi,
Çözüm olsa da bu mülk sorunu sürecek.
Henüz Kıbrıs sorunu yokken de mülk sorunu vardı.
Birçok sorunun çözümünü bizim neslin görmeye ömrü yetmeyecek…

Muhtemel yaşanabilecek, görülebilecek meseleler üzerinde durmakta yarar vardır.
Kapılar açılınca, Trodos’ların görebildiği gibi.
Köylere kasabalara tekrardan gidebildiği gibi.
Birçok mesele askıda kalsa da görülebilecek çok şey vardır…

1877 yılında ölenler İngiliz’in adaya gelişini görememişlerdi,
1920 yılında ölenler Lozan Antlaşmasını,
1930 yılında ölenler 31 İsyanını,
1949 yılında ölenler EOKA mücadelesini,
1959’da ölenler Kıbrıs Cumhuriyetini, 1982’de ölenler KKTC ilanını,
2000’de ölenler Annan Planını görememişlerdi…

Ne oldu ki?
Hayat devam ediyor.
Sorunlar da…

Ama bu adada her neslin gördüğü bir tek şey vardır,
O da Kıbrıs eşekleridir…