“New Jersey Korkuluk” diye hayatımıza girdi…
İhale falan da yapılmadı…
Ülkeye gelen bir “beton dökme makinesi” ile, “şehirlerarası” yolların birbirinden ayrılması için adım atıldı…
“Makine sadece bir tek kişide var” denilerek, ihaleye de çıkılmadı.
Müteahhitler de buna ses çıkarmadı…
Ve, New Jersey Korkuluk ile alakası olmayan bir “Çin Seddi” modeli ile yollar birbirinden ayrıldı.
Nedir New Jersey Korkuluğu?
Beton bariyer…
Bildiğiniz beton…
Ama nasıl?
Bitevi, kilometrelerce uzanan bir duvar değil…
1976 yılında Avrupa’da kullanılmaya başlandı.
Beton bariyerler, hem iki şeridi birbirinden ayırıyor, hem de süratli dahi olsa, aracınızı koruyucu bir şekilde, yolda tutuyor.
Üstelik de modüler…
Belli bir uzunluğu olan beton bariyerler, ambulans, itfaiye aracı gibi acil durumlarda yola çıkması gereken araçlar için, ihtiyaç duyması halinde, yolun açılmasına da olanak tanıyor.
Yani modüler…
Tak çıkar…
Gene tak, gene çıkar.
Bizde nasıl?
Kilometrelerce uzunluğunda dökülen beton…
Beton bariyerlerin bir özelliği daha var.
O da alttan su geçirebiliyor olması.
Bu da, yollarda yağmur ile birlikte su birikmesini de engelliyor olması
Oysa, Güzelyurt yolunda, yolda biriken suyu tahliye etmek için kırılan beton alan, halen öylece duruyor.
Oysa, dünyada bilinen haliyle bir beton bariyer yapılmış olsaydı, kırmaya gerek kalmazdı.
Kimse de itiraz etmedi
Karalım Ltd.’e sessiz sedasız ülkenin tüm ana yollarının beton bariyer işi verildi.
Kendi arasında asfalt ve yol işlerini paylaşan müteahhit kesimi, buna ses çıkarmadı.
Karalım Ltd., “Para kazanamadım” dedi ve çalışmaları yarım bıraktı.
Kalitesi sorgulanmadı…
İşin doğru olup olmadığın bakılmadı…
Çağdaş bir çalışma gibi görünse de, şimdi anayollarımızda bir çok sorun yaratacak bir beton yığını var.
Birinin itirazı var mı?
Yok…
İşte biz haber yapıp uyarıyoruz ama…
“Ölen suçlu” demek daha kolay olduğu için, herkes rahat…
Birileri bizi kazıkladı.
Haberiniz olsun…
Elbette “yavaş sürün”, “dikkatli olun…”
Sistem suçlu…
Tedbir almadığı için…
Ancak…
Ailelerin de bir kendini sorgulaması lazım.
Bu da doğru…
Yavaş sürmeli miyiz?
Evet…
Dikkatli olmalı mıyız?
Evet.
Hatta, böylesi bir devlet anlayışında, “kendi kendimizi korumak” en büyük görevimiz.
“Nasıl olsa bana bir şey olmaz” demeyin.
Sizin çok dikkatli olduğunuz zamanlarda, karşıdan gelen başka bir sürücü hiç tahmin etmediğiniz bir felakete neden olabilir.
Kendinizi, hem kendinizden, hem de karşıdan gelecek tehlikelerden de korumanız şart.
Maalesef.
Bu ülke böyle…
Can öğütmekten bıkmadı…
Kötüsü de…
Normalleştirdik…
Her ölüm normal geliyor artık…
Dikkatli olunsa bugün kaç kişi hayatta olurdu?
Kaç annenin yüzü şimdi gülerdi?
Tedbirler tamam olsa…
Hata yapsa da kaç can şimdi hayatta olurdu? Hiç düşündünüz mü?
“Süratliydi, öldü…”
Bu kadar basit olmamalı…
































