Nasıl da sakin
şu başkentin yolları
insanları nasıl telaşsız
ve boş otobüs durakları
…
Böyleydi, o eski dönemlerdeki şeher.
Yolları sakindi, insanları telaşsız ve duraklarda bekleyen otobüsler boş.
Sessiz ve sakin zamanların insanları telaşsız?
…
Telaşsız olmak bazan iyi bazan kötüdür.
Telaş etmemek duyarsızlığı da getirebilir…
…
Şair Feriha Altıok’un “Hele Bir Düşün” adlı şiir kitabından alıntıdır yukarıdaki satırlar.
Ve o satırlar başkentin telaşsız insanlarına dair bir sorgulamayı da beraberinde getiriyor:
ya çok mutlu köşesinde herkes
ya tükettiler tümden arayışları
…
Önce başkentin resmi çiziliyor,
Sonra ortada duran tablonun şaşkınlığında sorgulama yapılıyor,
Ve sonunda başkentin insanları hakkında iki ihtimalden söz ediliyor:
ya çok mutlu köşesinde herkes
ya tükettiler tümden arayışları
…
Şiirin kitapta yer alış yılı 1987’dir.
Şairin yüreği o dönemden sıkıntıdadır ve kendine dönerek şunları belirtiyor:
bense soluk soluğayım
bu yol ayırımında
dudaklarımda yarım kalmış
bir şarkının zonklaması
…
O zonklama o gün bugündür sürüp gidiyor.
Öyle ki zonklamadan öte bir şey; beyinlerimiz Hiroşima…
…
Eğer şairlerin sezgilerine kulak verilseydi, dünyadaki hayat -insanca ve dudakları fetheden zonklamalardan uzak- daha yaşanılabilir olabilirdi belki…
…
Daha o dönemde tüm olup bitenler karşısında arayışlarını tüketen bu telaşsız topluma günümüzde bakıldığında, şairin haklı çıktığı görülüyor.
Günümüz başkentinde yollar sakin değil tam tersine kalabalık ve gürültülü.
O eskiden boş duraklarda boş bekleyen otobüslerin yerini tıklım tıklım minibüsler almış; taşıdığı yolcular yabancı.
Ve telaş içinde bir o kadar daha nereden gelip nereye gittikleri belli olmayan insanlarla dolu memleket…
…
Bugün oldu arayışlarını tümden tüketen o telaşsız toplum derdine yanıyor mu bilinmez…
…
O kentin insanları telaşsızken, şair derin bir telaş içinde.
Aynı satırları bugün de söylemek mümkün:
bense soluk soluğayım
bu yol ayırımında
dudaklarımda yarım kalmış
bir şarkının zonklaması
































