Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Hayvancılıkta kaçak et sorunu

Geçtiğimiz günlerde basınımıza yansıyan Güney Kıbrıs’tan kaçak yollarla et getirilmesi ve faillerin yakalanması konusu, kaçakçılığı yeniden gündeme taşıdı.

Güney’den kaçak et getirilmesi uzun yıllardır devam eden ve bir türlü engellenmeyen bir gerçek. Kaçak et, hayvancılık sektörünün çok olumsuz etkilenmesine sebep olmaktadır. Ayrıca devlet de elde edeceği vergi ve diğer gelirlerden mahrum kalmaktadır. Bunun önlenmesi için gerekli olan yasal mevzuat düzenlemeleri yapılmalı ve et kaçakçılığı yapanlara caydırıcı yaptırım ve cezalar uygulanmalıdır.

Et kaçakçılığının en önemli sebepleri nelerdir diye düşündüğümüz zaman, aklımıza ilk gelenler fiyat farklılığı ve piyasanın talep ettiği özellikli etlerin yeterince bulunmayışıdır. Yazıma bu konuları değerlendirerek devam etmek istiyorum.

KKTC’deki küçükbaş hayvan arzına (sayısına) baktığımız zaman, son yıllarda bir artış olduğunu görmekteyiz. 2009 yılında 250 bin küçükbaş sayısı, 2012’de 320 bin civarlarına, 46 bin olan büyükbaş sayısı da 65 bin civarlarına yükselmiştir.

Yıllık kesim rakamlarına da bakacak olursak 2009 yılında 102,460 adet küçükbaş, 11,255 büyükbaş kesim yapılırken, 2012 yılında da 114,885 küçükbaş,10,979 büyükbaş kesim yapılmıştır. Demek ki hayvan sayısının bu miktarlarda artması, kaçakçılığın önlenmesi için yeterli olmamaktadır

Ülkemizde otel ve restoranların sayısının turist ve öğrenci sayılarındaki yükselişle beraber artması, özellikli ete olan (pirzola, biftek, bonfile v.s) talebi de artırmıştır. Demek ki toptan piyasalardan et alan oteller ve restoranların ihtiyaçlarını yerli piyasa karşılayamıyorsa özellikli et konusunda hayvan kesim sayılarına göre kontrollü ithalata izin verilmelidir. Geçmişte bu konuda izinler verilmişti. Eğer ithalata izin verilmezse bu sefer bu ihtiyaç kaçak yollardan sağlanacaktır… Böyle de olunca hem devlet vergi alamayacak hem de sağlık yönünden denetimi yapılmayan etler piyasaya girip, tüketime sunulacaktır.

Kaçakçılığı önlemenin en önemli yolları, hayvanları kesin kayıt altına almak ve kesimleri mutlaka kontrol altında tutmak gerekmektedir. Gerekirse hayvan kesimleri tek mezbahadan yapılmalıdır. Tek mezbaha olmayacaksa, devlet kontrolünde uluslararası standartlı mezbahalar kullanılmalıdır. Kesim ve kontrol onaylı mühürleri sadece veterinerler taşımalıdır. Kasapların kayıtlı satışları ile kesim adetleri karşılaştırılarak piyasada kaçak et ile mücadele edilebilecektir.

Et fiyatlarını ucuzlatabilmek için hayvan arzını ve verimliliğini mutlaka artırmak gerekmektedir. 2009 yılına göre hayvan sayısında artış olmasına rağmen yeterli değildir. Üreticilere sağlanacak sıfır faizli, uzun vadeli kredi ve hibe destekleriyle hayvan arzı artırılabilecektir. Bir de hayvancıların yem maliyetlerini düşürmek için arpa, buğday gibi tane üretimi yerine silaj, yonca, yulaf gibi kaba yem üretimine geçmek önem arz etmektedir.

Bundan sonra bu tür kaçakçılık olaylarının yaşanmaması için gerekli tedbirler alınarak yapanlara önemli cezalar verilmelidir. Hayvancılık sektörü konusunda oluşturulacak yeni vizyon, hayvan üreticilerinin üretimlerine devam etmeleri için desteklenmeleri, tüketicilerin daha ucuza et yemlerinin sağlanması, et ürünleri imalatı yapan firmaların rekabet güçlerinin artırılması ve kaçakçılığın önlenerek Devletin daha fazla vergi geliri elde etmesini sağlayacak politikaları içermelidir.

Güneyle aramızda bulunan fiyat farkı kurdan dolayı azalsa bile yine de vardır. Hayvan arzını ve verimliliği artırmak, maliyetleri düşürmek temel hedef olmalıdır.

Hayvancılarımızın Güney’le rekabet edebilmeleri için et fiyatların yükselmemesi gerekmektedir. Bunun için de hayvan üreticilerine yem, girdi desteği, hibe, cazip kredi ve doğrudan gelir desteği teşviklerini sağlamamız gerekmektedir. Bunlar sağlanırsa Güney’le fiyatlar dengeye gelecek, hayvan arzı artacak, haksız rekabet bitecektir. Bir de piyasada özellikli et eksikliği olduğu dönemlerde kontrollü ithalat gerçekleşirse haksız rekabet, sağlıksız et ve vergi kaybı demek olan kaçakçılık ortadan kalkacaktır.