Hayır etmeyecek hacıyı devede yılan sokarmış - Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Hayır etmeyecek hacıyı devede yılan sokarmış

Maşallah! 41 kere maşallah!

Anavatanı da geride bıraktık.


Hangi konuda mı?

Yolsuzlukta efendim, yolsuzlukta.

Yolsuzluğun ne olduğunu lütfen bana sormayın. Yolsuzluğu size tarif edemem ama ben yolsuzluğu görünce onu hemen tanırım. Benim gibi siz de tanırsınız. Belki de yolsuzluğun en güzel tanımı budur.

Konu bazılarınız için eski olabilir. Ben yeni gördüm. Onun için benim için konu yenidir.

“Kuzey Kıbrıs’ta Yolsuzluk Algısı: 2020 Raporu” adlı makaleye “Academia” internet sitesinde rastladım. Araştırma Ömer Gökçekuş ve Sertaç Sonan tarafından yapılmış. İyi bir iş çıkarmışlar. Tebrik ederim.

Merkezi Berlin’de bulunan “Uluslararası Şeffaflık Örgütü” her sene 180 ülkedeki insanların kendi ülkelerindeki yolsuzluk algısını ölçmek için bir anket düzenler ve verilen yanıtlara göre puanlar verilir ve bir sıralama yapılır.

Sözü edilen ülkeler içinde KKTC bulunmuyor çünkü Türkiye dışında hiçbir ülke KKTC’yi tanımıyor. Zaten Türkiye de yalandan tanıyor.

Gökçekuş ile Sonan (yazarlar) Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün kullandığı metodolojiyi ülkemizde uygulayarak elde ettiği puana göre bizleri de listede bir yere koyuyorlar.

Araştırmada toplanan 36 puanla KKTC 180 ülke içinde Arnavutluk, Cezayir, Fildişi Sahili, El Salvador, Kosova, Tayland ve Vietnam’la birlikte 104’üncü sırada yer buldu. İşin acı yanı şu ki toplanan puan (36), 180 ülkenin 43 olan ortalamasının da gerisindedir.

Hangi ülkelerden daha kötü bir durumda olduğumuzu gösteren birkaç örnek: Fas (86.), Etiyopya (94.), Kazakistan (94.), Tanzanya (94.), Gambiya (94.) Düşünebiliyor musunuz, KKTC’deki yolsuzluk algısı Gambiya’dakinden daha yüksek.

Görülen o ki, KKTC yolsuzluk alanında son süratle ilerliyor. KKTC’nin skorunda bir yıl öncesine göre 4 puanlık bir düşüş ve buna bağlı olarak sıralamada 19 basamaklık bir gerileme görülmektedir. 2019 yılında yapılan ölçümlerde KKTC, Türkiye’nin bir puan ilerisindeydi, 2020 yılında ise 4 puan gerisine düşmüştür. Demek ki rüşvet alış verişi giderek yaygınlaşıyor. Yıldan yıla ülke boşuna fakirleşmiyor. Bu arada, işini beceren zenginleşiyor, hem de çok.

Yarış içinde olmamız gereken ülkelerin hepsi bizden daha iyi: Güney Kıbrıs 42., Malta 52., Yunanistan 59. ve Türkiye 86. sırada yer almışlar.

Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün hesaplamalarına göre,  Danimarka ile Yeni Zelanda 88 puanla en düşük yolsuzluk algısı olan ülkelerdir. Somali ile Güney Sudan ise 12 puanla en yüksek yolsuzluk algısı olan ülkelerdir.

Hesaplamalarda ilk 20’ye girenler, çoğunlukla Avrupa ülkeleridir. Onlara Yeni Zelanda, Singapur, Kanada, Hong Kong ve Japonya eşlik etmektedir.

KKTC’de yapılan araştırmada anketler 351 iş insanı tarafından yanıtlanmıştır.  Yazarlar şöyle diyor: Örneklemi oluşturan 351 kişinin seçimi, bölgesel, sektörel, çalışan sayısı, şirketin faaliyette bulunduğu süre ve benzeri konularda, iş dünyasını temsil edecek şekilde yapıldı. Anket sonuçlarının hem güven düzeyi hem de hata payı %5’tir.”

Böyle bir amaç için sadece iş insanlarının kullanılmış olmasını ben şahsen anlamakta güçlük çekiyorum. Bildiğim kadarıyla siyasilere veya memurlara en çok rüşveti veren kişiler, devlet organlarıyla iş tutan kişilerdir. Üstelik rüşvet almanın suç olduğu gibi rüşvet vermek de suçtur.

%5 olarak gösterilen hata payı, aslında oldukça yüksektir. Anketlerde gösterilen hata payı çoğunlukla %2 ile %3’tür. Anketleri dikkatli inceleyen biri buradaki hata payının %5’in de üzerinde olabileceği izlenimini edinir. Bir örnek vereyim: “’Son bir yıl içerisinde yukarıdaki hizmetlerden herhangi birini almak için ilgili yetkiliye rüşvet ya da hediye vermeniz ya da bir iyilik yapmanız gerekti mi?’ sorusuna katılımcıların %12’si ‘evet’ cevabını vermiştir.” Bu oran bana çok düşük gibi görünüyor. Devlette iş tutan iş insanlarının büyük bir çoğunluğunun birilerine bir şeyler verdiğini sanıyorum. Hiç bilemediniz partinin çıkardığı yılbaşı piyango biletlerinden 100-200 bin liralık bilet almamazlık etmezler. O da herhalde rüşvetten sayılmaz.

İş insanları arasında yapılan ankette %12 oranı tekrarlanıp durmaktadır. Bu kadar da rastlantı insanı rahatsız eder. İş insanlarının %52’si KKTC’de yolsuzluk ve rüşvetin “çok yaygın” olduğunu düşünürken, %12’si yolsuzluğun hiç olmadığı kanaatindedir. Geriye kalan %36 da herhalde az yaygın olduğu kanaatinde.

Yolsuzluğun ne kadar büyük bir sorun olduğu sorusuna cevap verenlerin % 58’i yolsuzluğu “çok ciddi bir sorun” olarak görürken % 12’lik bir kesim bunun hiç de sorun olmadığını dile getirdiler.

 

Belediyelerde yolsuzluk olduğunu bilmiyordum. Meğer belediyelerde de “mamma” varmış. İş insanlarına göre, belediye hizmetlerinde yolsuzluk % 27 çok yaygın, % 39 orta derecede yaygın, %33 ise yolsuzluk hiç yoktur. Yani %66’sı belediyelerde yolsuzluk yapıldığı kanısında. (Burada %1’lik bir kaçak var.)  Anlayacağınız ne hükümetlerimizde hayır var ne de belediyelerimizde.

 

Devlet kasasına gitmesi gereken paralar belli kişilerin cebine giriyorsa bundan kaybeden elbette vatandaş olur. Ya hastanelerinde bakım düzeyi düşer, ya yollarında çukurlar oluşur, ya da eğitimi, eğitim olmaktan çıkar. Tıpkı ülkemizde olduğu gibi.

 

Web tasarım ve geliştirme : Baba Bilgisayar