Haber Üst

Haydi Serdar Denktaş, Ayrılmadan Şu Enkaza El At…

Haydi Serdar Denktaş, Ayrılmadan Şu Enkaza El At…
Haber İçi Üst
Haber Yazı İçi

Kıbrıs gazetesinde Ergül Ernur’un İlahiyat Koleji ile ilgili haberi konunun artık müdahale edilmesi gereken noktaya geldiğini gösteriyor…

Okuduğumda, zaman zaman rahatsız oldum, zaman zaman da dehşete düştüm.

Bu okul ki, Yüksek İdare Mahkemesi, müfredatının yasa dışı olduğuna hükmetmiş…

Dahası, yine YİM, Eğitim Bakanlığı’nın okulun faaliyete geçmesiyle ilgili iki yıl önce aldığı idari kararı “yetkisiz bularak” iptal etmiş…

Zamanın Eğitim Bakanı, o tarihten itibaren müfredatın Talim Terbiye Dairesi tarafından hazırlanacağı taahhüdünü vermiş…

Ama ne olmuş, atanan öğretmenler arasında FETÖ’cüler bile çıkmış…

Müfredatın KKTC eğitim sistemi ve yasalarına uygun hale getirildiğine dair bir  iyileştirme görülmemiş.

Şimdi bir grup öğretmen, işin içine sendikayı da karıştırmadan, cesaretle Bakanlığa son durumu bildirmiş…

Yılbaşı kutlamları konusunda, giyim kuşam konusunda, kız-erkek arkadaşlığı konusunda baskılar; yurtlarında hala FETÖ örgütlenme modelinden kalma “ablalar, abiler” olayının devam etmesi…

19 Mayıs kutlamalarına karşı duruş ve İngilizce dersine girenlerin kınanması, buna karşılık başını örtenin alkışlanması…

Öğretmenlerin yaptığı en korkunç ve beni dehşete düşüren iddia da öğrencilerin öğretmenlerine “Cennete gitmek için şehit olurum” demeye zorlanması…

Şimdi topal ördek bir hükümet olabilir. Ancak görevi devredene kadar sorumludur.

Daldan dala konup, kendini kurtaran eski Bakan Özdemir Berova’nın getirdiği bu hali görmesi gereken de en başta, halihazırda Eğitim Bakanlığı’na vekalet eden Serdar Denktaş’tır…

Serdar’ı iyi tanırım. Onun için “milliyetçi” diyebilirsiniz, “sağcı” diyebilirsiniz, zaten bununla gurur duyar. İhmali vardır, ama böyle bir duruma müsamaha edecek zihniyette değildir…

Bugün KKTC’nin varolan laik, özgürlükçü, çağdaş eğitim hedefli Anayasası’nın mimarı babası Rauf Denktaş’tır. Ve o Anayasa demektedir ki,

“KKTC laiktir”….

“Her türlü öğretim ve eğitim etkinliği Devletin gözetim ve denetimi altında serbesttir”…

Ama aynı zamanda “Din eğitim ve öğretimi, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır”… 

“Halkın öğrenim ve eğitim gereksinimlerini sağlama Devletin başta gelen ödevlerindendir.  Devlet, bu ödevini, Atatürk İlkeleri ve Devrimleri doğrultusunda, ulusal kültür ve manevi değerlerle bezenmiş bir muhteva, çağın ve teknolojinin gelişmesine, kişinin ve toplumun istek ve gereksinimlerine yanıt verecek planlı bir şekilde yerine getirir”.

“Çağdaş bilim ve eğitim ilkelerine aykırı öğretim ve eğitim yerleri açılamaz”.

Nokta…

E peki o zaman, Ortadoğu’da sözde din adına kafa kesenlerin “Cennete gitmek için şehit olurum” mentalitesiyle bu ülkeye adam yetiştirmek bu ilkelerden hangisine uyar..?

Yapacaksa dini eğitimini yapsın. İsteyen de çocuğunu göndersin. Ama bu ülkenin Anayasa’sı, Eğitim Yasası, ilkeleri  çerçevesinde…

Haydi Sevgili Serdar, şu son hükümetin  arkasında bıraktığı onca enkazdan belki de en önemlisine giderayak bir neşter vur…

Hem de bunlara göz yuman “sıçrama şampiyonu”nun, daha düne kadar senin partinin bakanı olduğunu da hatırlayarak…

Hem yeterli zamanın var, hem yetkin, hem de arkanda halk desteği…

Ha bu arada, 2016’da bu olay ilk duyulduğunda gerekli tepkiyi vermeyen, kulağının üstüne yatan Kıbrıs Türkü de belki sorumluluğunu bu defa idrak eder…

 

 

YERİN KULAĞI VAR

NABIZ YOKLAMLARI BAŞLADI:

Cumhurbaşkanı Akıncı henüz hükümet konusunda görevlendirme yapmadı ama, olası koalisyonlar için partiler gayri resmi görüşmelere başladılar bile. Resmi olmasa da, hangi partinin hangi partilerle hangi noktalarda uzlaştıkları, sıkıntıları masaya yatırılıp, niyet okunmaya çalışılıyor. Bu ön görüşmeler sonrası belki de görevlendirmeden önce nasıl bir hükümet formülü bulunduğunu, kimlerin hükümet ortağı olacağını öğreneceğiz…

HAZIRLIK MI YAPIYOR:

Seçim sonrası Genel Başkan Hüseyin Özgürgün’ün değil de Faiz Sucuoğlu’nun konuşmaları dikkatlerden kaçmıyor. Özgürgün’süz bir hükümette adı “başbakan” olarak geçen Sucuoğlu’nun hergün bir açıklaması var. Adeta parti sözcüsü gibi davranıyor. Son olarak da hükümetin bir an önce kurulması gerektiğini söyledi. Bu açıklamalar rastlantı mıdır sizce?

ESAS KAVGA ŞİMDİ BAŞLAYACAK:

Sonuçta UBP’li veya UBP’siz bir hükümet bir iki hafta içinde kurulacak. Esas kavga kimlerin hükümet kuracağından çok, kurulacak koalsiyonda kimlerin bakan olacağı noktasında başlayacak. Özellikle de UBP’li bir hükümette, 21 vekile sahip partide en çok 5-6 kişinin bakan olacağı düşünülürse. Parti içi dengeler, Nisan ayındaki kurultay hesapları düşünüldüğünde bu iş sanıldığı kadar kolay değil. Geçen dönem bakan olanlarla, bu dönem bakanlıklarda revizyon yapılmasını ve sıranın kendilerine gelmesini bekleyenler olduğunu biliyoruz. Partiler anlaşsa da, iş bakanlık dağılımına geldiğinde ipler kopabilir…

SÜNNETÇİ KORKUSU:

İbre 4’lü kolasiyona doğru dönerken bazı yandaş yazarların, özellikle HP üzerinden algı yaratma çabaları da gözlerden kaçmıyor. Vay efendim “halkın cezalandırdığı parti başkanını (CTP’yi kastediyor) başbakan yapacaksınız” gibi sünnetçi korkusu verilmeye çalışılıyor. Yarın Türkiye ile imzalanması gereken ekonomik protokol konusunda, CTP ve TDP’nin geçmişteki tavrını öne sürerek, ne yapacaklarını soruyor. İyi güzel de, ilk günden beridir hesap soracağını söylediği parti ile hükümet ortağı olmasını tabanına nasıl izah edecek, keşke onu da düşünseydi… Sonuçta halk bunu bilerek oy verdi.

MAAŞLARDAN NE HABER: Eski maliye Bakanlarından Ahmet Uzun, bütçenin çıkmamış olmasının önce kamu çalışanlarını, sonra da piyasayı zora sokacağını söylüyor. Bu da maaşların zorda olması demek. Bence böyle bir durm, piyasadan önce bankaları sallayacak. Zira memurun maaşı kredi kartına… Sorumlu kim? Bütçeyi bilerek hazırlatmayan Özgürgün. UBP’li arkadaşlar oy verirken bunu da umursamadılar anlaşılan. Ama şimdi hep beraber ağlayacağız.

BURAYA DA ACİLEN KASİS:

Lefkoşa Belediyesi, Şehit Mustafa Ruso Caddesi’ndeki refüjü tümüyle çıkışlara kapattı. Önemli bir karar. Belediye’ye bir acil durum uyarısı da bizden; Tekin Yurdabak Caddesi de en sık trafik kazalarının olduğu bir cadde. Geceleri resmen sürat denemeleri, drift atmalara şahit olmaktayız. Kaza istatistiklerine bakılsa, belki de en yoğun cadde. Ama tek bir kasis yok. Belediye’ye defalarca müracaat yapan komşum, geçen gece evinde otururken, yol kenarına nizami bir şekilde park ettiği aracını, hurdaya dönmüş olarak buldu. Bazı ara sokaklarda bile 2-3 tane kasis varken, yaklaşık 2 kilometrelik koskoca caddede tek bir kasis yok…

 

ZİRVEDEKİLER

Başaran Düzgün: “Partiler, şımarıklık ve kapris yapmadan sandıktan çıkan “emir” doğrultusunda çalışmalıdırlar. Eğer üçlü ortaklık olursa ben üç bakanlık beklerim, o üç isterse ben de ikiden aşağıya düşmem, ben olmazsam bu hükümetin kurulmasına izin vermem diyemez kimse. Eğer dörtlü ortaklık olursa ben vazgeçilmezim, benim dediğim olur da diyemez. Bu hükümet kurulacak, hem de en kısa zamanda. Aksi Kıbrıs Türkü için felaket olur”….

 DİPTEKİLER

Hüseyin Avkıran Alanlı: Sen hem saniyesine döneklik yapacaksın, yetmezmiş gibi bir de kalkıp sana makam mevki veren Serdar Denktaş’ı suçlayacaksın. Kusura bakma ama, kimseyi inandıramazsın. Keşke Özdemir Berova gibi cesaret edip de seçim öncesi istifa edebilseydin. Kusura bakma ama, özrün kabahatinden büyük. Siyaset ne yazık ki bunun gibiler yüzünden yozlaşmış ve güven yitirmiştir…

Foto Gündem

bisiklet-kaza
Cihangir Kavşağı ile Yonca Kavşağı arasında dün saat 20.00 sıralarında trafik kazası meydana geldi

Yazar Hakkında

Haber İçi Alt
canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis danışman canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis kritik, bahis