Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Hayatımıza giren kredi kartı…

Geçtiğimiz gün, Başbakan Özkan Yorgancıoğlu’nun kredi kartı kullanımının teşvik edilmesi sözleriyle ilgili yaptığım bir yoruma, iki okuyucumdan gelen mesajları sizlerle paylaşmak istiyorum bugün… Hep biz kendi görüşümüzü verecek değiliz ya. Bugün de vatandaş ne düşünüyor ona bakalım.
“Mehmet Bey selamlar…
5 Aralık tarihli yazınızda iki konuya ilişkin kafanızın karıştığını yazmışsınız. Yardımcı olmak için bu maili atıyorum.
Birincisi memur zamları. Memura zam altı aylık dönemler halinde veriliyor. 2013 Temmuz ayında 2013 yılının ilk altı ayında oluşan enflasyon için zam veriliyor. 2014 Ocak ayında da 2013 yılının ikinci altı ayında yaşanan enflasyonun zammı veriliyor.
Örneğin 1 Ocak 2013 tarihinde fiyatlar genel seviyesinin 100 olduğunu düşünelim. Memur Ahmet’in maaşının da 100 TL olduğunu düşünelim. 2013 yılının ilk altı ayında enflasyon toplamı 4, ikinci altı ayında da 4 olmak üzere yıllık enflasyon 8 olsun. Yani fiyatlar genel seviyesi bir yılda 8 puan artmış oluyor.
Buna göre maaş 1 Temmuz’dan itibaren 104 TL oluyor. 1 Ocak 2014 tarihinde ise 108,16 TL oluyor. Yani maaşlar, fiyatlar genel seviyesindeki artıştan daha fazla artmış oluyor. Şimdiye kadar bu sistem hep bu şekilde işlediğinden yazınızın sonunda yazdığınız yüzde 50 kayıp söz konusu değil. Bilakis 0,16 puanlık artış var. Tabii bu rakam küçük olabilir ancak enflasyonun yüzde 20’lerde olduğu dönemlerde daha yüksek bir reel artış söz konusu oluyor. Ayrıca memura her yıl verilen kıdem zammı var. Bu oran sıfır enflasyonda maaşın yüzde 1,5’ine tekabül ediyor. Yani yüzde 8 enflasyon yaşandığı bir yılda memura verilen maaş zammı yüzde 10’ları buluyor. (Sayın okuyucu HP’nin ödenmediği dönemlerden bahsetmiyor. MM)
Yazınızdaki diğer konu Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın kredi kartı kullanmayın demesiyle, KKTC’de kredi kartı kullanın denmesi meselesi. Başbakanımız kredi kartından harcama yaparken dikkat edin, o an sizden para çıkmıyor ama bu borca yazılıyor. Bu aile bütçesinin gelecek aylarda sıkıntıya girmesi demektir. Dikkatli olun diyor ve tasarrufa teşvik ediyor veya ayağınızı yorgana göre uzatın diyor. KKTC’de ise kayıtlı ekonomiye geçebilmek için nakit para kullanımını azaltıp kredi kartı kullanımı teşvik ediliyor. Yani sen bu parayı harcamaya karar verdin madem bari kredi kartıyla harca da bende piyasadaki para akışını takip edebileyim ve kayıt dışı ekonomi ile mücadele ederken bu bilgileri kullanayım diyor.
Saygılarımla.”

Ertan Tosun
*****
Kubilay Sepetçioğlu’nun mesajı
Son zamanlarda duyduğum ekonomik akıldan yoksun açıklamalardan biri daha. Ülkemizde kredi kartı kullanımı zaten yaygın. Limitler şişkin ve bunu teşvik etmek bombanın pimini çekmekle aynı şeydir. Sayın Başbakan’ın yazar kasa, pos gibi bir teknolojiden haberi yok herhalde. Kredi kartı harcamalarındaki kayıt dışılığı yazar kasa, posla kayıt altına almak mümkün. Böyle çağ dışı uygulamalarla ekonomi kayıt altına alınmaz. Biraz dünyalı olup dünyadaki uygulamaları ülkemizde de yapabilsek sorunumuz daha az olurdu.
Hiç düşündünüz mü, son yıllarda Türkiye’de niye kredi kartı harcamaları kontrol altına alınmaya çalışılır? Niye şahıslara gelirlerine göre limit tanımlandı? Asgari ödeme oranı niye kademeli olarak artırıldı? Bizden daha az bildikleri için mi, yoksa kontrolsüz ve şişkin limitli kart kullanımı uzun vadede ülke ekonomisini batağa sürüklediğinden dolayı mı?
Finansal piyasalar siyasilerin yönetimine bırakılamayacak kadar hassastır. Bugün atılan adımların olumlu ya da olumsuz etkileri uzun vadede sonuç vermektedir. O yüzdendir ki Türkiye’de BDDK diye bir kurum var. Benzer kurumlar gelişmiş ülkelerde de var. Merak ediyorum BDDK nedir bilen kaç tane siyasimiz var? Amerika’yı baştan keşfetmenin anlamı yok…

YERİN KULAĞI VAR
HAYIRLI OLSUN:
Yarın CTP’de dananın kuyruğu kopacak. Bir sonraki haftaya kalmayacak. Alınan karara göre, oy kullanan delegenin salt çoğunluğu yetiyor. Kararı partililer verecek. Bizim açımızdan da önemli olan seçilecek olanın bu ülkeye başbakan olacak olması. Kim isterse olsun, arkasında destek olsun yeter ki. İktidar partisinde istikrar olsun. Kavga gürültü bitsin, icraat yapılsın. Parti içi hizipleşmelerle UBP’nin ülkeye kaybettirdiği yılların acısını hala çekiyoruz. Aynısını bu dönem de yaşamayalım…

İBRE YORGANCIOĞLU’NDAN YANA: Üç aylık iktidarı süresince pek başarılı bir performans sergileyemese de, başkanlığı döneminde LTB ve genel seçimlerdeki başarısı ile ibrenin Özkan Bey lehine olduğunu söyleyebiliriz. İcranın başında olması bir yana, CTP’nin tüm bakan ve birçok ilçe başkanının da Özkan Bey’in yanında olduğunu hesaba katmak gerek. Ama yine de, en doğru tahminin, sandıklardan çıkan sonuç olduğunu da unutmamak gerek…
KİM KAZANIRSA KAZANSIN: CTP Genel Sekreteri ve Genel Başkan adayı Asım Akansoy, katıldığı bir televizyon programında, “Seçilmezsem parti içindeki kavga ayyuka çıkacak” şeklinde bir yaklaşım sergilemiş. Benim bildiğim, bu kurultayı ister Yorgancıoğlu, ister Akansoy kazansın, fark etmeyecek. Sonuç ne olursa olsun, CTP içerisinde suların durulmayacağını söylemek için alim olmak gerekmez… Keşke durulsa…
KURULTAY KOKUSU:
Çiftçilerin protestosunun üzerinden 24 saat geçmeden ödenen mazot desteği, istihdama destek diye takdim edilen, ancak gerçekte İhtiyat Sandığı Fonu’nu sermayeye aktarma anlamı taşıyan tüzüğün ilanı, “13. maaşlar tamam, asgari ücret yılbaşına, HP devam edecek” açıklamaları, bana sanki biraz kurultay kokuyor gibi geldi. 3 aydır kalem oynatmayan hükümetteki bu acele dikkat çekti…

KIBRIS YİNE ZİRVEDE:
Türkiye’de yılbaşı için, 100-120 bin kişi yurt içinde, 20-30 bin kişi de yurt dışında rezervasyon yaptırmış. Turizm acenteleri, yurt dışı rezervasyonların başını Kıbrıs’ın ve özellikle de Türkiye’den gelen sanatçıların sahne aldığı otellerin çektiğini vurguluyorlar. Bu yıl sene başından beri Türkiye’den Kıbrıs’a yoğun bir ilgi var. Ancak biz hala doğru dürüst istatistik rakamlarına ulaşamıyoruz…

ADAY ADAYLARI BELİRLENİYOR: Haziran 2014’te yapılacak yerel seçimler için partiler, aday adaylarını tespit etmeye başladılar bile. 28 belediyede yapılacak seçimler için, her partide birçok isim başvuruda bulunmuş veya nabız yoklamaya başlamış bile. Partiler de, bu isimler üzerinde kendi seçmeni üzerinden yoklama yapıyormuş. Seçimlere 6 aydan fazla bir süre olmasına rağmen, bu yönde hızlı bir trafik yaşanıyormuş. Batık belediyelerin ne de çok taliplisi varmış…

GERÇEKTEN EĞİTİME İHTİYAÇLARI VAR:
LTB zabıta personeline eğitim veriliyormuş. Başlığı okuyunca sevindim. Özellikle trafiktekilerin çoğu Cemal Bulutoğluları döneminde belediyeye doldurulanlardan oluşuyor. Hiçbir bilgi becerisi olmayan bu çocuklar, vatandaşın üstüne sürülmüş. Sıklıkla Dereboyu’nda karşılaşıyoruz. İkili geziyorlar, çene çalıyorlar. Tek yaptıkları, canları çektiğinde ceza kesmek. Onun için de kaldırımlar park edilmiş araçlardan geçilmiyor. Ancak haberin devamını okuduğumda hevesim kırıldı. Yapılan belediyenin uygulamalarının tanıtımıymış. Oysa acilen iş eğitimine ihtiyaçları var…

ZİRVEDEKİLER
Mehmet Ali Talat: Kablo ile elektrik getirmenin santralden çıkan kirliliği de önleyeceğini belirten 2. Cumhurbaşkanı Talat, söz konusu bölgelerde insanların zehirlendiğini hatırlattı. Talat “Bir taşla bir sürü kuş vurulacak” diyerek, fiyatların düşeceğini, faizlerin ortadan kalkıp borçların ödenebileceğini kaydetti. Aklın yolu birdir…

DİPTEKİLER
Doğuş Derya: İlk günden beri aykırılığını ortaya koyan Doğuş Derya, bunu vurgulamak adına hiçbir fırsatı kaçırmıyor. Şimdi de partisinin Maliye Bakanı Zeren Mungan’a “Kimsin sen yahu… Seni bakan yapan kim” diyerek seslenmesi, bıraktım insan ilişkilerini, parti disiplinini de tanımadığını gösteriyor. Seçilmiş oluşunu, atanmış bir bakana karşı bu şekilde vurgulamaya çalışması da hiç hoş değil…

Sendikal Platform öncülüğünde 59 sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilcileri, elektrik zammını protesto için eski KTHY binası önünden Meclis önüne yürüdü