Hayat sokaklarda

21 Ağustos 2016 Pazar | 15:00
samanbahçe

Toplumsal yaşamın da bir parçası olan kentsel mekanı fiziksel, sosyal ve kültürel özellikleriyle birlikte bir bütün olarak tanımlamak, anlamak gerekir. Esasında, kentsel mekan insan-çevre ilişkisini şekillendiren, insan davranışını yönlendiren ve toplumsal etkileşim için etkin biçimde kullanılan sosyal bir alandır.

Kentsel mekanların kamusalyarı kamusal / yarı özelözel olarak tanımlanan bir hiyerarşisi vardır. Kontrolü ve kullanımı kişilere ait olan mekanlar özel mekanlar; kullanım hakkı herkese açık olan mekanlar ise kamusal alanlar olarak tanımlanır. Yarı kamusal / yarı özel alanlar ise bu iki mekan arasındaki geçiş mekanlarıdır. Mekan paylaşımının bir ifadesi olan bu hiyerarşide, insanlar arasındaki etkileşim  açısından yarı kamusal mekanların önemli bir rolü vardır.

Kent ölçeğinde hem kamusal hem de yarı kamusal alanlar olarak tanımlanabilen sokaklar, mekansal kültürün önemli bir parçası olup toplum – mekan etkilişiminde önemli bir araçtır. Bu açıdan, sosyal ilişkileri görünür kılan mekanlardır. Yerleşim bölgelerindeki kullanım biçimi açısından genellikle yarı kamusal alanlar olarak nitelendirilen sokakların mekansal kurgusu, sosyalleşmeye katkı sağladığı oranda komşuluk ilişkilerine de dolaylı olarak etki etmektedir.

“Komşuluk ilişkilerinin kurulabildiği en küçük sosyal yapı” olarak tanımlanan mahalle; evleri, sokakları, meydanları ve insanları ile bir bütündür. Sokaklar ve meydanlar aslında herkese açık olan mekanlardır ama çoğu zaman mahalle sakinlerinin sahiplenmesiyle o mahalleye ait özel mekanlar olarak algılanır. Dolayısıyla,  günlük yaşamın bir parçası haline gelir; komşularla birlikte vakit geçirmek, ortak aktiviteler yapmak için bu ortak mekanlar kullanılır.

Kıbrıs kent yaşamında sokak kullanımının özel bir yeri vardır. Günlük yaşama önemli ölçüde dahil olan bu dış mekanlar özellikle kadınlar ve yaşlılar için evin oturma odasının devamı gibi olan, yarı açık bir oturma odası ya da teras görevi görmektedir. Dış mekan kullanımını teşvik eden iklimsel avantaj, mahalle sakinlerinin günün büyük bir kısmını bu yarı açık odada geçirmesine olanak sağlar.

Özellikle eski yerleşim yerlerinde yaygın olan bitişik nizam konut düzeninde sokaklar bu konut sahipleri tarafından sahiplenilmekte, yaşam alanının bir parçası olarak kullanılmaktadır. Buna katkı sağlayan önemli faktörlerden biri de söz konusu yapıların insan ölçeğine uygun olmasıdır. Bu tür binalar, hem insanlar için tanımlı bir alan yaratır hem de bina içindeki yaşamın zeminden / sokaktan kopmamasını sağlar.

Günümüz yapılaşmasında göz ardı edilmiş olsa da, yerleşim alanlarındaki etkin dış mekan kullanımı Kıbrıs’ın geleneksel yerleşim bölgelerinde hala yaygındır. Geleneksel kent dokusunu koruyan Lefkoşa Suriçi’nde, organik yerleşim yapısından gelen dar ve çıkmaz sokaklar dış mekan kullanımını teşvik eden en önemli unsurlardandır. Bununla birlikte, Suriçi’nin organik yapısına, paralel sokaklardan oluşan düzenli yerleşim planıyla entegre edilen Samanbahçe dar ve yayalaştırılmış sokakları ile dış mekan kullanımı bakımından zengin bir çevre sunmaktadır. Bitişik nizam düzeninde tek katlı ve iç avlulu konutları, yayalaştırılmış sokakları ve çeşmeli meydanıyla özgün bir yapısı olan Samanbahçe, geleneksel yerleşim alanları kapsamında iyi örneklerden kabul edilir.

2003-2004 yılları arasında, UNDP finansal desteğiyle ve Kıbrıs Vakıflar İdaresi tarafından yürütülen restorasyon çalışmaları sonucunda konutların cephe ve çatıları yenilenmiş ve dış mekanlar yeniden düzenlenmiştir. Buradaki en önemli değişikliklerden biri sokakların yayalaştırılması ile araç trafiğinin engellenmesidir.  Bu yayalaştırılmış sokaklar Samanbahçe’nin en öne çıkan özellliği konumundadır. Sokaklar, orada yaşayanlar için hem sosyalleşme alanına hem de çocuklar için oyun alanına dönüşmüştür.

Çeşitli dönemlerde Samanbahçe ile ilgili bireysel ve grup çalışmaları yapmış olmak,  bölgede detaylı gözlemlerde bulunmamı ve orada yaşayanlarla görüşmeler yaparak düşüncelerini öğrenmemi sağlamıştır. Bu gözlem ve görüşmelerden elde edilen teknik bilgilere ilaveten bölgede yaşayanlarla ilgili ilginç anılar da bırakmıştır. Öncelikle, elinizde fotoğraf makinesi ve not defteri benzeri gereçlerle sokağa adım attığınız an “Nerden geliyorsunuz? Evlerimizi yıkacak mısınız?” sorularıyla karşılanırsınız. Durumu açıklayınca, endişe yerini aşırı bir misafirperverliğe bırakır ve evinde size bir şey ağırlamak için fırsat bulamayanlar derin bir üzüntü yaşar. Zaten ilk eve girdiğiniz an haberi diğer tüm evler almış olur sonrasında ise ya o an bulunduğunuz eve gelirler ya da kapı önlerinde sizi beklerler. Böyle sıcak bir ortamı vardır Samanbahçe’nin… İşte bu sıcak ortamda yapılan görüşmelerde mahalle yaşamı ve dış mekan kullanımı ile ilgili detaylı bilgiler elde edilmiştir. Örneğin, dış mekanda yapılabilecek tüm aktiviteler ve komşularıyla vakit geçirmek için en çok evlerinin önündeki sokağı tercih ettikleri görülmektedir. Çocukların oyun alanı da olan bu sokaklar, özellikle uzun yaz gecelerinde komşularla birlikte oturmak ve sohbet etmek için sıkça kullanılmaktadır. Sokakların günlük yaşama katılımı bunlarla sınırla değil tabii…  Kapı önlerinde tutulan rengarenk çiçekler de çamaşır kurutma askıları da sokağa taşan yaşamın göstergeleridir.

Samanbahçe’de, mahallenin merkezi olarak kabul edilen çeşmeli bir meydan da vardır. Mahalle sakinleri bu çeşmenin özellikle kadınlar tarafından kullanıldığını ve bunun da komşularla biraraya gelmek için başka bir alternatif olduğunu belirtmişlerdi. Bu yüzden de çeşme etrafında oturan, sosyalleşen mahallelilere ve oyun oynayan çocuklara rastlamak mümkündür. 

[images_grid auto_slide=”no” auto_duration=”1″ cols=”three” lightbox=”no” source=”media: 179080,179078,179077″][/images_grid]

Aslında bölgede gerçekleşen restorasyonun bina cephe 21ve çatı onarımları ile kısıtlı kaldığını oysa mahallenin görünmeyen yüzü olan konut içlerinin hala ciddi onarımlara ihtiyaç duyduğunu da belirtmek gerekir. Konut iç mekanları çağdaş gereksinimlere cevap veremeyecek durumda olup iç mekanların yetersizliğinden dolayı fazladan yer kazanmak amacıyla bazı konutlardaki iç avlular da kapalı mekanlara dönüştürülmüştür. Bu durumda da hem konutların hem de bu konutlarda ikamet edenlerin tek nefes alma noktası sokaklardır.

Konutlarda ikamet eden kullanıcılar, kendi olanakları doğrultusunda, iç mekanlarda iyileştirmeler yapmaktadırlar. Çoğunluğu yaşlı olan yerliler ve Türkiye göçmeni ailelerden oluşan Samanbahçe sakinlerinin konut içlerini kullanma şekli biribirinden çok farklı olsa da, sokaktaki yaşam ortaktır. Buna bağlı olarak da, konut içlerinden çok da memnun olmamalarına rağmen, binaların dış görünüşlerinden ve sokaklarındaki görsel kaliteden oldukça memnundurlar.

Bazı olumsuz fiziki koşulları olmasına rağmen özellikle yerli – yaşlı mahalle sakinleri Samanbahçe’den ayrılmayı hiç düşünmediklerini belirtmiştir. Geçmişten gelen bir sokak kültürü ve bu kültürün bir parçası olan komşuluk ilişkileri, onları bu mahalleye bağlayan en önemli etkenlerdir.

Günümüzde artık pek rastlanmayan bitişik nizam evlerin yerini bahçeli tekil evler, apartmanlar ve siteler almıştır. Özellikle ekonomik sebeplerle tercih edilen apartman daireleri, hem günlük yaşamda hem de geleneksel mekansal kültürde büyük bir değişim yaratmıştır. Dış mekanların fiziksel, fonksiyonel ve yerel niteliklerinin pek dikkate alınmadığı günümüz yapılaşmasında sokaklar yarı kamusal kimliğini kaybedip daha çok kamusal alanlara dönüşmektedir.

Bu yeni yapılaşma kültürüyle birlikte komşuluk ilişkileri de büyük oranda değişime uğramıştır. Yaşam alanları yerden yükseldikçe sadece binalar değil insanlar da sokaktan ve diğer insanlardan uzaklaşmaktadır. Dış mekanlar, yüksek binalar arasında kalan tanımsız boş alanlara, sokaklar da  sadece ulaşım amaçlı kullanılan geçiş noktalarına dönüşmüştür.

[images_grid auto_slide=”no” auto_duration=”1″ cols=”three” lightbox=”no” source=”media: 179076,179074,179077″][/images_grid]

Kıbrıslı için HAYAT SOKAKLARDA olmuştur hep… Belki yazı – kışı daha yumuşak geçen, toplumsal hayatı daha naif, sokakları daha güvenli olan geçmiş dönemlere özgü nostaljik bir yaşam şekli artık bu…

Aslında sokaklar hala güzel, HAYAT hala SOKAKLARDA! Sokaklardan çekilen de biziz, sokakları geri alması gereken de… Giderek yaygınlaşan içe dönük yaşamı yeniden kente dönük hale getirmek ve daha yaşanabilir kentler yaratmak için sokaklara sahip çıkmak şarttır. Son zamanlarda sayısı artan Suriçi’ndeki eğlence mekanlarının sokaklarla bütünleşmesi, geleneksel sokak kültürünün günümüzdeki yansımasıdır. Ama, Samanbahçe örneğinde olduğu gibi, sokakları günlük yaşama dahil etmek ancak planlama ve tasarım kararlarıyla mümkün olabilir.

3