Köşe Yazarları

Hayat pahalılığının çocuklara etkisi







Devletin resmi kurumlarına göre yıllık enflasyon %100 civarında ancak vatandaşa yansıyan bunun çok üzerinde olduğunu herkes biliyor. Hayat pahalılığında belki de 1974 sonrasının en yüksek dönemini yaşıyoruz. Tabii ben ekonomist değilim, bu da bir ekonomi yazısı değil… Hayat pahalılığının çocukları nasıl etkilediği konusunda biraz kafa yoracağız.




Hafta sonu İngiltere’de de hayat pahalılığını protesto eden yürüyüşler yapıldı. KKTC’de olduğu kadar değilse bile İngiltere’de de artan fiyatlar insanları endişelendiriyor. Eğitim çevrelerinde bu aralar konuşulan ve kamuoyuna yansıya bir de araştırma var. Hayat pahalılığının çocukları nasıl etkilediğini gösteren bu araştırmada önemli sonuçlara ulaşıldı.



Çocuk yoksulluğuyla mücadele eden bir yardım kuruluşu olan The Childhood Trust tarafından yayımlanan rapora göre her 10 çocuktan birinin hayat pahalılığının bir sonucu olarak kendine zarar verme ve intihar eğiliminde olduğu gösterdi. Peki bu ne demek? Yani 30 kişilik bir sınıfta üç çocuğun hayat pahalılığı yüzünden kendine zarar verebileceğini gösteriyor.

Araştırma sonuçları içerisinde bir önemli nokta da hayat pahalılığı dolayısı ile fakirleşen ailelerin çocuklarının içinde bulunduğu durum şu şekilde açıklanıyor: “çok derin bir mahcubiyet ve utanç duyuyorlar ve içinde bulundukları açmazla ilgili çok kaygılanıyorlar”.

İngiltere’de durum böyle iken çok daha felaket bir hayat pahalılığı altında ezilen KKTC’deki vatandaşın ve tabii ki çocukların ne durumda olduğunu düşünmek bile istemiyorum.

Özellikle asgari ücrete özel sektörde çalışan ailelerin çocuklarının okullarda çok zorluklar çektiklerini biliyoruz. Okula harçlık getiremeyen ve bu yüzden mahcubiyet yaşayan yüzlerce çocuk olduğundan hiç şüphem yok.

Okullarda zaman zaman yaşadığımız ama hep masum bir davranış olarak gördüğümüz “arkadaşının parasını çalma” veya daha da ileri giderek “zorbalıkla, tehditle arkadaşlarından para isteme” davranışlarının ne boyutta olduğunu araştırmak gerekiyor. Umarım bu tür olaylar okullarda artış göstermez.

Evde sürekli olarak ailesinden “o pahalı oldu bu pahalı oldu” diye duyan çocuklar kendi isteklerinden vazgeçiyor, isteklerini anne-babasına söyleyemediğini, bundan dolayı üzüntü yaşadığı bilinen gerçeklerimiz…

Ailelerin çocuklarını bu konuda anlayıp anlamadığı konusunda tereddütlerim var. Herkes kendi derdinde olduğu için zaman zaman çocuklarımızı gözlemleyemiyoruz.

Bugün artık hayat pahalılığından dolayı gelir düzeyi iyi olan ailelerin bile kendi konforundan ödün verdiği ve bundan çocukların da nasibini aldığını çok iyi biliyoruz.

Çocuklar aslında aynı zamanda ailesi için de kaygılanıyor. Ekonomik sıkıntılardan dolayı sorun yaşayan ailenin bir bireyi olan çocukların bu olaydan etkilenmemesi, üzülmemesi, kaygılanmaması mümkün değildir.

Yapmamız gereken çocuklarımızın bu olaylardan ne kadar az etkilenmesini sağlayabilirsek… Aksi durumda bu küçük yüreklerin sağlıksız bir ruh hali ile yaşamına devam etmelerine neden olacağız..

Elbette her anne-baba çocuğunu tehlikelerden korumak ister. Artık hayat pahalılığı da çocuklarımızı korumamız gereken tehlikelerden biri ne yazık ki!

 









Başa dön tuşu